Iron Sheik
Russia number one! İran number one! Amerika haaack-phoooyeee! Karşınızda dünyanın en büyük arenası MSG'de Bob Backlund'ı pes ettirip WWF şampiyonu olan İran kahramanı!

The Iron Sheik

Hazırlayan: Hakan Haktanır

Güreşçi: The Iron Sheik
Gerçek İsmi: Khosrow Ali Vaziri
Memleketi: Tahran, İran
Bitirici Hareketi: Camel Clutch

WWF Başarıları:

WWF Heavyweight Championship
WWF Tag Team Titles

Güreş sahte ha? Sen bir de bunu kolaysa The Iron Sheik'e anlat! 2005'de WWE Hall of Fame'e alınan bu isim kabul konuşmasında "Kimse Bob Backlund'u yenemiyordu. Ben en büyük arena Madison Square Garden'da adamı Camel Clutch hareketine soktum ve pes ettirdim!" diyerek anılarını anlatıyordu.

Gerçek ismi Khosrov Ali Vaziri olan Iron Sheik, amatör güreşten gelme ve çok başarılı teknik bir isim. Kendisi 1968 Olimpiyatlarında İran milli takımda yer almıştı. Daha sonra 1972'de Amerika'ya göç etti ve burada Amerikan milli güreş takımının yardımcı koçu oldu. Kendisi University of Iowa'dan olan ve 15 NCAA şampiyonluğu bulunan Dan Gable'i eğitmekten çok gurur duyuyor. Hall of Fame konuşmasında "Dan Gable, Kurt Angle gibiydi. Bugün Angle neyse, Gable o zamanlar oydu. Gable'ın kim olduğunu bilmiyorsanız gidin Angle'a sorun. O size anlatır" demişti. Bunun üzerine de Angle ayağa kalkıp onu alkışlamıştı ve başıyla onay vermişti.

Bu Olimpik eğitim günlerinde AWA promosyonun sahibi Verne Gagne (2006 WWE Hall of Fame'e alındı), gözüne Vaziri'yi kestirdi. Vaziri onunla anlaşma yaptı ve bir süre AWA'de gözüktü. Daha sonra 1979'da Worldwide Wrestling Federation'a (WWF'in eski hali) imza attı ancak fazla durmadan buradan ayrıldı. Buradaki karakteri "Hussein Arab" idi. Vaziri 1980'lerin başında Mid-South Wrestling'e geçti ve burada "Iron Sheik" oldu.

1983 senesinde WWF büyümekteydi ve bunu göz önüne alarak Iron Sheik de onlarla anlaştı. Sheik kısa sürede burada suplex hareketinin ustası olarak kabul edildi. Burada kendisine, ilk WWWF günlerindeki gibi, menajer olarak kötü adamların başı Classy Freddie Blassie verildi. Bundan bir kaç sene önce de zaten ABD ve İran arasında müthiş bir gerilim söz konusu olmuştu. Bundan dolayı Sheik ABD taraftarlarınca tam nefret edilmek için ayarlanmıştı.

Tabi Sheik'in İngilizcesi süper olmasa da ağzı iyi çalışıyordu. Bolca "Iran number one" der, ondan sonra da Amerika dedikten sonra tükürürdü. Bolca ABD'lilerin kutsal saydığı şeylere hakaret ederdi. Bir de unutulmaz bir şekilde röportajlarının sonunda "Kameraman, zoom yap!" der ve pazularını gösterirdi.

26 Aralık 1983'de Iron Sheik kariyerinin en üst noktasına ulaştı ve MSG'de şampiyon Bob Backlund'u yenerek WWF şampiyonu oldu. Kendisi Camel Clutch hareketini yaptıktan sonra Backlund'ın köşesindeki adam havluyu atarak pes işareti yapmıştı. Kemeri aldıktan sonra bir röportajda Blassie bir Arap gibi giyinmiş ve Allah'a dua eder gibi dudaklarını oynatıyordu. Sheik de "Allah Ayatullah Humeyni'yi korusun, menajerim Ayatullah Blassie'yi korusun. Selamun ayelküm ve khoda hafız" diyordu.

Sheik bir ay içinde kemerini Chief Jay Strongbow, Pat Patterson, Bob Backlund, Salvatore Bellomo ve Tito Santana'ya karşı başarıyla korudu. Herkes bu maçlara gidip Sheik'in kemeri kaybedişini görmek istiyordu. 23 Ocak 1984'de  MSG'de Sheik'in bu sefer yine Bob Backlund'a karşı kemer maçı vardı. Ancak WWF yıldızı hızla yükselen Hulk Hogan'ı kullanmak için Backlund'ın sakat olduğunu söyledi ve onun yerini Hogan aldı.

