Kurgu ve Ötesi
Hakan Haktanır



Güncel videolar ve güreş forumları için Sevenload'a uğramayı unutmayın.

Nostalji



Güreşmania'nın nostaljik inceleme çalışmalarına bakmayı unutmayın!

Tamamlanan projeler:
1993 RAW ve PPV incelemeleri
1994 RAW ve PPV incelemeleri
1997 RAW ve PPV incelemeleri
1998 RAW ve PPV incelemeleri



WCW PPV İncelemeleri

Web Hosting By Arvixe

Dusty Rhodes (The American Dream)
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 14
ZayıfEn iyi 
Hakan Haktanır tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 20 Ocak 2007 22:44

40 yıldır güreş dünyasının içinde bulunan Dusty, sıradan insanın kahramanıdır. Zamanında Superstar Billy Graham, Harley Race ve Ric Flair ile yaptığı maçlar güreş tarihinin en heyecanlı maçlarından bazıları olarak kabul edilir. Üç defa NWA World Heavyweight kemerini kazanan Dusty, ayrıca WCW'nun da bir çok senaryosunu yazmıştır.

Dusty Rhodes

Hazırlayan: Hakan Haktanır

Gerçek İsmi: Virgil Riley Runnels, Jr.
Doğum Tarihi: 12 Ekim 1945
Memleketi: Austin, Texas
İlk Resmi Maçı: 1968
Bitirici Hareketi: Bionic Elbow

Önemli Kemerleri:

NWA World Heavyweight Championship (3), NWA Florida Heavyweight (10)

{mgmediabot}http://www.haktanir.org/gures/images/dusty.flv|false|150|150{/mgmediabot} 

Bazı güreşçiler vardır, adamın güreş öncesi hayatını anlatmadan direk kariyerini anlatmaya başlayabilirsiniz. Ancak Dusty Rhodes bu tür bir güreşçi değil, çünkü kendisinin karakteri ve verdiği mesaj bir rolden çok gerçek. Gerçek ismi Virgil Riley Runnels Jr. olmasına rağmen hayatı boyunca kimse ona ne Virgil diye, ne de Jr. diye hitap etti. Babasının beysbol merakı vardı ve Dusty Rhodes ismi de bir beysbolcudan gelme. Virgil küçüklüğünden beri herkes tarafından "Dusty" olarak bilindi.

Dusty, Austin, Texas'tan çıkma. Babası bir tesisatçıydı ve fazla paraları yoktu. Dusty küçük yaşta babasına işinde yardım etti. Babası bu senelerde ona önemli bir mesaj verdi: "Mesleğinin bu olması gerekmiyor. Seni bir yerde bekleyen bir Amerikan Rüyası olabilir. Ne olduğunu bilmiyorum ama onu bir gün bulabilirsin." Amerikan Rüyası denilen olayda, insanın nereden ve ne şartlardan gelirse gelsin başarıya ulaşabileceği anlatılmaktadır.

Dusty küçük yaşta beysbol oynadı ve bunun yanı sıra babasıyla Amerikan güreşi maçlarını izlemeye gitti. Dusty o zamandan beri bu spora merak sardı ve güreşçilere müthiş bir saygıyla büyüdü. Her hafta sonu izlediği maçları ufak kardeşiyle tekrar canlandırdı ve mahalledeki çocuklara bunu izlemeleri için bilet sattı. Dusty büyüdüğünde Amerikan futbolu bursuyla üniversiteye gitti. Bazı nedenlerden dolayı iki defa üniversite değiştirdi ve en son olarak University of West Texas'ta okudu. Bu üniversitenin Amerikan futbol tarihinde daha sonra Amerikan güreşine giren başka isimler de oldu. Ted DiBiase ve Tito Santana bunlara örnek.

