| WWE Magazine - Eylül 2008 |
| Pazartesi, 14 Eylül 2009 20:39 | |||
WWE Magazine - Eylül 2008
WWE Magazine'in Eylül 2008 sayısının kapağında The Undertaker'ı görüyoruz. Resme bakıp aldanmayın, kendisi tuvalette ihtiyaç gidermiyor. Burası İstanbul-Ankara arasındaki Bolu dinlenme tesisleri değil. Yüzündeki tiksinti, tuvaleti son kullananın sifonu çekmemesinden dolayı değil. Anlaşılan Taker birisinden öç alma peşinde ve onu idam etmek istiyor. Ya da, aşırı dindar kesimin diyeceği gibi, "Cayır cayır yanacaksınız." Yazarlar dikkat edin, Taker geliyor. Çocuklar, Taker'ın ayak numarasını sormayın, "big boot" yersiniz. Gençler, Taker'ın yağmurluğu kaça diye sormayın... Hiç sevmez böyle soruları. Taker geçen yaz Antalya'daymış, huzur içinde dinlenmek istemiş ama otel görevlileri sürekli ona "En büyük Fener" dedirtmeye çalışınca gına gelmiş ve çekip gitmiş. Tüm ayrıntılar, Taker ile ilgili sayfalarda.
Bu sayfanın altında da Miz ve Morrison’dan, Haziran sayısında yer alan “Fantasy Warfare” konusuna yanıt gelmiş. O yazıda hayali bir eşleşme de zamanının Hollywood Blondes takımının onları rahat yeneceği söylenmiş. Morrison’ın yanıtı: “Hollywood Blondes geçici bir tag team’di. Bir seneden az bir süre birlikte oldular. Ayrıca onların hiç bir yönü Hollywood değil. Stone Cold Steve Austin Hollywood’da kimi tanıyormuş? Kimseyi tanımaz. Bizse K-Fed, Freddie Prinze Jr., Michael Rappaport, Sunset Tan kızları ve Hollywood’daki birçok kişiyle takılıyoruz. Hollywood Blondes sadece bir şakadan ibaret. Miz’in cevabıysa: “Yazıda bizim tecrübesiz olduğumuzu yazmışsınız. Biz aylardır takım kemerlerini tutmaktayız! Önümüze çıkan herkesi yendik, bunlara Kane & CM Punk ikilisi de dahil. Editörünüz yanılmış, o da bunun farkındadır. Muhtemelen kız arkadaşına asıldığım için kıskanmıştır.”
Bir diğer soru, “Çisim hardal renginde be! Bu normal mi?” Morrison’ın cevabı: “İğrenç bir insansın. Muhtemelen pis bir yerde yaşıyorsundur ve bol acılı ve şişmanlatıcı şeyler yiyorsundur. Eğer çisinin rengini düzeltmek istiyorsan bol su içmelisin.” Mickie’nin cevabı: “Bana da yeterince su içmiyorsun gibi geliyor. Cola veya kahve içeceğine su veya Gatorade içerbilirsin. Ama işerken acı varsa, o zaman bir doktor görsen iyi olur.” Son sorumuz da şu şekilde: “Koşuya çıktığımda arkamın ortasında kaşınan kızarıklıklar oluşuyor. Neden?” Mickie: “Bu sıcak alerjisi veya içten büyüyen tüylerden olabilir. En iyisi bir cilt uzmanını görmen.” Morrison: “Eğer çok şişmansan, bacakların birbirine sürter. Bebek pudrası kullanabilirsin, bu benim için birçok şeye çözüm.” Sağ tarafta da gerçek bir ürünün reklamı var: Anti Monkey Butt Powder. İnanması güç, ama gerçek. Fazla güzel bir resmi olmadığı için burada örneğini göstermediğim bir diğer sayfada son senelerde WWE için önemli bazı anlar incelenmiş. İlki 15 Temmuz 2002 günü gerçekleşmişti. “Eric Bischoff’un güreş dünyasına dönüşü, WWE tarihinin en akıl karıştıcı olaylardan biriydi. Mr. McMahon zamanında kendisini iflas ettirmeye çalışan bu adama RAW programını emanet edip ona sarıldı. Bischoff da kimseyi yüzüstü bırakmadı ve RAW Roullette ve Elimination Chamber gibi yeni fikirlerle RAW’a zamanında Nitro’ya kattığı heyecanı katmasını bildi.” Bir sonraki olay 27 Ocak 2008’deki Royal Rumble’dan. “Rumble maçının 30. ismi olarak John Cena geldiğinde, en gözü açık güreş taraftarının bile çenesi açık kaldı. Cena’nın geçirdiği sakatlıktan dolayı Wrestlemania XXIV sonrasına dönmesi beklenmekteydi. Cena o gece sırf iyileşme gücünü göstermiş olmadı, aynı zamanda Triple H’i FU ile dışarı yollayarak bu maçı kazanmasını da bildi.”
