Kurgu ve Ötesi
Hakan Haktanır



Güncel videolar ve güreş forumları için Sevenload'a uğramayı unutmayın.

Nostalji



Güreşmania'nın nostaljik inceleme çalışmalarına bakmayı unutmayın!

Tamamlanan projeler:
1993 RAW ve PPV incelemeleri
1994 RAW ve PPV incelemeleri
1997 RAW ve PPV incelemeleri
1998 RAW ve PPV incelemeleri



WCW PPV İncelemeleri

Web Hosting By Arvixe

WWF Makalesi: Dig This, Sucka! (2001)
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Hakan Haktanır tarafından yazıldı.   
Pazar, 16 Eylül 2007 06:00

Son senelerde King Booker olarak bildiğimiz Booker Huffman'ın Booker T karakteri altında WWF'deki ilk zamanlarından kalma bu makalede Booker'ın başarılı kariyerine ve yenil geldiği WWF'deki Federation yıldızları ile olan çekişmelerine değinilmekte. Eski günlerin havasını yaşamak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir makale.

WWF Makalesi: Dig This, Sucka! (2001)

Hazırlayan: Hakan Haktanır

Bu sayfada yazılanları kaynak göstererek dahi yazılı iznim olmadan kullanmayınız.

Bu yazının orijinali Kasım 2001 sayılı WWF Magazine'de yer almıştır.

Booker T Bizi Bilgilendiriyor: "Ben, bu endüstrinin en iyisiyim!"

Böbürlenme, güreş ringlerinden güreşçiler tarafından sıkça sergilenir. Güreşçiler ilk defa ellerine bir mikrofon geçirip kendilerini öven laflar sarf ettikleri ilk anda da seyircilerin onlara bakışını etkilerler. Mantıklıca düşünürsek, endüstrinin en iyisi olduğunu iddia eden bir çok güreşçi varken hepsinin doğru olma ihtimali yok. Ama bazı isimler iddialarına oldukça yakınlar. Booker T'nin de bu kişilerden biri olması mümkün.

Kendisi, WCW tarihinin en başarılı ve egemen güreşçilerinden biri. Harlem Heat üyesi olarak 10 defa takım kemerlerini kazanarak bir rekorun sahibi. Chris Benoit ve eski AWA World Champion Rick Martel gibi isimleri yenerek altı defa World Television kemerini kazandı. United States kemerini namağlup bir şekilde bıraktı ve kendi isteğiyle kemeri Kanyon'a teslim etti. Ve tabi ki, beş defa WCW World Heavyweight şampiyonu oldu. Bu rekoru sadece Ric Flair, Sting ve Hulk Hogan geçebilen isimler oldular.

"Alliance" grubunun istilasının başından bu yana "Booker Man" kendisinin Raw is War ve Smackdown programlarının izlenmesi gereken isimlerinden biri olduğunu gösterdi. Bazıların göre, seyirciler her hafta aynı isimleri ana kemer maçında görmekten sıkılmışlardı. Alliance istilaya başlayıp Federation'a savaş açınca, Booker T bir çok defa kendini gösterme fırsatı buldu ve bunun sonucunda da adeta WWF'e doping etkisi yaptı. Belindeki WCW World Heavyweight kemeri ile WCW'yu tekrar haritada görünür duruma getirdi.

"Vince McMahon, benim sayemde reytinglerde artış buldu. Benim Kurt Angle, The Rock ve The Undertaker gibi isimlerle yaptığım maçlar bu artışlarda etkili. Son zamanlarda Federdation şovlarında kaliteli olaylar oldu ve bunlara Booker T'nin rolü büyüktür. Ve dahası da gelecek" diyor Booker T.

Ancak sports-entertainment endüstrisinin yapısından dolayı, bir WCW adamı olarak gelen Booker T, kendini World Wrestling Federation'ın yıldızlarına karşı ispatlamak durumunda buldu. Özellikle de The Rock'a karşı, çünkü bazı eleştirmenlere göre Harlemli Booker, kariyerini The Rock'ı kopyalayarak geliştirmişti. The Rock da aynısını iddia etmekte. "Booker T, kariyerinin başından beri beni kopyaladığı için, kendisi her zaman sadece benim ucuz bir kopyam olarak kalacak" şeklinde yorum yapıyor Rock.

"Bu endüstride 11 sene geçirdikten sonra The Rock'ın bu iddiasını duymak benim için tam bir hakaret. Ben ilk günümden beri hep kaliteli bir insan oldum. Her zaman iyi giyindim, her zaman ring içinde ve dışında bir şampiyona yakışır biçimde hareket ettim. Belki bazılarının görüşüne göre Rock'ı taklit etmiş olabilirim, ama bu benim görüşüm değil. Aslında asıl The Rock bence Booker T gibi olmak istiyor!" diyor Booker T.

Aslında Booker bir noktada haklı. Kendisi bu endüstride The Rock'ın bulunduğundan iki misli süre yer aldı. The Rock WWF'de ilk maçına çıktığında Booker T yedi kere WCW takım kemerlerini kazanmıştı bile. Booker'ın taklit ettiği iddia edilen bazı şeyler zaten Booker'ın seneler önce karakterinin parçasıydı. Bu durumda Booker haklı olabilir ve belki asıl The Rock kendisini taklit etmekte.