O sırada çok enteresan gelişmeler oldu. Hogan WWF'e gelmeden evvel bir süre Gagne'nin AWA promosyonunda çalışmıştı ve oradan pek de memnun ayrılmamıştı. Gagne Sheik'le görüşüp, bu maçta Hogan'ın bacağını kırmasını ve kemeri alıp AWA'ye gelmesini istedi. Bunun için de ayrıca Sheik'e 100 bin dolar önerdi. Sheik yine Hall of Fame konuşmasında bu durumu doğruladı ve Gagne'ye verdiği cevabı anlattı: "Bay Gagne, siz Hogan'ın işe yaramaz bir insan olduğunu düşünüyorsunuz ama patronum öyle düşünmüyor. O bu ülkenin bir numaralı güreş görevlisi. Bana yemek veren eli ben kesemem." Yani Sheik tam Orta Doğu mentalitesine sahip delikanlı bir adammış. Bu olayı da gidip McMahon ve Hogan'a anlatmış.

Hepinizin bildiği gibi Hogan o gece Sheik'i yenip yeni WWF şampiyonu oldu ve uzun bir süre boyunca kemerini korudu. Sheik daha sonra yılın geri kalan kısmında Amerika'nın bir diğer kahramanı Sergeant Slaughter ile çekişti. Bu iki isim süper ünlü sayılan bir Boot Camp maçında karşılaştılar ve Slaughter galip geldi. Sheik delikanlı falandı ama biraz da sanırım tembel bir çalışandı. Yani başkalarının verdiği röportajlarda Sheik'in sürekli iyi performans gösterebilen bir isim olmadığı hep söylendi. Doğal olarak Sheik de ana maç kategorisinden biraz aşağılarda buldu kendini daha sonra.

Yine 1984'de Rus milliyetçisi Nikolai Volkoff ile nefret edilen bir takım kurdu. Bu arada aslında Volkoff komünizmden kaçmış ve nefret eden bir isimdi ve aslında Hırvattı, ama tabi taraftarlar onu komünist bir Rus olarak bildiler. Doğal olarak bir takım bir İran'lı ve bir Rus'dan oluşursa, ABD'nin nefretini kazanmaya en meyilli takım olur. Bir de yanlarına yine Fred Blassie verildi, yani kombinasyon tam oldu. Bu takımın klasik numarası ringe gelindiğinde Volkoff'ın mikrofonu alıp Sovyet milli marşını söylemesi ve taraftarları çıldırmasıydı. Bu esnada yuhalamalar başlayınca da Sheik ve Blassie "ne oluyorsunuz be?" gibi insanları saygısızlıkla suçlaması da çok hoştu. Sheik ve Volkoff ayrıca Hogan'ın çizgi filmlerinde vazgeçilmez iki kötü adam oldular.

Bu ikili 31 Mart 1985'deki Wrestlemania I'de, ABD kahramanı US Express takımını yenerek Tag Team kemerlerini ele geçirdi. Sheik artık "Russia number one! Iran number one!" diyerek milleti gıcık etme yeteneğini ikiye katlamıştı. Kemerleri üç ay kadar koruduktan sonra US Express'e kaptırmışlardı. Temmuz 1985'de Sheik ayrıca Wrestling Classic adlı eliminasyon turnuvasında Jim Brunzell, Ricky Steamboat, ve Tito Santana gibi isimleri eleyip finale kalmıştı ancak finale Don Muraco'ya yenilmişti.

Nisan 1986'daki Wrestlemania II'de Sheik sadece Invitational Battle Royal'de yer aldı ve burada elendi. Mart 1987'deki Wrestlemania III'de ise tekrar Volkoff ile gözüktü ve Killer Bees'i diskalifiye ile yendiler. Bundan tam iki ay sonra Sheik ve Hacksaw Jim Duggan New Jersey polisleri tarafından tutuklandılar. Duggan alkollüydü ve üstünde ayrıca marijuana bulunmuştu. Sheik biraz daha abartmıştı, marijuananın yanında üstünde kokain de vardı. Tabi bu olayın enteresan yanı o zamanlar Sheik ve Duggan hikayelerde düşmanlardı ve bu olay medyaya yansıyınca biraz endüstrinin gizlilikleri ortaya çıkmıştı. Bu olaydan kısa bir süre sonra da  Sheik WWF'den ayrıldı.