En son olarak da hoşunuza gideceğini bildiğim bir örnek sayfa var. Ne zaman bir PPV için poster ortaya çıksa, nedense bizde müthiş ilgi konusu oluyor. Peki bu posterlerin yapımının o kadar da kolay olmadığını biliyor muydunuz? İstenen poster ortaya çıkana kadar WWE yaratıcı takımını bayağı bir uğraşıyormuş. Örnek olarak, Randy Orton'ın elinde bir kumru tuttuğu No Mercy posteri sunulmuş. O posterin yanı sıraya, kullanılmayan da tam 12 farklı dizayn gösterilmekte. İlkinde Orton "Alın size kumru, ama ceketimi de giydim" demekte sanki. Olmamış. Bir diğer örnekte Orton, kumru tutmak için tek elin yeterli olduğunu ispatlamak istiyor adeta. Hadi ikisini bir arada deneyelim. Ceketli Orton ve tek elde kumru... Yine olmadı... Orton kumruyu gebertecekmiş gibi gözükse? Olmaz, hem yazıktır, hem de hayvan sever dernekleriyle başı derde girer WWE'nin. Kumrudan vazgeçsek mi ya acaba? Siyah bir gül denesek. Bakın, ceketli Orton gülü kokluyor Orton... Olmaz mı? Ceketini çıkarıp çenesine dayasa? Tüh, yine olmadı. Dur Orton, giyme ceketi henüz. Bir de bir zahmet gülü alnına daya. Yok, bu hiç olmadı. Çıkar abicim ceketi... Al şu kumruyu tekrar, ama gebertecekmiş gibi gözükme. İki eline al, ellerini de aç ki kumruyu özgür bırakıyormuşsun gibi gözüksün... Azıcık başını sağa... Gülümse... Tamam, çok güzel oldu. Yarın öğleden sonraya hazır olur abicim. Hemen mi? Ama Polaroid demedin ki abicim. Hem onlar iyi olmaz ya... No Mercy ne zaman ki? Ohooo, daha vakit varmış be abicim... Tekrar görüşmek üzere... © 2009 Hakan Haktanır
|
|||
| Son Güncelleme: Pazartesi, 14 Eylül 2009 21:07 |





Taker bu dertlerle uğraşırken, WWE Magazine yetkilileri de okuyanların sorularıyla boğuşmuşlar. “You Got the Mic” köşesinden bahsediyorum. Okurlardan biri, Haziran 2008 sayısında Chris Jericho’nun Iron Maiden ile ilgili düşüncelerini belirttiği makaleyi çok beğenmiş ve daha fazla müzikle ilgili makale olmasını umuyormuş. Kendisine verilen cevap, “Makaleyi beğendiğine sevindik. Sürekli bir müzik köşesi fikrin hoşumuza gitti, ama herkes Santino Marella’nın Pavarotti’ye yazdığı aşk mektubunu okumak ister mi ki?” Başka bir okur, neden Crusierweight kemerinin yerine başka kemer geçmediğini öğrenmek istemiş. Kendisi Hardcore Title’ın geri getirilmesini istemiş. Cevapta “İsteğini Mr. McMahon’e iletiriz, ancak önce bizim kendisinden yanıt beklediğimiz bir istek bulunmakta: Katı Yumruta Title. Dışı sert, ama içinde altın olacak.” Bu cevabın yanında da kenarında yumurtalar olan gırgır bir kemer resmi konmuş, altında da “Bu Gobbledeegooker’ın hayal ettiği kemer” yazılmış.
Body Shop köşesinde Mickie James ve John Morrison soruları cevaplamışlar. Gelen bir soru, “Dudağımdaki piercing yaraya neden oldu. Benim metallere karşı bir alerjim yok, o zaman neden böyle oldu?” Mickie cevap vermiş. “Her gün ağzına neler soktuğunu bir düşün. Piercing havalı gözükebilir, ama bakteri kaynar. Örneğin ben dudaklarını ısırırım, kesin dudağımda piercing olsa hemen yara olur.” Morrsion’ın cevabı biraz daha sert. “Sokak köşelerinde ucuz kızlarla oynaşma. Şaka bir yana, bakterileri yok etmek için hydrogen peroxide kullanabilirsin. Ne düşünüyordun ki? Dudak piercingleri bence utanç verici.”
Son olarak 11 Temmuz 2005’ten bir olay var. “Aylar boyunca internet vasıtasıyla Lita, Edge ve WWE aleyhine konuşan Matt Hardy, o gün taraftarları şok edecek bir şekilde geri döndü. Matt o gün Edge’e sahne arkasında saldırırken, yüzü kameraya yansımadı ve birçok kişi içinden “Bu acaba o olabilir mi?” diye soruverdi. Matt Hardy daha sonra Edge’e ring kenarında da saldırarak bu sorunun cevabını vermiş oldu. Hardy daha sonra WWE’ye resmen geri döndü ve Edge’le kanlı bir çekişmenin içine girdi.