Dusty, profesyonel olarak Amerikan futbolu oynamaya aday bir isimdi ve denemelere katlıyordu. Ancak bu esnada bir yandan da Joe Blanchard'dan güreş eğitimi gördü. Aylarca old-school mantalitesi altında eğitim gördü. Yani bu spora gerçekten girmek istiyorsan önce ringi kuracaksın, eşya taşıyacaksın mantığı. Dusty sıkı bir eğitim gördü ama zaten iyi bir sporcu olmasından dolayı işi çabuk kavradı. Sonunda Joe'nun doğru gördüğü bir anda ilk güreş maçına çıktı. Dusty güreş dünyasında bir kaç aydan sonra hafiften ün salmaya başladı bile. Bir süre sonra kendisine nakit olarak ilk parası verildi. Dusty'nin eline 700 Amerikan Doları geçti. Bu fakirlik içinde büyüyen Dusty için muazzam bir paraydı. Hatta ertesi sabah Amerikan futbolun kulübü Miami Dolphins kendisinin kampa katılmasını istedi, ama Dusty telefonda "ben artık futbol oynamıyorum" dedi. O artık bir Amerikan güreşçisi olmayı seçmişti.

DUSTY'nin İLK SENELERİ:

Dusty bir süre Texas'ta, sonra da Kansas City'de gözüktü. Burada bir başka Teksaslı olan Dick Murdoch ile tanıştı. Bu ikili AWA'de "The Texas Outlaws" adında bir kötü adam takımını oluşturdular. Kötü adam olmalarına rağmen milleti eğlendirebilen bir takım olmalarından dolayı kısa sürede ün kazandılar. Dusty ve Murdoch kelimenin tam anlamıyla kardeş gibiydiler. Bir diğer özellikleri de tam anlamıyla sert ve gürültülü iki adam olmaları. Neredeyse her hafta bir başka olaya karışırlardı. Yani yaptıkları bazı şeyleri akıl almaz. Dusty'nin bir eşeği varmış ve bara buna binerek gelirmiş. Kısacası bu ikili kendi kurallarına göre yaşayan iki batılı kovboydu. Güreş dünyasındakiler hep birbirlerine "bu hafta Dusty ve Murdoch ne yapmış duydun mu?" diye sorarlardı.

Bir süre sonra Dusty artık bazı değişikliklerin gerektiğini düşündü ve ortağı ile yollarını ayırdı. Murdoch başka yere, Dusty de Florida bölgesine, Championship Wrestling'e gitti. Buradaki patron Eddie Graham kendisinin gerçekten büyük bir yıldız olabileceğini düşünmekteydi. Florida'da Dusty'ye uygun bir yerdi çünkü 1970ler ve 1980lerde bu eyalette en çok izlenen spordu güreş.  Dusty de Graham'e büyük saygı duydu. Onun kadar bu endüstriyi iyi bilen başka birisinin olmadığını söyledi ve onun tüm bilgilerini sünger gibi çekti Dusty.

THE AMERICAN DREAM:

Dusty'nin kariyerine unutulmayacak bir kaç an vardır. Bunlardan belki de ilki Mayıs 1974'de Florida'da halen kötü adam olarak güreşirken takım arkadaşı Pak Song ve menajeri Gary Hart'ı pataklayıp iyi adam olmasıdır. Bunu gören taraftarlar bir anda coştu ve Dusty de iyi adam oldu. Böylece "American Dream" olayının da ilk adımı atıldı. Dusty şişman ve vücudu bir güreşçiye hiç benzemeyen bir isimdi. Ama taraftarların çoğu da zaten onun gibi isimlerdi, hiç biri güreşçiler gibi pazulu değildi. Taraftarlar kendilerine benzeyen bir adamın başarılı olmasını görmekten zevk aldılar. Çünkü bu durum Amerikan Rüyası'nı temsil ediyordu. Senin, benim gibi bir isim, yeteneğini kullanarak Amerikan Rüyası'nı gerçekleştiriyordu. Böylece Dusty, Florida'da artık "American Dream" Dusty Rhodes olarak ün saldı. Dusty bir gün televizyonda bu "American Dream" lafını kullandı ve insanlar anında bu duyguyu hissettiler.

