WWE Magazine'in Mart 2008 sayısının örnek sayfalarla incelemesi.
WWE Magazine - Mart 2008  WWE Magazine'in Mart 2008 sayısının kapağında üstteki resimde HHH yer almakta. Ancak, bu sayıda aslında üç farklı kapak yer almakta. Şansınıza göre Batista, Cena veya Undertaker da yer almış olabilir. WWE sanırım size zorla aynı mecmuadan dört tane aldırmaya çalışıyor. Neyse, bu sayı artık Wrestlemania'dan evvel çıkan son sayı olduğu için, içinde de bolca Wrestlemania'da yer alacak isimlere yer verilmiş. İlk örnek sayfamızda bolca anlatacak malzeme yer almakta. Sol üstte incelenen şahıs, Jean-Pierre Lafitte. 1995'te debut maçına çıkan korsan kılıklı bu şahıs, Bret Hart'ın ceketini çalarak ünlenmişti. Ancak bundan kısa bir süre sonra, kendisi okyanusun dibine postalanmış. Peki bu karakter neden tutmadı? WWE Magazine, Lafitte'nin resmine bakarak bu soruyu cevaplamaya çalışıyor. İlk olarak başındaki headband incelenmiş. "Hardcore" bir izlenim yaratmaya çalışırken, Olivia Newton John'ın kafasına taktığı şeyin aynısını takmamak gerekir diyor yazarlar. Eye patch'e gelince... Doğru, neredeyse her korsan bunu takar, ama Lafitte daha çok bir fast food lokantasında kostüm giymek zorunda kalmış bir çalışana benzemiş. Lafitte'nin bir elinde eldiven yer almakta. Deniyor ki, eğer mesleğiniz atları çiftleştirmekse, bu eldiven işe yarar. Ama güreş dünyasında bir badass olarak tanınmak istiyorsanız, bu tür deri aksesuarları abartmamak gerekir. Pantolona gelince, tarihte hamile kadınların giydiği kırmızı pantolonlarla dehşet saçan fazla korsan olmadığına dikkat çekiliyor. Bu kısmın altında, mecmuanın 11 sene evvelki bir sayısına bakılmış. Bu sayıda Flash Funk ile yapılan dört sayfalık bir röportajın garipliğine değiniliyor. Funk bu röportajda "I want to bump and grind until I blow your mind. I want to kiss the sky and make the ladies cry!" gibisinden laflar etmekle kalmamış, oldukça da kıytırık bir kaç poz vermiş. Bu lafları tercüme etmesi zor, ama bir korsan filmde başarısız bir tercümesi olsaydı, sanırım "Kafan patlayana kadar kıçımı sallayacağım. Gökyüzünü öpüp kızları delirteceğim!" şeklinde oldurdu. En sağda da Chuck Palumbo, en sevdiği üç maçı açıklamış. Bunlardan biri, Wrestlemania X-7'de gerçekleşen Triple H vs. The Undertaker maçı. "Bu maçta çok güzel anlar vardı. Özellikle Taker'ın rakibini bir platformdan aşağı atışını unutamam, sanırım 15 fit yüksekten düşmüştü HHH. Bundan sonra maç devam da ediverdi!" diyor Chuck. Wrestlemania XII'deki Michaels vs. Bret Hart maçı da bir diğer seçimi. "Bir saat güreştiler. Bu iki ismin bu kadar heyecanlı bir hikaye sunmaları ve bunu oldukça uzun bir zamana yayabilmelerini görmek muazzam bir şeydi. Maçta sergilenen dayanıklılık ve psikoloji inanılmazdı. Bazı isimler altı dakika geçince yorulurlar... bir saati düşünün!" diyerek maça olan saygısını dile getiriyor Chuck. Son seçimi de Wrestlemania 13'teki Bret Hart vs. Steve Austin maçı. "Bu maçta Hart rakibine Sharpshooter'ı bağlamışken Austin kendinden geçip bayılmıştı. Austin bu maçta pes etmediği için maç çok hoşuma gitmişti." Doğal olarak karışlayın ki Palumbo kendi maçlarından seçmemiş bu listeye... İkinci örnek sayfamız, mecmuanın "Her şeyi Yapmayı Öğrenin" köşesinden. İlk olarak Boozy Suzy, resimdeki sarışın, bize yastık kavgası kazanmanın yollarını anlatmış. Zavallı Victoria da suratı yamulmuş bir şekilde onun kurbanı olmuş. Açıkçası, fazla yastık kavgası yapma fırsatı bulacağınızı sanmıyorum. Onun için sadece en önemli tavsiyelere yer vereyim. Suzy, yastığı rakibinizin kafasına çarpmanızı öneriyor, çünkü bunlar en etkili olan vuruşlarmış. Bir de kollarınızı kuvvetlendirmek için bolca egzersiz yapmanızı öneriyor Suzy. Ama siz siz olun, rakibinizi yastıkla boğma önerisine kulak asmayın. Boğmanın şakası olmaz. Neyse, Suzy'yi pillowfightleague.com sitesinden takip edebilirsiniz. Alttaki yazıda ise bir sakatlıkla baş etmenin sırları sunuluyor. Önerilerde bulunan isim Gregory Helms. Belki çizimdeki şapkadan tanımışsınızdır zaten. Kendisinin ilk önerisi, kafayı yememeniz. "Benim sakatlığım o kadar kötüydü ki