Facebook'ta Paylaş

Güreşmania, size her ay dünyanın bir numaralı Amerikan güreşi mecmuası olan WWE Magazine'in içeriğini özetlemekte ve tercümeleri ve resimleri ile örnek sayfalar sunmakta. Ekim 2008 sayısının içeriğini görmek için resme tıklayınız.

Nostalji



Güreşmania'nın nostaljik inceleme çalışmalarına bakmayı unutmayın!

Tamamlanan projeler:
1993 RAW ve PPV incelemeleri
1997 RAW ve PPV incelemeleri
1998 RAW ve PPV incelemeleri



WCW PPV İncelemeleri

Web Hosting By Arvixe

İçerik Tıklama Görünümü : 6457508
Pro Wrestling (1987)
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 13
ZayıfEn iyi 
Hakan Haktanır tarafından yazıldı.   
Salı, 23 Haziran 2009 18:46

Pro Wrestling (1987)

Hazırlayan: Hakan Haktanır

Bu sayfada yazılanları kaynak göstererek dahi yazılı iznim olmadan kullanmayınız.

Piyasaya Çıkış Senesi: 1987
Yapımcı:
Nintendo R&D3
Platform:
Nintendo Entertainment System
Oyuncu Sayısı:
1-2

1987 senesinde piyasaya çıkan bu oyun, oynadığım ilk güreş oyunu olmasa da sahip olduğum ilk güreş oyunuydu. Oyun o zamanlar ünlü bir konsol olan Nintendo Entertainment System’da yer almaktaydı. Bu aynı zamanda bu konsolda çıkan ilk güreş oyunu olarak da tarihte yer almakta.

Nintendo Entertainment System hakkında fazla bilgisi olmayanlar için bu konsolu kısaca açıklayayım. Oyunları koca bir katruş şeklindeydi. Aletin kapağını açardınız, oyunu içeri ittirirdiniz, sonra da aşağı bastırırdınız. Kontroller için aklımda kaldığı kadarıyla adı joypad olan zımbırtılarda bir tane yön tuşu yer almaktaydı. İki tane de düğmesi vardı, bunlar A ve B düğmeleri olarak bilinirdi. Doğal olarak, seneler sonra çıkan aletlerle kıyasladığımızda bayağı taş devri bir olay gibi gözükmekte olsa da, NES günü için bir çığır açmıştı. 1985 sonunda çıkan 8 bitlik bu alet, 1983 senesinde Amerika’da çökmüş olan video oyun endüstrisini tekrar canlandırmıştı. Konsolun yaklaşık 62 milyon adet sattığı bilinmekte, bunlardan biri de bendeydi. Bu arada oyun aslında 1986 senesinin sonunda Nintendo'nun Famicom adlı Japon konsolunda çıkmış, ama bu konsol bu ülkenin dışına çıkmadığı için bunu fazla kafaya takmayın. Bu arada oyunun kapağına tekrar bakmanızı ve bu resmin size tanıdık gelip gelmediğini düşünün. Cevabı yazının sonunda bulabilirsiniz.

Pro Wrestling oyununa dönersek, oyunda seçebileceğimiz altı tane güreşçi yer almaktaydı. Hangi güreşçiyi seçerseniz, diğer beş isimle bire bir maçlarda yer almanız gerekmekteydi. Karşılaştığınız isimlerin sırası hep aynıydı, birini yendiğinizde bir sonraki maça geçerdiniz. Karakterlere bakalım kısaca. Fighter Hayabusa, bildiğimiz normal, gösterişsiz bir güreşçi. Ne diyeyim... Siyah saçlı, siyah şortlu, sert bir güreşçi. Pembe kıyafetli Starman ise biraz daha eksantrik bir karakterdi ve stil olarak biraz daha takla falan atan bir güreşçi olduğu için sanırım Meksika stilinde güreşmekteydi diyebiliriz. Kin Kon Karn ise acayip tipsiz bir şişman karate ustasıydı. Sarı saçlı Giant Panther karakteri de sanırım Batı’yı temsil ediyordu. Adamın cildi neredeyse turuncu gibiydi. The Amazon adlı karakteri kabullenmek için artık hayal gücünüzü bayağı zorlamanız gerekmekteydi. Bu adam yarı insan, yarı pirana olarak lanse ediliyordu. Yeşil bir yaratık gibi bir şeydi. Bu isimleri yenmeyi başardığınızdaysa Video Wrestling Association şampiyonu King Slender ile karşılaşmaya hak kazanıyordunuz. Onu da yendiğinizde ekranda sizin yeni VWA şampiyonu olduğunuzu gösteren bir resim çıkıyordu. Eğer karakter olarak King Slender’ı seçmişseniz, o zaman Giant Panther VWA şampiyonu olarak karşınıza çıkıyordu.