Dusty 1980lerin başlarına kadar başka kemerlerin de yanı sıra on defa NWA Florida Heavyweight kemerini, yedi defa da NWA Florida Southern Heavyweight kemerini kazandı. Özet olarak, Florida deyince akla Dusty geldi. Kendisi seneler boyunca bu bölgenin en büyük yıldızı oldu ve onun ününü bu bölgede halen kimse geçebilmiş değil. Kendisi bu bölgenin güreş endüstrisinin canlanmasını sağladı. 5000 küsur kişilik arenaların her güreştiği gece tamamen dolmasına sebep oldu. Hatta ona sempati o kadar yüksek bir seviyedeydi ki o zamanlar güzel bayan seyircilere bile "ne için en çok Dusty'yi seviyorsunuz?" diye sordukları verilen cevap "o bir hunk", yani Türkçe'de tam tek kelimeyle ifade edilemeyen "cinsel çekiciliği olan adam" dediler. Tabi Dusty'nin bir başka özelliği de müthiş konuşma yeteneğiydi. Hem konuşma tarzı çok enteresandı, hem de anında kafasından müthiş laflar çıkarabilen bir insandı, hem de promolarıyla insanları müthiş duygulandırabilen biriydi. Onun için özellikle kendisi gibi basit insanları muazzam bir derecede etkiledi ve taraftar kitlesini çok sağlam tuttu. Dusty çok iyi bir çalışandı, herkesle iyi bir maç çıkarabilen biriydi. Hatta bir söz bile çıkarmışlardı: "Dusty süpürge ile bile maç çıkarabilir."

DUSTY vs. SUPERSTAR BILLY GRAHAM:

1970lerin sonlarındaki güreş dünyasına baktığımızda belirli bir yapı var Amerika'da. Her bölgenin bir patronu var ve kimse bir diğerinin sınırlarına girmiyor. Güney'da Eddie Graham var, Kuzey'de ise Vince McMahon Sr. Bu iki ayrı bölgenin patronları bir gün bir araya gelip bir anlaşma yaptılar. Böylece WWWF şampiyonu "Superstar" Billy Graham ve Florida'nın güreş tanrısı Dusty Rhodes arasında bir maç serisi planlandı. Bu büyük bir olay, bugün WWE ve TNA şampiyonunun maç yapmasını ayarlamak gibi bir şey. 26 Eylül 1977'de bu iki isim ilk maçları için Madison Square Garden'da bir araya geldiler. Dusty'nin o gece ringe geldiğinde taraftarların tezahuratı tek kelimeyle sağır edici derecede. Dusty ve Superstar'ın yakaladığı bu atmosfer, tek bir kelimeyle ifade ediliyor: "magic". Yani büyülü. Dusty de bize bir şeyi hatırlatıyor. O zaman ne ışık gösterisi, ne giriş müziği, ne de havai fişek gibi şeyler var. Sadece iki adamın karşı karşıya gelişi için delice bağıran insanlar. Buna günümüzde en çok yaklaştığımız maç sanırım Wrestlemania X-8'deki Hogan-Rock maçıdır.

Superstar ve Dusty kesinlikle dönemin en karizmatik iki ismiydi. Bu iki ismin MSG'deki maç serileri tam anlamıyla rüya maçları olarak nitelenmekte. Söylemeye de gerek yok, MSG bu maçların olduğu gece biletlerini tamamen satıverdi. İlk maçta Dusty countout ile galip geldi ve böylece WWWF şampiyonluk kemeri Superstar'da kaldı. 24 Ekim 1977'deki rövanş maçı bir Texas Death Match oldu. Bu Dusty'nin serideki favori maçı. Bu maç ismine yakışır bir biçimde kanlı bir maç oldu. Maçın sonunda iki isim de yere yığılmışken Graham elini rakibinin üzerine koyarak tuşu buldu, Dusty ancak tuştan sonra omzunu kaldırdı. Bu maçtan sonra Dusty, üçüncü ve son bir maç için Vince ve Superstar'a bir fikir önerdi: Bir Texas Bull Rope maçı. Yani iki adamın birbirine iple bağlı olduğu bir maç. Sanırım Eddie Guerrero ve JBL arasındaki kemer maçından hatırlarsınız bunu seneler sonra. Bu yeni fikir ile MSG biletleri günler içinde tükendi. Bu maç New York için bir ilkti. 28 Ağustos 1978'deki bu maç tam bir sokak kavgası gibi oldu ve taraftarları yine memnun etti, yine kanlı geçti.

