| WWE Magazine - Eylül 2007 |
| Pazar, 18 Kasım 2007 16:17 | |||
|
WWE Magazine'in Eylül 2007 sayısının örnek sayfalarlar incelemesi.
WWE Magazine - Eylül 2007
WWE Magazine'in Eylül 2007 sayısı, SummerSlam'i ve Triple H'in dönüşünü müjdeliyor. Kapakta resmi olan Triple H, adeta Terminator'a benzetilmiş. Resminin yanında "Triple H geri döndü! Daha iyi. Daha kuvvetli. Daha hızlı. Onu baştan yarattılar." yazıyor. Triple H'in dönüşü üzerine bir makale de mecmuanın altı sayfalık bir bölümüne el koymuş. Bunun yanı sıra Triple H bu sayıda özel editör gibi davranmış ve bazı makalelerin üzerine kafasına göre bir şeyler yazmış. Bu aslında bazı yazılarda oldukça sinir bir şekilde yazının okunmasına engel oluyor. Şimdi gelelim sabırsızlıkla beklediğiniz örnek sayfalarımıza.
Bu ayki sayıda oldukça bilgi dolu bir yazıda, WWE tarihini etkileyen en önemli 25 olay incelenmiş. Örnek sayfalarda sunulan dokuz olaya bakalım. En önemli dokuzuncu olay, 9 Kasım 1997'de gerçekleşen Montreal Screwjob olarak gösterilmiş. Vince McMahon'in zorla zili çaldırdığı o geceden Shawn Michaels yeni şampiyon olarak ayrılırken, Bret Hart ise WCW yolunu tutmuştu. Olayın ertesi geceki RAW programında Vince McMahon, ünlü "Bret screwed Bret" lafını etmişti. Yani "Bret'e kazık atan Bret'dir." Böylece Vince McMahon de bir an gözümüzde spiker değil de Chairman olarak gözükmeye başladı. Sekizinci olay, 27 Ağustos 1994'den. Shane Douglas, Eastern Championship Wrestling'in yeni NWA şampiyonu olduktan sonra kemeri yere fırlatır. Bu da Eastern Championship Wrestling'in sonu ve Extreme Championship Wrestling'in doğuşu olur. Paul Heyman'ın yönettiği bu yeni ECW, hardcore güreş stili ve yabancı nesnelerin serbest kılınması ile yeni bir tür taraftar kitlesinin doğmasına neden oldu. Bunun üzerine WCW ve WWE de bu talebi göze alarak kendi Hardcore kemerlerini yarattılar. Yedinci olay olarak WWE'nin 24 Ocak 1963'de NWA'den ayrılması var. O zamanlar World Wide Wrestling Federation olarak bilinen WWE, kazandığı popülerlik ile endüstrinin alışılagelmiş yapısı olan NWA'den ayrılır. Altıncı olay olarak Kasım 1994'de WCW'nun değerini bilmediği bir güreşçiyi işten atması var. Bu güreşçi Steve Austin. Sakatlığı yüzünden ringlerden bir süre uzak kalan Austin, WCW yönetiminden aldığı telefonla işinden atıldığını öğrenir. Austin kendine WWE'de yer edindi ve kısa sürede "The Ringmaster" karakterinden kurtularak bugün bildiğim o bira içen, orta parmağını gösteren o taşralı oldu. Austin'ın yükselişi ile birlikte WWE'de bir "Attitude" dönemi başladı. Bütün bunlar da bir adamın değerinin bilinmemesi ve işten atılması ile oldu.
Dördüncü sırada, 11 Ocak 1993'de Pazartesi gecelerinin RAW'a kavuşması var. O günler hakkında yorum yapan Jim Ross, RAW'un Pazartesi gecesi yapılması ile adeta Pazartesi gecelerinin güreş gecesi olarak görülmeye başladığını not ediyor. Üçüncü sırada Pay Per View çılgınlğının başlangıcı olarak kabul edilen 31 Ekim 1985 var. İlk Wrestlemania ile popülerlik kazanan PPV yapısı sayesinde 1988'e gelindiğinde WWE senede dört PPV programı sunmaya başlamıştı. Bu adeta senede dört Dünya Kupası olması gibi bir şeydi. İkinci sırada WCW'nun üstün olduğu dönem var. İki sene boyunca WCW, dünyadaki en büyük güreş federasyonlarından biri olarak yer aldı. 1994'de Hulk Hogan'ı almaları ile başlayan olaylar, 1995'de haftalık bir şov sunmaları ile devam etti. Daha sonra nWo'nun kurulması ile WCW reytingleri tavanı deldi. Ama 2001 senesinde WCW "bye bye" dedi. En önemli olay olarak da Vince McMahon'in şirketi ulusal olarak yayılması gösterilmiş. Babasından satın aldığı firmayı bağlı olduğu coğrafi alanın dışarına çıkarmayı bilen Vince, kısa sürede rakip şirketlerin en önemli isimlerini de kaptı. Bugün milyonlarca insan WWE'yi takip etmekte. Sadece Amerika'da her hafta 16 milyon insan ekrandan WWE'yi takip etmekte. Böylece bazı WWE programları, Amerika'da en çok izlenenlerin arasında.
