Güncel videolar ve güreş forumları için Sevenload'a uğramayı unutmayın.

Nostalji



Güreşmania'nın nostaljik inceleme çalışmalarına bakmayı unutmayın!

Tamamlanan projeler:
1993 RAW ve PPV incelemeleri
1994 RAW ve PPV incelemeleri
1997 RAW ve PPV incelemeleri
1998 RAW ve PPV incelemeleri



WCW PPV İncelemeleri

Web Hosting By Arvixe

WWE Magazine - Ekim 2008
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 31
ZayıfEn iyi 
Cuma, 11 Aralık 2009 16:25

WWE Magazine - Ekim 2008

WWE Magazine October 2008

WWE Magazine'in Ekim 2008 sayısıyla karşınızdayım. Bakalım bu sayıda neler varmış. İlk olarak şöyle göz zenginliği için Maryse'in yer aldığı şu sayfaları sunayım. Yazacak fazla bir şey yok, çünkü yazıdan çok resim var zaten.

WWE MaryseWWE Maryse

Kısacası, Fransız-Kanadalı olan Maryse, bize birkaç tavsiyede bulunmuş. "Fransız-Kanadalı bayanlar dışarı çıkmayı çok severler ama aynı zamanda da sofistikedirler. Eğer sen sofistike değilsin, onlarla şansın olmaz" demiş güzelimiz. Yani neymiş arkadaşlar? Kıro ve kafası bir boş insan olursanız, bayanlar size zavallı olarak bakarlar.

"Ben Anadolu erkeğiyim lan" ayakları dışarıda işlemez, zavallı bir insan olarak görülürsünüz. Onun için bol bol okuyun, kendinizi farklı konularda geliştirin. Hayatınız sırf üniversite sınavını kazanmaktan ibaret olmasın, boş biri olarak kalırsınız. Maryse ayrıca memleketi olan Montreal'in oldukça enerji dolu bir şehir olduğunu belirtiyor. İster sabah altı, ister akşam altı olsun gidip deli gibi eğlenecek bir yer bulmak mümkünmüş. Yazın Old Montreal adlı yeri met ediyor Maryse.

Gelelim bir sonraki sayfaya. Burada güreşten kaybolan bazı isimler anlatılıyor. İlk olarak Chyna var. Kendisi Ekim 1999'da debut yapmış ve kazandığı ilk kemer Intercontinental Title olmuş. Kendisi ilk olarak Goldust'ın eşi Marlena'yı pataklayarak kendini göstermişti. Daha sonra Sergeant Slaughter ve Mark Henry gibi isimlerin başına dert olmuştu ve DX ve Eddie Guerrero gibi isimlereyse yardımcı olmuştu. Kendisi IC kemerini kazanan ve Royal Rumble müsabakasında yer alan tek bayandır. Hayata veda eden Test ise Ekim 1998'de debut yapmıştı. Kendisi müzik grubu Motley Crue'nun koruması olarak çalıştıktan sonra güreş dünyasyına girmişti ve The Corporation grubunun parçası olmuştu. The Rock ve Shane McMahon gibi isimlere yardım eden Test, daha sonra da az kalsın Stephanie McMahon ile evlenmişti. WWF'te Virgil, WCW'daysa Vincent olarak tanıdığımız isim kendini ilk olarak 1986 senesinde "Million Dollar Man" Ted DiBiase'nin koruması olarak göstermişti. Daha sonra DiBiase'nin sürekli kendisini ezmesi üzerine bundan gına gelen Virgil, yoluna onsuz devam etmişti ve Roddy Piper ile çalışmaya başlamıştı. SummerSlam 1991'de DiBiase'yi yenerek Million Dollar Belt'i ele geçirmişti. Ünü biraz azalınca WCW'y gitti ve orada nWo grubunun güvenlik sorumlusu oldu. Jesus (He-sus olarak okunur), Ekim 2004'te ilk defa ekranlara geldi. Kendisi geldiği gibi de kaybolan isimlerden biri. Carlito'nın koruması olan Jesus, kısa bir süre için Cena'nın başını ağrıtmıştı. Cena onu Armageddon 2004'teki Street Fight maçında yendikten sonra Jesus ortadan kayboldu. Bull Buchanan, 2000 senesinde debut yaptı. Kendisi Right to Censor grubunun parçası olarak gözüktü. Bir süre ortadan kaybolduktan sonra Cena'nın sağ kolu olan B-2 olarak geri geldi. Daha sonra Cena ile araları açıldı ve Cena onu şutladı, yerine Rodney Mack'i getirdi. Luther Reigns ise Nisan 2004'te debut yaptı ve o zamanlar tekerlekli sandalyede yer alan Kurt Angle'ın koruması olarak gözüktü. Taker ve Big Show gibi isimlere karşı istediği başarıyı bulamayan Reigns, 2005 senesinde de ortadan kayboldu.