DUSTY DÜNYA ŞAMPİYONU:

Dusty'nin artık gözünü NWA World Heavyweight kemerine dikme vakti gelmişti. O zamanki şampiyon, tam bir efsane olan Harley Race'di. İki ismin güreş tarzı birbirine benzemekteydi, ikisi de sert güreşen isimlerdi. 9000 insanın doldurduğu arenada Dusty, Race'i 21 Ağustos 1979'da yenerek NWA Heavyweight kemerini kazandı. Millet kemeri kazandığı anda sevinçten delirdi, Dusty da ilk iş olarak taraftarla paylaştı bu zaferini. Taraftarlar ringi bile doldurdular. Böylece Austin, Texas'tan çıkma tesisatçının oğlu Dusty, dünya şampiyonu olmuştu ve rüyasını gerçekleştirmişti. Dusty'nin maçtan sonra arkadaşları ile kutlarken mikrofona dedikleri de hiç unutulmaz. "Bir rüyayı düşünün. Bir rüyanız olsun. Bunu gerçekleştirmenin yolunu bulun. Hedefiniz gökyüzü olsun. Dağın tepesine çıktım artık ve beni buradan indirmek için muazzam bir insan gerek. Bu sizlerin kemeridir!" Kemeri beş gün sonra kaybetmesi bile bu zaferi unutturmadı. Dusty 21 Haziran 1981'de Race'i bir kez daha yenerek kemeri 2. defa kazandı, ama üç ay sonra Ric Flair'e kaybetti.

Dusty, ilerleyen günlerde de sıkı çalışmaya devam etti. Tahminen senenin 350 günü güreşti ve bunların çoğu da bir saat süren maçlardı. Tabi bir de güreşin o zaman bölgeselleşmiş olmasından dolayı Dusty sürekli bir şehirden diğerine yolculuk etti. Bu insanı yoran bir şey ve aile hayatında da etkisini gösteren bir durum. Dusty 1977'de bugünkü eşiyle tanıştı. Eşi ilerleyen senelerde o nereye giderse gitsin onun yanında oldu ve ona göz kulak oldu. Böylece Dusty aptalca işler yapmadı ve eşinin de yanında olmasından dolayı bu işi severek yaptı. Ancak bu kendisinin ikinci evliliğiydi. İlk evliliği ise bu zor hayat yüzünden yürümedi. İlk evliliğinde Dustin adlı oğlu gelmekte. İlerleyen senelerde Goldust karakteriyle tanıyacağımız Dustin, çocukken babasını çok az görebildiğini söylemekte ve bunun çok zor bir şey olduğunu belirtmekte.

GÜREŞÇİ ve YÖNETİCİ:

Bu arada Dusty, güreş dünyasında öğrendiklerini bir booker ve promoter olarak da uygulamaya geçirdi ve 1983 senesinde Jimmy Crockett Promotions'ı işletti. Burada Starrcade, The Great American Bash, Halloween Havoc gibi programların yaratıcısı oldu. Dusty'nin liderliği altında Crockett çok başarılı oldu ve o zaman yükselişe geçmekte olan WWF'e de kendi çapında kafa tuttu. Ric Flair, Sting, Lex Luger, Rock and Roll Express, Nikita Koloff, Magnum TA ve tabi ki Dusty ile aslında WWF'e çok güzel bir alternatifti. Başarılıydılar ve programları iyi para getiriyordu. Bu arada Crockett'in bünyesindeki Georgia Wrestling de adını zamanla World Championship Wrestling olarak değiştirdi. Ancak her ne kadar ön planda başarılı olsalar da, Dusty'nin yorumuna göre Crockett Promotions'ın sahne arkasındaki yöneticileri yeterince tecrübeli isimler değildi ve harcamaları iyi ayarlamamışlardı. Sonunda Crockett Promotions da satılmak zorunda kalındı. Böylece Kasım 1988'de WCW da Ted Turner'ın olmuş oldu. 

