| 16 Bitlik WWF Oyunları (1992-1995) |
16 Bitlik WWF Oyunları (1992-1995)Hazırlayan: Hakan Haktanır Bu sayfada yazılanları kaynak göstererek dahi yazılı iznim olmadan kullanmayınız. WWF oyunlarının bu yazıda anlatılan kısma kadar olan gelişmeleri anlamanız için 8 Bitlik WWF Oyunları adlı yazıyı okumanız tavsiye edilir. Nintendo’nun Super Nintendo Entertainment System adlı yeni 16 bitlik konsolunun 1992 senesinde dünyanın çoğu kısmında var olmasıyla, bu konsol için hazırlanan ilk WWF temalı güreş oyunu da yine aynı sene içinde piyasaya sürüldü. Oyun aynı zamanda rakip 16 bitlik sistem Sega Genesis için de piyasaya çıktı. WWF Super Wrestlemania adlı bu oyunun böylece iki versiyonu yer almakta ve ikisi arasında ufak farklılıklar yer almakta. SNES versiyonunda oyunda Animal, Earthquake, Hawk, Hulk Hogan, Jake Roberts, Randy Savage, Sid Justice, Ted DiBiase, Typhoon ve The Undertaker yer alırken Sega versiyonunda British Bulldog, Hulk Hogan, Irwin R. Schyster, Papa Shango, Randy Savage, Shawn Michaels, Ted DiBiase ve Ultimate Warrior yer almakta. Yani kadrolar arasında bayağı bir fark söz konusu. Peki oyun 16 bitlik konsollarda yer alınca çok mu büyük bir değişikliğe uğramıştı? Hayır. Tabi ki grafikler ve sesler biraz daha kaliteliydi, hareketler biraz daha gerçekçi gözüküyordu ama bu oyun, bundan önce çıkan 8 bitlik oyunlara göre iki misli kaliteli değildi. Çığır falan açtığını kesinlikle söylemek mümkün değildi. Oyundaki bir yenilik, hangi güreşçinin hareket çekebileceğini belirlemek için iki taraf arasında bir düğmeye abanma olayının sunulmasıydı. Ama bunda kimin önde olduğunu gösteren her hangi bir gösterge bulunmamaktaydı. Hareketler yine oldukça basitti, hatta SNES versiyonunda güreşçiye özel hareketler yine bulunmamaktaydı. Genesis versiyonu bu konuda biraz daha iyiydi. SNES versiyonunda tekli, tag team ve dörde dört Survivor Series eliminasyon maçları bulunurken, Genesis versiyonunda şampiyonluk kemerini kazanmak için sırayla rakiplerinizin tümünü yenmeniz gereken mod da yer almaktaydı. Uzun lafın kısası, bu ilk 16 bitlik deneme pek de etkileyici değildi. SNES için Haziran 1993’te, Genesis içinse Eylül 1993’te piyasaya çıkan WWF Royal Rumble ise belki de konsollarda ilk defa zevkle oynanabilecek bir WWF güreş oyununun ortaya çıkmasını sağlıyordu. Özellikle canlı grafikleri bakımından izlemesi bile zevkli olan bu oyunda artık basit hareketlerin yanına güreşçilere özel signature ve bitirici hareketler de yer almaktaydı. Bir önceki oyunda ortaya çıkan Tug-of-War adı verilen ve kimin hareketi çekebileceğini belirleyici düğme yarışının, bu sefer ekranda göstergesi bulunmaktaydı. Oyunda yer alan hakem, bir süs olmaktan ileri gidiyordu ve darbe aldığı anda bir süre yerde kalabiliyordu. Oyunda bunu fırsat bilerek normalde DQ olmanıza neden boğma ve rakibin gözüne parmak sokmak gibi şeyleri de hakem yerde kaldığında gerçekleştirebiliyordunuz. Rakibinize ring dışındaki sandalyeyle çakmak da ilk defa mümkün oluyordu. Oyunda hakemin ortada olmadığı Brawl modunda her türlü pisliği yapabiliyordunuz ve rakibinizin gücü tamamen bittiğinde maçı kazanıyordunuz. Tag team maçlarında rakibiniz sizin köşeye çok yaklaştığında onu tutup, ortağınızın ona çalışmasına yardımcı olabiliyordunuz.
