Kurgu ve Ötesi
Hakan Haktanır



Güncel videolar ve güreş forumları için Sevenload'a uğramayı unutmayın.

Nostalji



Güreşmania'nın nostaljik inceleme çalışmalarına bakmayı unutmayın!

Tamamlanan projeler:
1993 RAW ve PPV incelemeleri
1994 RAW ve PPV incelemeleri
1997 RAW ve PPV incelemeleri
1998 RAW ve PPV incelemeleri



WCW PPV İncelemeleri

Web Hosting By Arvixe

Ric Flair: 1972-1991
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 19
ZayıfEn iyi 
Hakan Haktanır tarafından yazıldı.   
Perşembe, 20 Nisan 2006 21:00

Woooooooooooo! Adamı öğrenmek için adamın profilini okumalısın! Profiller arasında en pis yazılanı bu.

{mmp3}wwe_flair.mp3{/mmp3}

Ric Flair (Nature Boy): 1972-1991

Hazırlayan: Hakan Haktanır

 

Güreşçi: "Nature Boy" Ric Flair
Gerçek İsmi: Richard Morgan Fliehr
Doğum Tarihi: 25 Şubat 1949
İlk Resmi Maçı: 1972
Memleketi: Memphis, Tennessee
Bitirici Hareketi: Figure Four Leg Lock

1991'e kadarki kemerleri:

Mid-Atlantic Tag Team titles w/Rip Hawk
Mid-Atlantic Television title (2)
NWA World Tag Team titles w/Greg Valentine
Mid-Atlantic Tag Team titles w/Greg Valentine
NWA United States title (5)
NWA (Mid-Atlantic) Tag Team titles w/John Studd (2)
NWA World Tag Team titles w/Blackjack Mulligan
NWA World Heavyweight title (9)

Güreş dünyasında efsanelerden bahsederken herhalde hiç biri tam olarak Ric Flair'e yaklaşamaz. 1949 doğumlu Flair, lisede amatör güreş yaptıktan sonra 1971 senesinde Verne Gagne tarafından Amerikan güreşi eğitim almaya başladı. 1972 senesinde de Flair kendini Gagne'ye ait American Wrestling Assoication'da göstermeye başladı. Buradaki ilk maçında George "Scrap Iron" Gadaski ile yaptığı on dakikalık maç sürenin dolması üzerine beraberlik ile bitti.

Bu federasyonda iki sene güreştikten sonra NWA Mid-Atlantic bölgesinde güreşmeye başladı. Burada saçını sarıya boyadı ve renkli kıyafetler giyip kendini "Nature Boy" olarak tanıtmaya başladı. İlk zamanlarda bitirici hareketi elbow-drop veya üst iplerden knee drop idi. Bu federasyonda Paul Jones'u yenerek Mid-Atlantic Television title'ı kazandı. Bu onun ilk tekli kemer şampiyonluğu oldu.

NWA MID-ATLANTIC'de KÖTÜ ADAM:

Ekim 1975'de Flair'in bindiği bir uçak North Carolina bölgesinde kaza yaptı ve Flair sırtını üç ayrı bölgeden kırdı. Doktorlar ona bir daha güreşemeyeceğini söyleseler de o bir sene sonra ringlere dönmeyi başardı. Ancak Flair döndüğünde taraftarların ona sevgi gösteren pankartlarını gıcıklığına yırttı ve böylece çok başarılı bir kötü karakter olmayı başardı. 1976 sonunda sıkça Greg "The Hammer" Valentine ile takım ortağı oldu ve Aralık ayında da Andersons'ı yenerek NWA World Tag Team kemerlerini kazandılar. Bu kemerleri Mayıs ayında kaybettiler.