Ancak bu şirket el değiştirene kadar Dusty'nin olan kariyerine de bakmak gerek, çünkü o bir yönetici olmanın yanı sıra güreş hayatına da devam etti. 1985 sonlarına gelindiğinde yeni NWA şampiyonu Ric Flair ile bir çekişmeye girdi. 29 Ekim 1985'de Mid Atlantic'de yaptığı promo da akıllarda kalan bir tane oldu. Bunun adı "Hard Times", yani hayattaki zorluklardan bahsediyor. Dusty be röportajda kemeri kazanıp insanlara geri getireceğini söylüyor. Tabi Flair de çok iyi promo kesebilen biri, onun için bu çekişme de çok ilgi gördü. Böylece Superstar ve Race'den sonra Dusty'nin yeni dönemindeki çekişmesi kötü adam Flair ile oldu. 26 Temmuz 1986'daki Great American Bash'de iki isim bir kafes maçında karşılaştılar ve Dusty bir kez daha NWA World Heavyweight kemerini ele geçirdi. Bu maçtan sonra kafes içindeki kutlamalar yine görmeye değerdi. Rhodes, kemeri iki hafta sonra Flair'e kaybetti.

WCW Ted Turner'ın olunca, Dusty de onun için çalıştı ve WCW'yu bir süre yönetti. Kısacası tüm WCW bu sürede Dusty'den sorulurdu. Bazı hikayeleri eleştirilse de sonuçta kendisinin iyi bir yazar ve yönetici olduğu kabul görmekte. Kendisinin bu konular için süper bir zekası olduğu söyleniyor. Ancak sonuç olarak, Dusty WCW'nun üzt yöneticilerinden birinin kararlarına katılmadı ve kısacası WCW'dan ayrıldı. Dusty Florida'ya geri döndü, ama seneler evvel bıraktığı Florida güreş ortamı artık bitmişti ve burada yapılacak fazla bir şey kalmamıştı.

BENEKLİ "COMMON MAN" DUSTY:

Bu sırada da Dusty'yi WWF'in patronu Vince McMahon Jr. aradı ve WWF'e gelmesini istedi. Dusty de kabul etti. Dusty uzun süre aslında WWF'e karşı federasyonlarda yer aldığı için, onun WWF'e gidişi bir çok insanı şok etti. Vince'in Dusty'ye de mesajı çok açıktı: "Senin biraz eğlenmen gerek." Yani Dusty senelerce güreşçi olmanın yanı sıra aynı anda işin sahne arkasıyla da ilgilendiği için, sanki biraz daha rahat bir görevde bulunmasını uygun görmüştü Vince. Böylece Dusty, WWF'de "Common Man" Dusty Rhodes olarak ilk gözüktü. Yani, "Sıradan Adam". Böylece WWF, onun yer aldığı bir sürü ufak matrak skeçli video hazırladı. Dusty bunlarda halktan sıradan insanları canlandırdı. Çöpçü, pizza servisçisi, kasap, tesisatçı, vs. Kısacası, sıradan insanların onlara benzeyen bir lidere ihtiyacı vardır mantığı sunuldu.