Zamanında beni heyecanlandıran en büyük maç türü ise bu oyunla ilk defa ortaya çıkan Royal Rumble maçı oluyordu. Bildiğiniz gibi bunda rakiplerinizi ring dışına yollamaya çalışıyordunuz. Yalnız aşırı heyecanlanmadan ekleyeyim ki oyunda 12 güreşçi yer almaktaydı. Rumble müsabakasında konsollar sadece o kadarını kaldırabileceği için ringde aynı anda en fazla altı güreşçi olabiliyordu. Bir sonraki ismin ringe girebilmesi, ancak birinin elenmesiyle mümkün oluyordu. Yine de bu olay zamanı için gayet iyiydi. İlk defa bir mecmuada oyundan görüntüler gördüğümde içimden “Keşke bende de SNES olda” diye düşünmüştüm. Ancak o zamanlar konsolları ve oyunları bulmak Avrupa’nın başlıca yerleri dışında kolay değildi, bulsanız bile bunlar direkt yurt dışından getirildiği için dükkan sahipleri normal fiyatının çok üstünde satmaktaydılar. Kadro olayına dönersek, hem SNES, hem de Sega versiyonunda Bret Hart, Crush, Lex Luger, Randy Savage, Razor Ramon, Shawn Michaels ve The Undertaker yer almaktaydı. Geriye kalan beş isimse konsoluna göre farklıydı. SNES’te Tatanka, Mr. Perfect, Ric Flair, Ted DiBiase ve Yokozuna yer alırken, Genesis’te Hulk Hogan, Papa Shango, Jim Duggan, IRS ve Rick Martel yer alıyordu. WWF Royal Rumble, güreş severleri mutlu etmeyi ve iyi bir oynanabilirlik sunmayı başarmıştı. Elbette mükemmel değildi, ama bu sefer bayağı bir yol kat edilmişti.
Bu arada Sega, 16 bitlik konsolu için bir de CD okuma özelliği ekleyen Sega CD (veya Avrupa’da Mega CD) adlı CD-ROM eklentisini piyasaya sürmüştü. Sega CD ile oynanması için Acclaim tarafından WWF Rage in the Cage Amerika’da 1993 sonunda piyasaya sürülmüştü. Oyunun görüntü ve ses kalitesinin yanı sıra oynanışı da WWF Royal Rumble’la neredeyse tamamen aynıyken, CD’nin daha fazla veri barındırma özelliği kullanılarak bu sefer oyunda 20 güreşçiye yer verilmişti: Bam Bam Bigelow, Big Boss Man, Bret Hart, Crush, Headshrinker Fatu, Headshrinker Samu, IRS, Kamala, Lex Luger, Mr. Perfect, Nasty Boy Knobbs, Nasty Boy Sags, Randy Savage, Razor Ramon, Rick Martel, Shawn Michaels, Tatanka,Ted DiBiase, The Undertaker ve Yokozuna. Bu güreşçi sayısı, o zamanlar için muazzam bir olaydı. Hatta daha sonra çıkacak bir çok oyun bile bu sayıya ulaşmamaktaydı. Oyunda kafes maçının yer almasıyla bu özelliğe sahip tek 16 bitlik WWF oyunudur. Ancak belki de oyunun en salakça yönü, 20 adamın yer almasına ve içinde hazır tag teamlerin olmasına rağmen oyunda ne tag team maçı, ne de Royal Rumble maçı yapabilmeniz. Oyunda CD kullanmanın getirdiği avantajla ilk defa olarak da Full Motion Video adlı olay bir oyun güreşinde yer edinmişti. Yani, oyun içinde gerçek video çekimlerine yer verilmişti. Bu görüntüler oyunun açılış videosunda, güreşçi menüsünde gösterilen