Sıradaki sayfamızda Cody Rhodes'un gençliğine gidiyoruz. Acaba kendisi lise döneminde nasıl biriymiş? Kendisine sorulan ilk soru, kızlarla arasının nasıl olduğu. Cody, lise çağında kendisinden bir yaş büyük bir kızla çıkmış. "Hayatımı mahvetti, sonra her şeyi düzeltti, sonra tekrar mahvetti" diyor Cody. Geri kalan zamanda da sürekli başı derde girmiş zaten, sanırım başka kızlar için vakti kalmamış. Tutuklanmamış, ama bir iki kez buna yaklaşmış. Bir keresinde bir arabanın jant kapağını sökerken arabanın sahibine yakalanmış. Cody eve gittiğinde polislerin babasıyla konuştuğunu görmüş. Adam davacı olmadığı için Cody ucuz yırtmış. Okulda hergelelerin kendisine babasının güreşçi olması üzerine takılmasıyla ilgili, babası Dusty ona "üç basamak" kuralını öğretmiş. İlk rahatsız edildiğinde Cody sadece "Babam bizi bu şekilde geçindiriyor" diyerek herifleri def etmeye çalışmalıymış. İkinci defasında "Susmazsan sana bir tane çakacağım" demeliymiş. Olay bir defa daha tekrarlandığında Dusty, Cody'ye herife çakmasına izin verirmiş. Cody bir keresinde de plajda arkadaşlarıyla kocaman bir çukur kazmış. İçine arkadaşlarından birini atacaklarmış ama daha sonra sıkılıp plajda parti vermeye başlamışlar. Partiyi polisler basınca herkes kaçışmış, koşan bir kız da içine düşüp bileğini burkmuş. Birisi "Kim kazdı bu lanet çukuru?" diye sorsa da bugüne kadar kimse Cody'nin yaptığını öğrenememiş. Cody'nin gittiği okulun adı Lassiter High School. En sevdiği ders Amerikan tarihiymiş. En az sevdiğiyse biyoloji dersiymiş. Lisede amatör güreş ve tiyatroyla uğraşmış.

Yine aynı sayfada Paul Burchill ile de bir kısa söyleşi var. İngiliz güreşçi, en çok rugby sporunu ve İngiliz barlarını özlediğini söylüyor. "Evini etrafında beş tane bar bulabilme duygusu çok güzel bir şey. Amerika'daki gibi bara arabayla gitme zorunluluğunu hiç anlamamışımdır." Rugby sporuna gelince, kendisi eskiden Reading takımı için oynamış. Bu yarı-profesyonel bir takımmış ve orta saha oynamış. Kendisini eski İngiliz güreşçileriyle nasıl kıyasladığı sorulduğunda, Burchill eski klişeleri ortadan kaldırdığını düşündüğünü söylüyor. "Çay içen, cricket oynayan biri değilim. Ben barda içer ve adam döverim" diyor. Kız kardeşiyle ilgili bir soru sorulduğunda Burchill, kimsenin Katie Lea için yeterince iyi olmadığını söylüyor. Biraz da saf bir şekilde "O zaten birileriyle çıkmak için genç. O bir melek ve ağabeyinin sözünden çıkmaz" diyor. Çaktırma Katie... Sol elindeki eldivenin manası sorulmuş. "Ben solağım. Bunun benim sıradan dışı oluşumun bir göstergesi olmasını istedim. Ayrıca Barry Windham'ı çok severdim ve onun bir kere eldiven taktığını görmüştüm" diyor Paul. Kendisinin korsan karakteri hatırlatılıyor ve Pirates of the Caribbean'ı sevip sevmediği soruluyor. "Eskiden severdim, ama artık izleyemiyorum bile. Nedenini anlarsın sanırım" diyor Paul.