Ancak Vince, Dusty'nin bu ilk günlerine baktı ve Dusty'nin basit siyah şortunu pek yeterli bulmadı ve "benekli bir kıyafet çok enteresan olabilir" diye düşündü. Böylece Dusty, koca sarı benekli kıyafetler giymeye başladı. Bazıları bunu zamanında yanlış yorumladı ve halen de fikir değiştirmiş değiller. Onlara göre, Vince sadece Dusty'yi cezalandırmak veya rezil etmek için böyle bir kıyafet tarzını seçti onun için. Ama WWF yetkilileri bunun kesinlikle gerçekten uzak olduğunu söylüyorlar. Dusty ise "ne olursa olsun bunu yürütmeye bakarım" mantığıyla yaklaştı olaya. Her ne kadar klasik Dusty taraftarları WWF'teki bu Dusty'yi biraz garipsedilerse de onun benekli kıyafetleri WWF'deki günlerinden hiç unutulmayan bir şey. Dusty bu kıyafetle bolca ringde dans etti, milletin çoğu da aslında bundan zevk aldı. Sonuç olarak, Dusty aynen Vince'in dediği gibi eğleniyordu ve insanları da eğlendiriyordu.

Dusty, Ağustos 1989'daki SummerSlam'de Honky Tonk Man'i yendi. Kasım 1989'daki Survivor Series'de Dream Team'in kaptanı olarak Enforcers takımını yendiler. İki gün sonraki Saturday Night's Main Event'te de Big Bossman'i yendi. İlerleyen günlerde Dusty'ye bir de Sapphire adında ufak, tombul, çirkin bir zenci bayan menajer ayarlandı. Bu kadın hikayede seyircilerin arasındaki bir Dusty taraftarı olarak ilk ekranlara yansıdı. 23 Aralık 1989'daki Superstars programında da Dusty onu menajeri olarak tanıttı ve onun gibi benekli giyinen bu sıradan kadın ile dans ettiler. Hikayedeki bu sıradan kadın, gerçek hayatta da basbayağı bir sıradan kadındı. Kansas City'de güreşçilere şoförlük yapan biriydi. Dusty, yanında Sapphire ile Macho Ming ve Queen Sherri ile bir çekişmeye girdi. İki taraf bir tag maçında Nisan 1990'daki Wrestlemania VI'da karşılaştılar ve Dusty & Sapphire galip geldi.

1990 baharına gelindiğinde Sapphire, kimliği belirsiz birinden pahalı hediyeler almaya başladı. Sonunda Ağustos 1990'daki SummerSlam'de hediyelerin Ted DiBiase'den geldiği belli oldu ve onun Sapphire'ı da satın aldığı ortaya çıktı. Morali bozulan Dusty de o gece Macho King'e kısa bir maçta yenildi.

DUSTY & DUSTIN:

Ekim 1990'a geldiğimizde Dusty'nin hikayelerine gerçek oğlu Dustin Rhodes dahil oldu. DiBiase ve Virgil, babasını izlemeye gelen Dustin'i rahatsız ettiler ve bunun sonucunda arada bir kavga ve iddialaşma başladı. DiBiase, Ekim 1990'daki SNME'de Dustin'in oturduğu yeri istedi ve bunun için Virgil ona 100 dolar verdi. Dustin parayı yırtıp onun üzerine attı. Daha sonra Dusty ringde Macho King ile maç yaparken, DiBiase ve Virgil de Dustin'i rahatsız etmeye devam ettiler. DiBiase bir iki defa Dustin ayağa kalktığında onu ittirerek oturtunca arada kavga çıktı ve buna karışan Dusty Rhodes, Macho King ile olan maçında countout oldu. Dustin de kafasına DiBiase'den sandalye yiyerek kan içinde kaldı.

Daha sonra ortaya çıkan iddialaşmada, DiBiase'ye göre Dustin onunla ringe bir maçta 10 dakika dayanamazdı, ama 3 Kasım 1990'daki WWF Superstars'da yapılan bu maçta Dustin bunu başardı. 22 Kasım 1990'daki Survivor Series'de Dusty, Ted DiBiase'nin takımını karşı eliminasyon maçında yer aldı ancak galip gelen DiBiase'nin takımı oldu. Ocak 1991'deki Royal Rumble'da bu sefer bir takım maçı yapıldı ve DiBiase ve Virgil'den oluşan takım, baba oğlu yendiler.