Temmuz 1977'de Flair Bobo Brazil'i yenerek ilk defa US kemerini de kazandı. Bu sıralarda da Ricky "The Dragon" Steamboat ile efsanevi bir çekişmesi söz konusu oldu. Bu iki isim bir kaç sene boyunca artık sayısı hatırlanmayan bir miktarda maç yaptılar ve bu maçların bazıları güreş tarihin en iyi maçları arasında gösterilmekte. Steamboat o günlerde Flair'i hem TV, hem de US kemeri için yenmeyi başardı. Bir bölümde Steamboat süslü püslü Flair'in üstünü başını yırttı ve onu rezil etti.

Ekim 1978'de Flair ve Valentine bir kez daha Tag Team kemerlerini kazandılar ancak Nisan ayında bu kemerler ellerinden alındı. Yine Nisan ayından Flair bu sefer Mr. Wrestling'i yenerek ikinci defa US kemerini kazandı. İlerleyen günlerde Flair sıkça Blackjack Mulligan ile çekişti ancak Mulligan tüm gayretine rağmen bu kemeri onun elinden alamadı. Aralık 1978'de Steamboat Flair'i tekrar yenerek US kemerini kazandı. Nisan 1979'da ise Flair onu yenerek bu kemeri üçüncü defa kazandı.

NWA MID-ATLANTIC'de İYİ ADAM:

Kısa bir süre sonra gelişen olaylar üzerine Flair iyi adam olmaya karar verdi ve hatta bir süre Steamboat ile takım bile oldu. Flair daha sonra Mulligan ile de iyi geçindi. Bu ikili takım kemerlerini kısa bir süre ellerinde tuttular ve hatta Flair ona saygısını göstermek için elindeki US kemerini de bıraktı. Haziran 1980'de Flair, Valentine ile takım olup Iron Sheik ve Jimmy Snuka ile karşılaşmayı kabul etti. Ancak bu maçta Valentine ona kazık attı ve bastonla burnunu kırdı. Bir kaç hafta sonra da Flair Valentine'ın üstünü başını yırtarak (aynı Steamboat'un bir zamanlar ona yaptığı gibi) ondan öç aldı.

Temmuz 1980'de Valentine onu yenip US kemerini aldı ancak Flair Kasım 1980'de üstün gelerek kemeri beşinci defa kazanmış oldu. 1981 senesinde Flair, Roddy Piper ile çekişti. Ocak 1981'de Piper onu yabancı bir madde kullanarak yendi ve US kemerini ele geçirdi. Piper bu esnada aynı anda TV kemerinin de sahibiydi. Bir süre sonra bir hediye paketi içinde Flair'e artık istemediği TV kemerini vermek istedi. Ancak Flair bunu kabul etmedi ve ilerleyen aylarda Piper ve onun adamlarına karşı mücadele etti.

TO BE THE MAN, YOU GOT TO BEAT THE MAN (İLK 4 ŞAMPİYONLUĞU):

Flair'ın kullandığı ünlü laflardan biri olan "to be the man, you go to beat the man" dilimize en iyi şekilde şöyle tercüme edilebilir: "bir numaralı adam olmak istiyorsan, bir numaralı adamı yenmelisin". Flair de Eylül 1981'de aynen böyle yaptı ve Dusty Rhodes'u yenerek NWA World Heavyweight kemerini ilk defa kazandı. Bu dönemlerde bu şampiyonluk kemeri, ancak çok sıkı çalışabilecek adamlara verilirdi. Bundan dolayı da Flair kemeri kazandıktan sonra çoğu zaman haftanın altı günü güreşti. Kemeri ondan almak için de Ted DiBiase, Austin Idol, Bruiser Brody, Ole Anderson, Dusty Rhodes, Paul Orndorff, Tommy Rich, Billy Jack Haynes, Kerry Von Erich ve Jerry Lawler gibi ünkü isimler sıkça Flair ile maçlar yaptılar.

Haziran 1983'de Harley Race onu yenerek NWA World kemerini ele geçirdi. Ancak Kasım 1983'deki Starrcade'de Flair onu bir kafes maçında yenerek kemerini geri aldı. Böylece ilk defa bu kemer bir kafes maçında el değiştirmiş oldu. Flair üst iplerden bir hi-cross bodypress yaparak tuşu buldu bu maçta.