"Senelerdir insanlar Booker T'nin yeteneğine şahit oldular. Sonra herifin teki ortaya çıkıp bir kaç akılda kalan esprili laf üretiyor, kaşını dikiyor ve insanlar onun için birden deli oluyor. Bunun karşılaştırılması bile yapılamaz! Booker T, bu endüstrinin en iyi güreşçisidir" şekline yorum yapıyor Booker. "Ama aslında bu adamı fazla kafaya da takmıyorum. Benim için önemli olan taraftarlar. Onlar zaten beni görmek istiyorlar. Kimin gerçek şampiyon olduğuna onlar karar verir" diye de ekliyor.

Bu çekişmeyi kızıştıran olay, belki de iki ismin aynı anda ana kemer tutmalarıydı. The Rock WWF ana kemerini tutarken, Booker T de WCW'da ana kemeri tuttu. Elbette bazı kıskançlıklar da olası. The Rock müthiş ün kazanırken, Booker T ise reytingleri oldukça düşen bir WCW'da çok daha az insan karşısında kendini gösterebiliyordu. Soyunma odasından sızanlara göre Booker T her zaman kendini gerçek dünya şampiyınu olarak görmekteydi ve iki ana kemer sahibinin karşılaşacağı bir maç ile de bunu ispatlamayı çok isterdi.

Bu nedenle The Rock ve Booker T arasındaki dinamizm, 1980lerde bu endüstrinin en büyük iki yıldızı Ric Flair ve Hulk Hogan arasında yaşanan "soğuk savaş"ı anımsatmakta. O zamanki WWF şampiyonu Hulk Hogan, karizması ve Hollywoodvari kişiliği ile medyayı ve insanları adeta kendisine odaklamıştı. Diğer bir yandaysa yetenekli NWA/WCW şampiyonu Ric Flair daha az insan tarafından tanınmaktaydı.

O günlerde "Nature Boy" Ric Flair sıkça iki federasyonun anlaşıp iki şampiyonun karşılaşıp kendisinin gerçek şampiyon olduğunu göstermek istemekteydi. Hogan ise bu meydan okumalarını duymazlıktan geliyordu. Taraftarlar bu karşılaşmaya ancak seneler sonra tanık olabilmişlerdi ve o zaman da olayın heyecanı artık eskisi gibi değildi.

Ancak Booker'a gelince, kendisi WCW'nun Federation'ı istilası vesilesiyle Flair'in yapamadığını yapma şansı buldu: "düşmanın" tarafında yer alırken, WWF'in ana adamı ile maç yapma şansı. Bu ikilinin ilk maçı Ağustos ayında SummerSlam'de gerçekleşti ve Booker, WCW World Heavyweight kemerini rakibine kaybetti. Ancak bu maç savaşın sadece başlangıcı niteliğinde oldu.

Booker T bugüne kadar bir çok kemer kazandı, ancak amacı bu endüstrinin adeta kutsal kasesi sayılan bir başarıya imza atmak. Kendisi, WCW ve WWF Heavyweight kemerlerini birleştirmek ve bu endüstrinin 40 seneden beriki ilk "Undisputed World Champion"ı olma. Bunu yapabilmek için, Federation'ın en iyi adamlarını haklamalı. Bu nedenle Booker'ın da tek alıp veremediği The Rock ile değil. Örneğin kendisinin, son günlerde tekrar taraftarları kendine çekmeyi başaran Kurt Angle'a karşı özel bir nefreti var.

"Şu sıralar Kurt Angle, sadece Amerikan insanının sempatisi sayesinde ayakta. Ring kabiliyeti iyi, ama ringin patronu kim derseniz, ben Angle'ın etrafında dairlere çizerim ve bunu ileride bolca ispatlayacağım" diyor Booker. Gerçekten de Booker'ın son aylarda Olimpik altın madalya sahibi Angle ile yaptığı maçlar klasikler arasında yer almakta. Belki de Angle'la yaptığı maçlar sayesinde Booker WWF seyircilerinin ilgisini yakaladı denebilir.

Belki de Booker'ın en çok edici tavrı, Allinaca'dan ortağı "Stone Cold" Steve Austin'a karşı olanıydı. Austin geçen yaz Federation adamlarını terk edip WCW/ECW ortaklığına katılınca, WCW'nun ring içi lideri ile bir bağ oluşturmuş gibiydi. Ancak öyle gözüküyor ki Texas Rattlesnake bile Booker'ın ihtirasına karşı güvenli değil. "Şu an Alliance, daha cool olan grup" diyor Booker. "Steve Austin'a gelince, onu da umursamıyorum. O sadece bulmacanın bir parçası. Şu an sadece bir ittifakın üyeleriyiz, ancak kendisini sevmemekteyim. Onun da canı cehenneme."

Booker'ın bu tavrı, Austin'ın kendisini Alliance hiyerarşisinde gölgede bırakmasından dolayı olabilir mi? Belki. Ancak nedeni neyse, bu Booker için kendini diğer yıldızlara karşı göstermek için bir mazeret teşkil etmekte. Herkesin savaşta olduğu bu günlerde, Booker T gibi birinin gücü ele geçirmesi için bir ortam doğmuş durumda. Böbürlenmek bu endüstrinin bir parçası haline gelmiş olabilir, ancak böbürlenenlerin kendilerini ispatlamasının bu kadar gerektiği başka bir dönem olmamıştı.

© 2007 Hakan Haktanır

Son Güncelleme: Cuma, 24 Temmuz 2009 15:56
 
Joomla Templates by Joomlashack