bazen okumak istediğim kitabı bile tutamıyordum. Ben de doktorumun tavsiyesini dinledim ve hiç bir şey yapmayarak vakit geçirdim. Kafanızı meşgul edecek bir şeyler bulmaya çalışın" diyor Helms. İkinci tavsiyesi, "Dinlen, dinlen, dinlen." Helms, bolca kafasını yormayacak şeylerle vakit geçirmiş. "Güreşçi olarak sürekli seyahat ettiğiniz için sevdiğiniz dizileri sürekli kaçırıyorsunuz. Ben bu sakatlık süresinde bolca Boston Legal, Smallville, Prison Break ve Nip/Tuck izleme şansına eriştim. Çarşambaları da çizgi roman dükkanında takıldım. Green Lantern'ın yazarı Geoff Johns arkadaşım. O bana güreş hakkında şeyler sorar, ben de ona çizgi romanlar hakkında." Ayrıca Helms, bu süre içinde yeteneklerinizi geliştirmenizi de öneriyor. Helms'in iddiasına göre bir güreşçi, Helms'in yarattığı Nightmare on Helms Street hareketini Helms sakatlanınca kullanmaya başlamış. Helms onu arayınca güreşçi bir daha bu hareketi kullanmamış. "Bunun üzerinde kafamda bazı yeni hareketler canlandırmaya başladım" diyor Helms. Son olarak da bize İnternet üzerindeki arkadaşlarıyla vakit geçirdiğini söylüyor. Myspace kullanarak arkadaşlar ve taraftarlarla bağlantı içinde oldum. "Üniversitede web tasarımcılığı öğrenmiştim. Hatta ilk özel web sitesi olan WWE güreşçisiyim. Sitem onuncu senesini doldurdu!" Üçüncü sayfamız da taraftarların sorularına ve görüşlerine yer verildiği "You've Got the Mic" köşesi. Bu sayfada fazla resim yer almadığı için ufak halini koymanın bir mantığı yok. Bir okuyucu, Batista'nın mecmua tarafından neden yılın yıldızı seçildiğini sormuş. Okuyucuya göre yükselişte olan Jeff Hardy, bu onuru çok daha fazlasıyla hak etmiş. Mecmua yazarları da, bu seçimin sadece alınan galibiyet sayılarıyla verilmediğini not etmişler. "Batista sakatlıktan döndükten sonra Wrestlemania'da Undertaker karşısında müthiş bir maçta yer aldı, üçüncü dünya şampiyonluğuna ulaştı ve seneyi yine Taker'a karşı önemli bir Hell in a Cell maçıyla tamamladı. Kendisi Punjabi Prison maçını bile ilginç hale getirdi" diyorlar. Bir diğer okuyucu, Layla'nın Şubat 2008 sayısında verdiği bir tavsiyeyi dinleyerek 200 dolar harcadığını ve kız arkadaşına Victoria's Secret'tan yeni iç giyimi aldığını söylüyor. Okuyucunun kız arkadaşı bu hediyeleri çok beğenmiş, ama şimdi de Victoria's Secret'tan pijama, bornoz ve tişört istemekteymiş. "Layla beni iflas ettirdi" diyor okuyucu. Mecmua yazarları da okuyucunun kız arkadaşını bu iç çamaşırlarla gördüğü zaman parayı dert etmeyeceğini söylüyorlar. Başka bir okuyucu da yine Şubat 2008 sayısında yer alan bir köşeden bahsediyor. Burada tam ne olduğunu bilmiyorum, ama anlaşılan Brian Kendrick bir filmin sonunu Shelton Benjamin'e söylemiş, Benjamin de sinirlenip onun üzerine su dökmüş. Okuyucu, Benjamin'i haklı bulduğunu söylüyor ve kendisinin ağabeyinin de sürekli "I am Legend" filminin sonunu ona anlatmakla tehdit ettiğini söylüyor. Yazarlar, okuyucuyu çok iyi anladıklarını söylüyorlar, çünkü onların arasındaki bir çalışan da bunun aynısını yapmış, ama kimse Santa Clause 3'ü zaten izlemeye niyetli olmadığı için fazla sorun olmamış. Son örnek sayfada gördüğünüz gibi fazla bir yazı yok. Ama sayfalara baktıkça, "Ya, bunu da eklemek istiyorum, bir şeyler uydururum" dedim. Resimde Beth Phoenix yer almakta ve kendisi bir mağara kadını gibi giyinmiş. "Benim dağıma gelip bazı mağara resimlerine bakmak ister misin?" diye soruyor Beth. Cevabım evet, Beth. Bana bir mecmua sayfasından ulaşmış olsan bile, bu sorunun bana ve sadece bana yönelik olduğunu biliyorum. Resimler bir yana, sana mağarada ne güzel ses yankısı olabileceğini gösteririm. Neyse, bu konuyu bir yana koyarsak, Beth'in arkasındaki resme kısa bir eleştirim olacak. Arkada insanları yiyen dinozorlar, dinozorlara ok ve taşlar atan insanlar yer almakta. Hatta uçan dinozorlardan biri (Pterodactyl) adamın birini yakalamış, uçuruyor. Dinozorlar ve insanlar aynı zamanda yer almamışlardır, umarım WWE mecmuası bunun farkındadır ve gırgırına yapılmış bir çizimdir. Beth, geliyorum, beni bekle... Bir sonraki sayıda görüşmek üzere! © 2009 Hakan Haktanır
|