Her güreşçinin kendine has bir kaç hareketi yer almaktaydı. Yani bunlara bitirici hareket demek istesem de oyunun gerçeklerini göz önünde tutarsak bitirici hareket dememiz mümkün değil, çünkü günümüzdeki oyunlardaki gibi bu hareketlerden bir tane falan çekince maç kazanmanız imkansızdı. Fighter Hayabusa’nın özel hareketinin adı Back Brain Kick’ti. Bir nevi enziguriydi bu hareket ve aslında uygulaması diğer hareketlere göre zordu çünkü rakibinizin arka çaprazına geçmeniz gerekiyordu ve onun çekilmesine de fırsat tanımamalıydınız. Rakibiniz de oyunda sürekli üstünüze geldiği için bu her zaman çekebileceğiniz bir hareket değildi. Genelde daha önce yere indirdiğiniz rakibin yerden kalktığı anda çekebileceğiniz bir hareketti. Starman, geriye doğru takla atarken rakibini ittirdiği Somersault Kick ve koşarak rakibine çekebildiği Flying Cross Chop hareketlerine sahipti. İkinci hareket için de zamanlamanızı iyi yapmanız gerekmekteydi, aksi taktirde boşa uçardınız. Kin Corn Karn bir Karate Kick, bir de Mongolian Chop’a sahipti. Giant Panther ile Iron Claw bağlayabilirdiniz veya rakibinize kafa atabilirdiniz. The Amazon rakibini boğardı veya ısırırdı. King Slender’ın özel hareketiyse backbreakerdı.

Pro Wrestling - Nintendo Entertainment System Pro Wrestling - Nintendo Entertainment System

Giant Panther, rakibi The Amazon'a acıyı tattırıyor...
Hakem temkinli ve olayı uzaktan takip ediyor.

Tebrikler King Slender... Puma'yı da yendin.
Şimdi yeni bir güreş oyunun çıkmasını bekle!

Şampiyon olduktan sonra, bu sefer de yine aynı rakiplere karşı kemerinizi korumaya başlardınız. Her maçta da rakiplerinizin gücü artmaktaydı ve onları yenmesi daha zor olmaktaydı. Kemerinizi beş rakibinize karşı ikişer defa daha koruduktan sonra, yani on maç daha kazandıktan sonra, oyunda sadece bilgisayarın kontrol edebildiği Great Puma adlı bir güreşçiyle karşılaşırdınız. Great Puma da adı üstünde olduğu gibi bir pumaya benzeyen adamdı ve oyunda kendisi Video Wrestling Federation’ın şampiyonuydu. Onu da yendiğinizde VWA ve VWF kemerleri birleşmiş oluyordu ve siz de bu iki kemerin sahibi olarak oyunu tamamlıyordunuz. Great Puma’yı yenmesi bayağı zordu, özellikle de maçta süre olduğu için. Kaç dakikaydı hatırlamıyorum ama zaten rakipleriniz zorlaştıkça, onların işini o sürede bitirmesi zorlaştığı için oyunda zorlanmaktaydınız. Sürenin dolması halinde maç berabere ilan edilirdi ama oyun sona ererdi. Yani sürekli kazanmanız gerekmekteydi. Bu arada Puma ile ilgili olarak aklıma gelen bir şey, diğer güreşçilerin çoğu hareketine sahip oluşuydu.