George'a bakarsak, kendisinin en büyük özelliğinin kendi has aşırı davranışlarından dolayı göze çarpış özelliği. Saçından, giyiminden, kullandığı kokuya kadar. Ancak her şey gözüktüğü gibi değildir. George, bu dış görüntüsünün aksine oldukça sert bir güreşçiydi. Eğer güce güç karşılaştırması yapılırsa, Nitro ringde George karşısında oldukça zor anlar yaşar. George ayrıca "Kazanabilirsen kazan, kaybetmek zorundaysan kaybet, ama her zaman hile yap" mentalitesinde bir isimdi. Son olarak, Nitro ortalıkta bir Hollywood özentisi olarak dolaşırken, George ise gerçekten bir Hollywood filminde yer almıştı. 1949 yapımı "Alias the Champ" adlı filmde kendini oynamıştı. Peki WWE Magazine'e göre verilen karar nedir? Eğer Nitro maçta hava taktiklerini kullanırsa bu mücadeleyi Nitro alır denmiş. Triple H de sanırım bu kararı beğenmemiş ve yazının üzerine "Ama George'da yetenek vardı en azından" yazmış. En son olarak da sizlere Divalardan tavsiyeleri sunayım. Biliyorsunuz WWE Magazine'de Güzin Abla yok ama Divas Uncensored var ve Kristal, Victoria ve Maryse sizlerin sorularınızı cevaplandırıyorlar.
Maryse: "Eğer kızarkadaşınla yeni çıkmaya başladıysan, arkadaşlarına ısınması için zamana ihtiyacı olabilir. Belki de dostlarından bir süre sana anlayış göstermelerini isteyebilirsin, böylece kızın da onlara alışmak için şansı olur. Kristal: Kızarkadaşının onları sevmesi şart değil. Sadece onlar hakkında kötü şeyler söylemesin, bu yeter. Ama arkadaşların da kızın onları sevmemede haklı çıkaracak şeyler yapmamalılar. Örneğin bile bile kıza saygısızlık etmemeliler. Victoria: Katılıyorum. Herkesi birden tatmin etmen zor. Erkeğin arkadaşları genelde gürültülü olacaklardır biraz. Genelde erkekler böyledir. Kristal: Belki ilk izlenimleri ters olmuştur. Bu sıkça olur. Victoria: Doğru. Biraz zaman tanımalı. Maryse: Kıza rahat olmasını söyle ve bakalım neler olacak. Gelecek sayıda görüşmek üzere. © 2007 Hakan Haktanır
|
|||
| Son Güncelleme: Salı, 12 Mayıs 2009 11:46 |






Beşinci olay olarak George adında bilinen bir adamın Gorgeous olması gösterilmiş. Açıklamasına gelince, 1940lardan beri güreşen George Wagner bir gün endüstride ilgi görmek için saçlarını sarıya boyamış ve ringe enteresan bornozlarla gelmiş. Kendisi bu yeni Gorgeous George karakteri ile bir anda sükseyi yakalamış. Kendini beğenmiş tarzı ile de TV öncesi dönemin bir numaralı adamı olmuş. George'un bu "kainattan büyük süperstar" tavrı ilerleyen senelerde Ric Flair, Hulk Hogan ve The Rock gibi isimler için da adeta bir hazır davranış planı ortaya koymuş.
Hazır madem bu sayıda Gorgeous George'dan bahsedilmiş, o zaman bir de Johnny Nitro vs. Gorgeous George fantezi maçına bakalım. Nitro'ya bakarsak, kendisi WWE'deki ilk gecesinde MNM'in parçası olarak Eddie Guerrero ve Rey Mysterio'dan takım kemerlerini kapmıştı. George ise böyle bir başarıya en iyi zamanında bile imza atmadı. Ayrıca, Nitro takım kemerlerini ilk senesinde üç defa kazandı. George'un zamanında merdivenleri ampül değiştirmek için kullanırlardı. Ancak Nitro ise, merdiven dahil, bir çok farklı maç türünde yer aldı. Nitro, hava hareketlerine de hakim bir isim.
Bir genç okuyucu sormuş: "Benim takıldığım arkadaşlar, diğer insanlar üzerinden ters bir etki bırakıyor. Kızarkadaşım da onlardan pek hoşlanmıyor. Ama ben hem kızarkadaşımı, hem de arkadaşlarımı seviyorum. Ne yapmalıyım?"