Mart 1984'deki Asya ve Avustralya turunda kemer iki defa el değiştirdi. Önce Race kemeri kazandı, ancak Flair iki gün sonra onu yenerek kemeri geri aldı ve böylece Kuzey Amerika'ya tekrar şampiyon olarak döndü. Bu aslında Flair'in 3. defa bu kemeri kazanışı olsa da o zamanlar resmen kabul edilmiyordu. Daha o zamanlar internet falan olmadığı için bazen böyle kemerler bir iki günlüğüne el değiştirirdi ancak Amerika'daki insanların hemen hemen hiç biri bundan haberdar olmazdı ve kemer değişiminden de federasyon hiç bahsetmezdi.

Şubat 1984'de hayatını kaybeden David Von Erich'in anısına bundan üç ay sonra Flair ve Kerry Von Erich arasında maç yapıldı ve Kerry galip gelerek World kemerini kazandı. Bundan üç hafta sonra Japonya turnesi sırasında Flair onu yenerek kemeri dördüncü defa kazandı. Flair, ilerleyen iki sene boyunca bu kemeri korumayı bildi ve Dusty Rhodes, Tully Blanchard, Ricky Steamboat, Wahoo McDaniel, Stan Hansen, Sergeant Slaughter ve Ron Garvin gibi isimlerle çekişti.

1985 senesine geldiğimizde, Flair daha çok Jim Corckett'ın sahip olduğu Mid-Atlantic federasyonunda güreşiyordu. Bu federasyon ilerleyen aylarda Georgia ile birleşip World Championship Wrestling oldu. Flair bu süre içinde de sıkı çalışmaya devam etti ve haftada en az altı gün değişik isimlerle güreşti. Flair ayrıca karşısındaki rakibine göre de karakterini değiştirdi, gerektiğinde temiz dövüştü, gerektiğinde de hileye baş vurdu. Yani duruma göre taraftar neye reaksiyon gösteriyorsa onları uyguladı.

THE FOUR HORSEMEN (5. ve 6. ŞAMPİYONLUĞU):

Yine 1985'de Flair, US şampiyonu Magnum TA ile ünlü bir çekişmeye girdi. Flair onu bir kere ringde patakladıktan sonra ertesi hafta ona yeni bir takım elbise getirdi ve "gerçek bir şampiyona" benzemesine yardımcı olmak istediğini söyledi. Magnum da takımı parçalayıp Flair'e saldırdı. Flair buna sinirlenip daha sonra ona şöyle bir iddiada bulundu: on dakika boyunca Magnum onunla ringde dayanamazdı (sanırım Kurt Angle 3-minute invitational'ın kaynağı ortada). Magnum ona karşı on dakika dayandı ancak maçtan sonra Flair'in kuzenleri olduklarını söyleyen Ole ve Arn Anderson Magnum'a saldırdı. Bu gelişmelerden sonra da Eylül 1985 sonunda Flair tekrar kötü adam olmuş oldu.

İlerleyen aylarda Flair, bu sefer Dusty Rhodes ile çekişti ve sıkça da Anderson'lardan yardım gördü. Starrcade 1985'de iki isim arasındaki maçta önce Rhodes galip ilan edildi, ancak ertesi hafta maçın aslında Flair'in diskalifiye olmasıyla bittiği kararlaştırıldı ve böylece kemer Flair'da kaldı. Kısa bir süre sonra Flair ve Anderson'lar yanlarına Tully Blancard ve menajer James J. Dillon'ı da alarak gruplarını resmileştirdiler. Ole Anderson 1986 başında sakatlanınca diğer isimler bir süre The Three Horsemen olarak gözüktü, ancak Haziran 1986'da dönünce The Four Horsemen grubu resmen kurulmuş oldu.