Batista ile bir sene öncesinde yapılan röportaja bakalım şimdi de. Kendisine daha ne kadar güreşe devam edildiği sorulduğunda Batista, 40 yaşında gelmiş olmasına rağmen kendisini hayatında hissetmediği kadar iyi hissettiğini söylüyor. "Ben kariyerime birçok güreşçinin emekli olduğu yaşta başladım. Olaya Ric Flair kadar uzun süre devam etmeyeceğim. Onun kadar yetenekli biri değilim. Ancak vücudum el verdikçe devam edeceğim." Kendisine Ric Flair'in onun kariyer üzerindeki etkisi soruluyor. Batista, Flair'in bir sözünü hatırlatıyor. "Eğer şampiyon olmak istiyorsan, şampiyon gibi giyin" demiş Flair. Bu Batista'nın Evolution'da öğrendiği bir şey olmuş. "Dördümüz şampiyon gibi giyinirdik ve Flair'dan öğrendiğim çok şey var" diyor Dave. Batista, takım elbiselerinin 3-4 bin dolar değerinde olduğunu belirtiyor. Yanlış anlamayın, sırf pahalı zevki olduğu için değil, kendisinin çok iri olmasından da kaynaklanıyor bu durum. Batista bu yüzden arabasını, motosikletini de kendi cüssesine göre özel ayar yaptırmış. Hatta motosikletini Chuck Palumbo baştan yaratmış. Batista'nın ringe giriş olayı soruluyor. Örneğin dizini tokatlaması sumo güreşine olan sevgisinden dolayı yaptığı bir şeymiş. Patlamalar da bir makineli tüfek hissi vermek içinmiş. İri olduğu için insanları sürekli ondan bir şeyler kaldırmasını isteyip istemedikleri soruluyor. Batista da kızların kendilerini kaldırmalarını istediklerini belirtiyor. Taraftarların diğer isteğine gelince, Batista daha çok resim çektirmeyi severmiş. "İmza vermeyi hiç anlamamışımdır. Bir kağıt parçasını imzalayacağım, o da çekmecenin birine girecek. Resim daha cana yakın bir olay." Batista ringe gelirken yuhalanmayı kafasına fazla takmadığını, ama insanları şansına hakaret ettiklerinde ve incitici olduklarına buna tahammül etmediğini söylüyor.

Son olarak da divalara soru köşesindeki bazı sorulara ve cevaplarına bakalım. Bir erkek, "Kız arkadaşım çok yapışkan. Kendi başıma vakti geçirmek istemem yanlış mı?" diye sormuş. Beth Phoenix, bu erkekte bir sorun olduğu düşüncesinde. "Bir kızın ilgisinden rahatsızsan erkekliğinden şüphe ederim" diyor ve çocuğa atari oyunu oynayacağına bayan vücuduna odaklanmasını öneriyor. Lena ise aynı görüşte değil. "Bazen erkeklerin kendi başına erkek erkek takılmaları doğaldır. Hem erkeklerin, hem de kızların kendi arkadaşlarıyla vakit geçirme gereksinimleri var" diyor. Maria da araya ayrılık geldiğinde sevginin daha da güçlendiği düşüncesinde. "Eskiden anlamazdım. İnsan sevdiği biriyle nasıl olur da her anını geçirmek istemez diye düşünürdüm. Ancak hayatım bayağı yoğunlaşınca bunu anladım" diyor.

© 2009 Hakan Haktanır

Son Güncelleme: Cuma, 11 Aralık 2009 20:29
 
Joomla Templates by Joomlashack