| Ken Patera |
Güreş tarihinin en başarılı "kötü adam"larından biri olarak kabul edilen Patera, Amerika'nın da yetiştirdiği en iyi haltercilerden biri. İki sene hapis yattıktan sonraki dönüşünde de oldukça popüler olmuştu.
Ken PateraHazırlayan: Hakan Haktanır Güreşçi: Ken Patera
Patera, Verne Gagne tarafından güreş eğitimi almaya başladı ve 1973 senesinde ilk resim maçını da yaptı. Patera'nın güreş stili teknikten çok kuvvete dayalıydı. En ünlü hareketi Swinging Full Nelson idi, bu da günümüzde Chris Masters'ın uyguladığı Master Lock'a oldukça benzemekte. Ancak o zamanlar bu sakatlayıcı bir hareket olarak kabul ediliyordu. Patera da bir çok ismi sakatlayarak kısa sürede nefret edilen bir kötü adam karakteri olarak ün saldı. Hatta öyle bir ün saldı ki 1977'de senenin "En Nefret Edilen Güreşçi" ödülünü kazandı. Bu arada aynı sene dünyadaki ilk World's Srongest Man yarışmasına katıldı ve burada üçüncü oldu. 1980'lere geldiğimizde Patera, o zamanlar oldukça normal kabul edilen bir şekilde bir kaç yerde birden güreşmekteydi. Nisan 1980'de WWWF'de Pat Patterson'ı yenerek Intercontinental kemeri kazandı ve bundan dört gün sonra da Kevin Von Erich'i yenerek NWA'in Missouri Heavyweight kemerini kazandı. Patera zamanını bu iki federasyon arasında ayırdı ve bu iki kemeri altı ay kadar başarıyla korudu. WWWF'de şampiyon Bob Backlund ile de çekişti ancak ana kemeri ele geçiremedi. Ancak bu maçlardan biri senenin en iyi maçı seçildi. Patera 1981 senesinde ikinci defa "En Nefret Edilen Güreşçi" seçildikten sonra American Wrestling Alliance'a geçti ve burada menajeri Bobby Heenan oldu. Burada Heenan ailesi olarak bilinen grubun parçası oldu. Daha sonra da Jerry Blackwell ile takım oldu ve bu ikili AWA takım kemerlerini kazandılar. Patera'nın AWA'de Hulk Hogan ile de başarılı bir çekişmesi oldu.
Ancak Patera, WWF'e henüz gelmeden evvel 6 Nisan 1984'de başını derde sokmuştu. Bir arkadaşı ile kapalı olan bir McDonald's lokantasına gittiler. Kapalı olan lokanta onlara yemek servisi yapmayınca Patera ağır bir taş buldu ve lokantanın penceresine firlattı. Daha sonra polisler Patera ve arkadaşının kaldığı otele gelince polisle bir dövüşmece yaşandı. Sonuç olarak davalar gerçekleşti ve Haziran 1985'de Patera ve arkadaşı Masa Saito'nun iki sene hapis yatması kararlaştırıldı. Patera'ya göre olaylar bundan biraz farklı gelişmişti ama mahkemenin verdiği bu karara karşı yapacak bir şey yoktu. Patera tam da WWF'de başarı ararken hapise gitmek zorunda kaldı. WWF, 1987 baharında Patera'yı geri getirdi. Ancak bu defa kötü adam olarak değil de iyi adam olarak. Ama hapisten çıkan bir adamı nasıl iyi adam olarak kabul ettirebilirsin ki? İlk olarak, hatırladığım kadarıyla Patera hapisteyken eğitim görmüştü ve çıktığında bir diploma almıştı. Artık bu üniversite diploması mıydı neydi pek hatırlayamıyorum. Patera'nın hayatı hakkında kısa videolar gösteriliyordu ve Patera sıkça "Adalete olan borcumu ödedim" diyerek kanundan kaçmadığını hatırlatıyordu ve hayatını değiştirdiğini anlatıyordu. Ve de kızgın olduğu bir isim vardı: Bobby Heenan. Taraftarlara sunulan hikayeye göre Patera hapise girince, menajeri Heenan ve Heenan ailesi üyeleri onu bir kez bile ziyaret etmemişti. Patera ve Heenan, bir programda kürsüden konuşma programı gibi bir şey yaptılar. Patera burada bir şeye kızmıştı ve kemeriyle Heenan'ı boynundan yakalayarak havada döndürüp yere fırlatmıştı. Heenan da ilerleyen günlerde boyunlukla gezmek zorunda kalmıştı.
Bazıları Patera'nın çok iyi bir push alacağını düşünmekteydiler. Hatta okuduğuma göre o zamanlarda bazı güreş mecmuaları Wrestlemania IV'de Patera'nın Heenan ile birleşeceğini ve gecenin ana maçında Hogan ile karşılaştırılmasınin planlandığıni yazmışlar. Diyeceksiniz ki ne oldu? Onu da televizyondan izlemiştim o günlerde. Patera aptal herifin tekiyle maç yaparken ona enteresan bir bodyslam yapmaya çalıştı. Adamı halter kaldırır gibi kaldırırken koluna bir şey oldu ve Patera bitirici hareket falan yapmadan hemen tuşa gitti. Spikerler pek çaktırmadılar ama belliydi ki Patera acıdan dolayı maçı kısa kesmişti. Bu sakatlıktan dolayı ringlerden beş ay uzak kalmıştı, Wrestlemania IV'ü kaçırmıştı, döndüğünde de artık kendine önemli bir hikayede rol bulamamıştı. WWF'de yıldızı söndüğü için o da AWA'ya geri gitti. Burada başka bir Olimpik sporcu olan Brad Rheigans ile takım oldi ve bu ikili AWA takım kemerlerini kazandılar. Daha sonra hikayede Patera bir saldırıya uğrayınca sakatlandı ve takım kemerlerini bırakmak zorunda kaldılar. AWA'in kapanmasından sonra Patera sıkça bağımsız olarak güreşti ve kendi şovlarını düzenledi. Bugünlerde para karşılığı insanları motive etmek için konuşmalar yapmakta ve spor kariyerinden örneklerle insanları gaza getirmeye çalışmakta. İlgilenenler için ücret $750 artı giderler. Eee, Patera bu, boru değil. Neyse, şaka bir yana, Patera güreş tarihinin en başarılı "kötü adam" karakterlerinden biri olarak kabul edilmekte ve bu nedenle onun hiç adını duymamış olan güreş severlerin mutlaka Patera'yı öğrenmelerinde yarar var. © 2006 Hakan Haktanır |
Amerikan güreşi ve Olimpiyatlar deyince bugünkü jenerasyonda akla ilk gelen isim Kurt Angle oluyor. Ancak benim çocukluğumda akla Ken Patera gelirdi. Kendisi bir halterci olmakla beraber, belki de ABD'nin halterde yetiştirebildiği son başarılı isim olarak bilinmekte. 500 pound üzeri silkebilen ilk ve tek Amerikalı olarak tarihe geçen Patera, 1972 Olimpiyatlarında yeterli toplam elde edemeyince madalya almayı beceremedi.
Ardından 1984 gibi Patera artık ismi WWF olarak kısalan federasyona geri geldi. Burada hem Hogan ile olan çekişmesine devam etti, hem de eski menajeri Heenan'la yeniden birleşti. Patera, kendisi gibi Heenan ailesi üyesi olan Big John Studd'a da Andre The Giant ile olan çekişmesinde destek oldu.
Neyse, Patera doğal olarak Heenan ailesi üyeleri ile çekişti. İlk