Horsemen seneleri diyebileceğimiz o günlerin başında Flair Great American Bash turunda kemerini isteyen herkes karşısında koruyabileceğini söyler ve onu yenmek isteyen herkes sırayla onunla maç yaparlar. Ancak Flair ustalığını konuşturup herkesi yendi. Temmuz 1986'da artık nihayet Rhodes onu bir kafes maçında yenmeyi becerir, ama Flair yine iki hafta sonra onu yenerek kemeri beşinci defa kazandı. Bu maçtan iki güne evvel Tully Blanchard, Rhodes'un dizini sakatladı. Rhodes da bu maçta tuş olmadı ancak figure four leglock esnasında bayıldı. 

Flair daha sonra bir süre Nikita Koloff ve Ron Gravin ile çekişti. Eylül 1987'de kemeri Garvin'e kaptırdı ama bir ay gibi kısa bir sürede geri alarak altıncı şampiyonluğunu yaşadı. Flair bundan sonra tekrar kemeri kolay kaptırmadı ve 1989 başlarına kadar şampiyonluğunu sürdürdü. Ancak Garvin olayına dönersek oradaki çekişmenin çok hoş bir kısmı var. Flair gözünü Garvin'in yanındaki kız Precious'a dikmişti ve ona kürk hediye ederek falan gönlünü almaya çalıştı. Flair bir maçta Garvin'i yenerek Precious ile dışarı çıkma hakkını kazandı. Ancak gün gelip Flair'in kapısı çalınca oradaki Precious değil Garvin'di ve kapıyı açan Flair'in suratına bir tane geçirdi.

Bu arada 1987'nin başlarında Ole Anderson, Four Horsemen'dan ayrılmıştı ve onun yerini Lex Luger almıştı. Ancak daha sonra Luger da kemere gözünü dikince bu gruptan ayrıldı. Kemerin pelindeki başka bir isim de Sting idi. Nisan 1988'de Four Horsemen'deki eksikliği Barry Windham doldurdu. Kısa bir süre sonra da Horsemen'in dört üyesi de elinde kemer bulundurdu. Flair World kemerini, Windham US kemerini, Anderson ve Blanchard da takım kemerlerini tuttular (bu da size WWE'de bir ara dört üyesi de kemere sahip Evolution grubunun ilham kaynağını gösteriyor).

Eylül 1988'de Blanchard ve Anderson NWA'den ayrılınca geriye kalan Flair ve Windham da sadece "The Horsemen" oldular. Flair, ilerleyen günlerde kemerini Luger karşısında korumayı becerdi. Blanchard ve Anderson ne iş vardı da gitti derseniz, o sırada WWF'de Brainbusters olarak yer aldılar.

STEAMBOAT İLE YENİDEN, STİNG İLE SIFIRDAN BİR ÇEKİŞME (7. 8. ve 9. ŞAMPİYONLUĞU):

Şubat 1989'a geldiğimizde Flair'i bir sürpriz bekliyordu. Seneler önce en büyük çekişmesini yaşadığı Ricky "The Dragon" Steamboat, World Wrestling Federation'dan ayrlıp NWA'ye gelmişti. Steamboat geldikten kısa bir süre sonra onu yenerek NWA kemerini aldı. İlerleyen günlerde iki isim yine efsanevi maçlarda karşılaştılar. Nisan ayında bir three-falls maçında iki isim bir saat üzerinde mücadele ettiler ve Steamboat üstün geldi. Zaten Flair'i de bu kadar başarılı bir güreşçi yapan özelliklerinden biri de bu kadar uzun süreli maçlar çıkarabilmesi. Denilene göre 1986-1989 arasındaki maçlarında Flair maç başına 34 dakika güreşti ve 50 dakikanın üzerinde süren 19 maçı oldu. (Bu arada WWE'nin şu anki yıldızı Boogeyman sanırım ortalama 2-3 dakika güreşiyor maç başına, bir örnek olsun diye söyleyeyim dedim)