Sheik sırasıyla kısa süreler için kendini World Class Championship Wrestling, American Wrestling Association ve National Wrestling Alliance'da gösterdikten sonra 1991'de bu sefer başka bir rolle WWF'e geri döndü. Bu esnada ABD'nin bu sefer de Irak ile arası kötüydü. Sheik kendisini Colonel Mustafa olarak tanıttı ve kısa sürede Irak sempazitanı Sergeant Slaughter ve General Adnan ile ortak çalıştı. Bu üçlü "The Trainle of Terror" diye anıldılar. SummerSlam 1991'de Hogan ve Ultimate Warrior bu üçlü ile maç yaptı ve kazandı. Bu da enteresan bir şekilde Warrior'ın ertesinde işten atıldığı maç oldu. Warrior maça çıkmak için Vince McMahon'den ek para istemişti. Bu durumu öğrenen Hogan duruma çok sinirlenmiş ve "Sheik, onun bacağını kır! Slaughter, onun bacağını kır!" diye tepkisini göstermişti. Ancak başına dert almak istemeyen Vince, Warrior'a parasını ödemiş, maçın sonunda da onu işten atmıştı. Neyse, ayrıca bu maçtan sonra Adnan ve Mustafa da Slaughter'a karşı gelmişler, Slaughter da tekrar ABD kahramanı olmuştu. Bu hikayenin sona ermesiyle de Sheik'in WWF'deki rolü tekrar sona ermişti.

Sheik ancak kendisini Şubat 1997'de tekrar WWF'de bulacaktı. Döndüğünde "The Sultan" diye bilinen güreşçinin ortak menajeri olarak yer aldı. Sultan da bu arada Rikishi! Neyse, Sultan karakeri de zaten bir süre sonra kayboldu, Sheik de tekrar ekranlardan kayboldu.

Onu ancak bir kez daha Wrestlemania X-7'deki eski güreşçilerin yer aldığı Gimmick Battle Royal'de izleyebilecektik. Sheik'in bacakları çok fena ağrı içindeydi, yaşlılıktan falan. Maçtan evvel bacaklarına iğne yapıldığı için de ringe acayip yavaş bir şekilde gelebildi. Bu maç için spikerlik yapan Bobby Heenan da "Sheik gelene kadar Wrestlemania 27 olacak" demişti. Sheik bu maçta üst iplerden dışarı atılırsa bacaklarının tutmayacağını ve ciddi bir sakatlık geçirebileceğini biliyordu. WWF de bunun için onu maçta iplere yakın tuttu ve maçı kazanmasını sağladı. Seneler önce yuhalanan Sheik, bu sefer taraftarlarca güzel bir saygı gösterisinde alkışlandı.

2005'de Iron Sheik, Hall of Fame'e alındı. Burada süper güzel bir konuşması var ancak aksanından dolayı bir çok isim "Sheik ne dedi, anlayan var mı?" diye dalga geçtiler. Ama en güzel cevap ondan sonra Hall of Fame'e alınan Paul Orndorff'dan geldi "Ben Sheik'in dediklerini gayet iyi anladım. Biz güreşçiler birbirimizi anlarız."

Sheik konuşmasını oldukça uzattı, her seferinde tam konuşması bitti sanılırken millet ayağa kalkıp alkışladı ama Sheik yeni bir şey söyleyerek devam etti. Sonlara doğru millet kırılmaktan ölüyordu adeta. Sheik'in dediği bazı şeyler hakikaten çok önemliydi ve anlatış biçimi de çok duygu doluydu. "ABD'ye geldiğimde ve bu endüstriye girdiğimde ilk kamyon şoförlüğü yaptım ve güreş ringini bir şehirden diğerine taşıdım. Ben hakkımı ödedim! Ve sonunda Hall of Fame'e girdim!" Sheik konuşmasını da "Ya Allah, ya Muhammet, ya Ali" diyerek oldukça barış dolu ama ABD halkı tarafından pek de anlaşılmamış olabilecek bir şekilde bitirdi.

Sheik Ağustos 2005'deki bir röportaj programında ayrıca okuma yazmasının olmadığını itiraf etti.

© 2006 Hakan Haktanır

 
Joomla Templates by Joomlashack