Maçı kazanmanın da sadece iki yolu vardı. İlki, rakibinizi gerekli olduğu kadar patakladıktan sonra tuşa bularak. Oyunda ne sizin, ne de rakibinizin sağlık durumunu gösteren bir gösterge yer almamaktaydı. Ancak rakibiniz sizin tuşunuzdan ne kadar çabuk kurtuluyorsa, ona göre ne kadar enerjisinin kaldığınız çözebiliyordunuz. Yani çok zorlanarak kurtulduysa, genelde ona biraz daha zarar vererek bir sonraki deneyişinizde tuşu bulabileceğinizi biliyordunuz. Kazanmanın diğer yolu da countout ileydi. Hakem, ona kadar değil de yirmiye kadar sayardı. Ring dışına rakibinizi ringin köşelerine çarparak ona zarar verebiliyordunuz. Hatırladığım kadarıyla çıkmak hem kendi isteğinizle oluyordu, hem de rakibinizin sizi ring dışına slam etmesiyle. Şimdi aklıma geldi... Bir de rakibinizi ring dışına yolladığınızda onun üzerine uçarak atlayabiliyordunuz. Bu da ring dışına çıkmanın bir diğer yolu oluyor böylece. Gıcık bir olay, ringe sadece ekrana bakan kısmından dönebilmenizdi. Yani yan kısımlardan giremiyordunuz. Ringin karşı köşesiyse tamamen kullanım dışıydı, oraya gidemiyordunuz bile. Oyunda ne kadar çok dayak yediyseniz ona göre ayağa kalkmanız uzun sürdüğü için ring dışında ters bir yerde alacağınız bir darbe, countout ile kaybetmenize neden olabilirdi. Hatırladığım kadarıyla, etrafınızda rakibiniz olmadığında oyunda koşmak mümkün olmadığı için, koşarak ringe döneyim düşüncesi de yer almamaktaydı. Yani koşuşlar sadece koşarak rakibe çekilen hareketlerle mümkündü diye hatırlıyorum. Bu arada ekranda güç göstergesi yer almamasına rağmen, eğer siz dayak yerseniz bu bir uyarı alarmıyla size belirtiliyordu. İkinci alarmı duyduğunuzda durumunuzun bayağı kötü olduğunu anlayabiliyordunuz.

Oyunda pes ettirme veya diskalifiye gibi kavramlar yer almamaktaydı. Ancak bu oyun, bildiğim kadarıyla ringde hakemin yer aldığı ilk oyunlardandı. Hakem maç boyunca öyle dikili de beklemezdi, mücadeleye göre kendi duracağı yeri ayarlardı. Bu nedenle bir tuş esnasında hakem bazen yakında olurdu ve hemen sayardı, bazen de uzakta kaldığı için önce kendini ayarlamak zorunda kalırdı. Buna göre de bazen geç saydığı için tuştan kurtulma şansına sahip olurdunuz. Oyunda ayrıca ring dışına kameraman da yer almaktaydı. Onun bir fonksiyonu yoktu ama mücadelenin olduğu bölgeye göre kamerasını ayarlayarak en azından gerçekçi hareket ederdi. Oyunda arkadaşınıza karşı da maç yapma şansınız olurdu. Kazanan, üç maçtan iki galibiyet çıkaranın belirlenmesiyle belirlenirdi. Oyunda tag team yer almamaktaydı. İnternette okuduğumda aklıma gelen bir komik olay da maçlarınızı kazandığınızda ekranda “A winner is you” şeklinde grameri bozuk bir yazının çıkmasıydı. Anlaşılan Japonca’dan başarısız bir tercüme yapmış görevlilerden biri. Ringin etrafında da “Go Fight!” yazardı, o da hep garibime gitmişti.

Neyse, işte ben 10-11 yaşlarındayken var olan ve sahip olduğum oyun buydu. Az vakit harcamamıştım karşısında. 15 maç kazanıp sonra Great Puma’yı yenemeyince oyuna yeniden başlayıp bunu tekrarlamak sinir bir olaydı, ama Puma’yı görünce de insan bayağı heyecanlanıyordu. Elbette Puma’yı sonunda yenmiştim. Ama sanırım onu ilk yenişim ancak countout ile olmuştu.

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.
 

Oyundaki karakterlerin resimlerini ve hareketlerini görmek için bu bağlantıya bakabilirsiniz, hareketleri animasyonlu olarak dahi göstermişler:

http://strategywiki.org/wiki/Pro_Wrestling/Characters

Son olarak, oyunun kapağıyla ilgili olan olaya dönersek, size John Cena'nın güncel tişörtünü hatırlatayım:

Cena - Sports Entertainment System T-Shirt

© 2009 Hakan Haktanır


Son Güncelleme: Salı, 23 Haziran 2009 23:13
 
Joomla Templates by Joomlashack