Flair Mayıs 1989'da Steamboat'u yenerek kemeri de yedinci defa kazanmış oldu. Bu maç bu ikili arasındaki en iyi maç olarak kabul ediliyor. Ayrıca bu maçtaki üç hakemden biri olarak görev yapan Terry Funk, maçtan sonra Flair'e masa üstünde bir piedriver yaptı. Flair bundan dolayı Temmuz ayına kadar ortadan kayboldu ve o süre içinde Flair'in onurunu eski düşmanı Sting korudu. Flair dönünce Great American Bash'de Funk'ı yenerek tekrar kahraman oldu. Maçtan sonra kendisine Great Muta saldırınca Flair'ın imdadına Sting yetişti.

Ekim 1989'daki ilk Halloween Havoc'da Flair ve Sting ikilisi, Muta ve Funk ile karşılaştılar ve galip geldiler. Bu kafes maçında özel hakem Bruno Sammartino idi. İki hafta sonra Flair ayrıca Funk'ı bir I Quit maçında yendi ve kaybeden Funk onun elini sıktı. Ama bu sefer de maçtan sonra Flair'e Luger ve Muta saldırdı. Bu arada Arn Anderson geri döndü ve Ole ile birlikte Flair'e yardım etmek üzere Horsemen'i tekrar hayata geçirdi.

1989 sonunda Flair bir özel Ironman turnuvasına dahil oldu. Turnuvanın finalinde Sting onu yendi, ancak Flair ve Andersons ona saldırmak yerine onu kutlamayı tercih ettiler. Yine de bu dostluk fazla uzun sürmedi. 1990 başlarında Sting'in kemeri kazanma isteği sonucunda Horsemen grubu ona cephe oldu ve ona saldırdı. (Alın bir not daha, bu da Randy Orton'ın Evolution'dan atılmasının hikaye kaynağı) 1990 baharında emekli olan Ole Anderson'ın yerini Sid Vicious aldı. Bu arada Barry Windham da geri dönünce Horsemen tekrar güçlenmiş oldu.

Temmuz 1990'da Sting sakatlığından dönerek Flair'i yendi ve nihayet kemer hasretine son verdi. Flair bir kaç defa kemeri geri almak için koşturdu ancak daha sonra vites değiştirerek Arn Anderson ile takım halinde kemerlerin peşinde koştu. 1990 sonunda Sting bir maçta kemerini bilinmeyen Black Scorpion adında birine karşı korudu. Maçtan sonra bunun aslında Flair olduğu ortaya çıktı. Flair bu maçta kemeri kazanamadı ama bunu Ocak 1991'de gerçekleştirdi ve kemeri de sekizinci defa kazanmış oldu.

Bu arada World Championship Wrestling NWA'den bağlarını koparma aşamasına yaklaşınca ortada karmaşa yaşanmaya başlandı. Bir nevi ayrı WCW şampiyonluğu oluşturuldu ancak Flair iki federasyonun da şampiyonu durumdaydı bir süre için. Mart 1991'de Tatsumi Fujinami tartışmalı bir şekilde Flair'i yenerek WCW kemerini kazandı, ancak WCW bunu geçerli kılmadı ve kemeri Flair'de ilan etti. NWA ise maçı geçerli saydı ve şampiyonu Fujinami olarak kabul etti. Mayıs 1991'de Flair onu tekrar yenerek dokuzuncu defa NWA şampiyonu olmuş oldu.

Temmuz 1991'de Flair ve WCW yönetimi arasında anlaşmazlıklar çıkınca Flair ayrılmaya karar verdi. Flair bazı anlatmasına girmeye çalışmayacağım nedenlerden dolayı da şampiyonluk kemerinin sahibi olarak kaldı ve böylece federasyondan ayrılınca da kemeri yanında götürdü. Peki bu kemerle ne yaptı? Bunu profilin ikinci bölümünde öğrenebileceksiniz.

© 2006 Hakan Haktanır

Son Güncelleme: Pazartesi, 07 Ağustos 2006 06:09
 
Joomla Templates by Joomlashack