bitirici hareketlerinde ve turnuva kazandığınızdaki görüntülerde kullanılmıştı. Sega CD’nin başarısız olması nedeniyle bu oyun, Sega CD için var olan tek güreş oyunudur. Sega 1995 senesinde Sega 32X adını verdiği yeni eklentiyi sunacaktı. Bu eklenti, 16 bitlik Genesis’i 32 bitlik bir alet haline getiren bir eklentiydi. Kasım 1994’te, 16 bitlik WWF oyunların üçüncü ve son ayağı olarak kabul edilen WWF RAW piyasaya çıkıyordu. Üçüncü ayağı dedim çünkü Sega CD’nin az satması ve çoğu kişinin WWF Rage in the Cage’i görmemiş bile olmasından dolayı genel kanı böyle. Oyun, olumlu bir çok yenilikler getirmekteydi. Öncelikle, güreşçilerin kendine has hareketleri geliştirmişti ve moveset’leri tamamen kendilerine hastı. Daha önceki oyunlarda yer almayan DDT ve Fallaway Slam gibi hareketler, iilk defa bu oyunda yer alıyordu. Her güreşçinin de kendine has güç özellikleri vardı. Oyunda güreşçilere ait signature hareketleri çekme düşüncesi de bu sefer rakibinizin güç durumuyla alakalı olmuştu. Bundan önceki oyunun Genesis versiyonundaysa signature hareketleri her an yapabiliyordunuz, bu da oyundan gerçekçiliği götürüyordu. Bir önceki oyunda yer alan maç türleri, Royal Rumble maçı dahil, bu oyunda da yer almaktaydı. Bunun yanı sıra Bedlam adı verilen ve günümüzde Tornado Tag olarak bildiğimiz oyun türü de eklenmişti. Diğer bir maç türü de Bedlam ve Survivor Series maçının kombinasyonu olan RAW Endurance maç tarzıydı. Bu oyun tarzında rakip takıma karşı kaç kişiyle mücadele edeceğiniz tamamen sizin seçiminiz olduğu için, bu vesileyle handicap match de ayarlama şansına sahip oluyordunuz.
© 2009 Hakan Haktanır |





Oyun 1995 senesinde, Sega’nın yeni 32 bitlik Sega 32x adlı konsolunda da kendini gösteriyordu. Bu konsol için hazırlanan versiyonda, SNES ve Genesis’te yer almayan özellikler bulunmaktaydı. Örneğin hafif güreşçiler, schoolboy tuş uygulayabiliyorlardı. Önceki versiyonlarda yabancı nesne olarak sandalye ve kova yer alırken, bunda bir de sağlık çantası vardı. Buna benzer ufak farklılıkların yanı sıra, bu oyunda gizli olan Kwang adlı güreşçiyi açabiliyordunuz. Her üç konsoldaki diğer güreşçiler 1-2-3 Kid, Bam Bam, Bret Hart, Diesel, Doink, Lex Luger, Luna Vachon, Owen Hart, Razor Ramon, Shawn Michaels, Undertaker ve Yokozuna idi. Oyun ayrıca Game Boy ve Game Gear için de piyasaya çıkıyordu, ancak bu verisyonlarda hem kadrolara daha dardı, hem de özellikler daha kısıtlıydı. Zaten bir çok diğer oyun için olduğu gibi, bu handheld versiyonlar konsollardaki versiyonlardan çok daha düşük kalitede oluyordu. Oyunun konsol versiyonları kontroller ve oynanabilirlik bakımından oldukça başarılıydı. Bu oyunun 16 bitlik dönemin en iyi WWF oyunu olduğunu da sanırım rahatça söyleyebiliriz.