Dusty bundan kısa bir süre sonra WCW'ya geçti ve burada hem sahne arkası görevlerinde bulundu, hem de spikerlik yaptı. Dusty'nin ayrılmasında bir numaralı neden, WCW'da bitirmediği işlerinin olduğu düşüncesiydi. Dusty'nin bu arada yine bir yaratıcı olarak ortaya çıkardıkları başarılıydı. Dusty, ilerleyen senelerdeki bir çok hikayenin yaratıcısı oldu. Dusty WCW'da da oğlu Dustin ile olan hikayelerine devam etti. Hikayede Dustin, Bunkhouse Buck ve Col. Robert Parker ile bir çekişmeye girdi. Kötü adamlara daha sonra Terry Funk ve Arn Anderson da dahil oldu. Dusty Rhodes da oğlunun takım arkadaşı oldu. Bu ikili daha sonra da yanlarına Nasty Boys'u da aldılar ve iki taraf Eylül 1994'deki Fall Brawl'da karşılaştılar ve Rhodes'un takımı galip geldi.

Bundan sonra gerçek hayatta Dusty ve Dustin arasında bazı tartışmalar yaşandı. Sanırım nedenlerden biri Dustin'in kız arkadaşı Terri idi ve babasına tek laf etmeden onunla çıkmaya başlamış olmasıydı. Sonunda ne olduysa oldu ve bir tartışmadan sonra baba oğul 4-5 sene konuşmadılar. Dustin seneler sonraki bir röportajında bunu anlatırken cümlenin sonunu dahi getiremiyor üzüntüden. Neyse, daha sonra Dustin zaten WCW'dan başka bir nedenden kovuluyor ve WWF'e gidiyor. Ama artık babasının gölgesinde kalmaktan da kurtulmak için müthiş bir transformasyon geçiriyor ve Goldust oluyor. Dusty Rhodes televizyonda bu karakteri ilk görüğünde "Oh shit! Oğlum elbise giyiyor" demiş. Hakikaten Goldust karakteri zamanına göre çok farklı bir karakterdi, ama sonunda Goldust karakteri başarılı oldu ve WWF'de önemli işlere imza attı.

Dustin daha sonra WCW'ya dönünce, oradaki bir programda babasına rastladı. 4-5 senedir konuşmayan bu ikili birbirlerini görünce yaklaşık 20 dakika sarıldılar ve böylece araları düzeldi. WCW batmadan evvel takım olarak Mart 2001'deki WCW Greed'de Ric Flair ve Jeff Jarett'ı bir Kiss My Ass maçında yendiler. Böylece rakipler, Dusty'nin kıçını öpmek zorunda kaldı. Neyse, WCW hikayeleri zaten genelde bir mantık çizgisi izlemediğinden fazla söyleyecek bir şey yok. Sadece not etmek için söyleyeyim, Souled Out 1998'de Rhodes, Larry Zybsko ve WCW'yu satıp nWo üyesi olmuştu hikayede.

GÜNÜMÜZDE DUSTY:

Dusty Rhodes daha sonra 2003'den 2005 ortasına kadar TNA'de yer aldı. Başta daha çok güreşçi, sonra da yönetici oldu. Ardından Dusty, Ekim 2005'deki WWE Homecoming'de efsanelerin yer aldığı törende yer aldı ve ayrıca WWE'de yazar olarak görev almaya başladı. Dusty 2006 senesinde de bir kaç defa ekrana geldi. Bunlardan akılda en fazla kalanı Kasım 2006'daki Survivor Series'deki efsanelerin takımında Flair, Simmons ve Slaughter ile yer alıp Spirit Squad'a karşı yer almasıydı. 31 Mart 2007'de Dusty Rhodes, WWE Hall of Fame'e alındı.

© 2006 Hakan Haktanır

Son Güncelleme: Cuma, 24 Temmuz 2009 15:00
 
Joomla Templates by Joomlashack