Kurgu ve Ötesi
Hakan Haktanır



Güncel videolar ve güreş forumları için Sevenload'a uğramayı unutmayın.

Nostalji



Güreşmania'nın nostaljik inceleme çalışmalarına bakmayı unutmayın!

Tamamlanan projeler:
1993 RAW ve PPV incelemeleri
1994 RAW ve PPV incelemeleri
1997 RAW ve PPV incelemeleri
1998 RAW ve PPV incelemeleri



WCW PPV İncelemeleri

Web Hosting By Arvixe

Hak Bakışı # 20: 11 Mart - 17 Mart 2007
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Hakan Haktanır tarafından yazıldı.   
Cuma, 16 Mart 2007 08:08
Geride bıraktığımız TNA Destination X'e  bakışın yanı sıra bu haftaki RAW, Smackdown ve ECW'daki gelişmeler. Ayrıca her hafta olduğu gibi haftanın sorusu.

Hak Bakışı

Sayı 20: 11 Mart - 17 Mart 2007

Total Nonstop Action (TNA)

Bu hafta TNA'den başlayayım dedim çünkü Pazar gecesi Destination X programı vardı. İlk olarak şunu söyleyeyim. Arenadaki havaya bakınca bunun TNA olduğu anında belli oluyor. Eğer gözünüzü kapasanız ve birisi size dese "Bak şimdi ekranda WWE'den bir PPV var"... aklınıza ilk gelecek şey "Allah Allah, WWE ceza yedi de programı seyircisiz mi oynamak zorunda kaldı?" Espri bir yana, taraftar sayısı az olunca o WWE'deki atmosfer olmuyor. Yani kaç kişi vardı arenada pek dikkat etmedim açıklama yapıldı mı diye, ama düşünün 1 Nisan'da WWE'nin Wrestlemania 23 programı gerçekleşecek ve 70,000 seyirci olma ihtimali var. Durum böyle olunca tabi insan WWE'nin üstünlüğünü kabul etmek durumunda. Belki ileride ayrıntılı TNA incelemeleri yapabilirim ama şartların biraz değişmesi gerek.

Bunu demişken de ilave edeyim, Destination X programının ilk bölümü tam ileri sarma düğmesinin yaratılış nedenlerinden biri. Yani maçların önemsiz olmasının yanı sıra bir çoğu da kötü ve sıkıcı maçlar. Ben ana maçlara değineyim. İlk olarak bu programda bir "Elevation X" maçı gerçekleşti, dahil olan isimler de AJ Styles ve Rhino. Bu aslında basbayağı bir ince ayar yapılmış scaffold maçı. Türkçesini bulmak gerekirse yapı iskelesi maçı diyebiliriz. Hani inşaat olurken demirler vardır, cesur inşaatçılar bunun üzerine yürürler. Yani ringin tepesinde yürümek için yeterince yeri olan demirler var işte, Rhino ve Styles da bunun üzerinde güreştiler. Styles da buradan düşünce maçı kaybetti. Bu tür maçlar aslında Cornette'in kafasından çıkma tahminen, kendisi asırlar önce böyle maçları ayarlardı. Aklımda tek kalanı Road Warrior'ın dahil olduğu bir maç var. Neyse, anlayacağınız, konsept olarak enteresan, ama bu bir Angle vs. Benoit maçı değil yani... Sonuçta demir üzerinde birbirine çakan iki adamın maçı.

Gelelim Sting vs. Abyss "Last Rites" maçı. "Vay be isme bak" diye düşünebilirsiniz ama alt tarafı bir tabut maçı bu. Sting'in de domuz gibi kanaması maça biraz zevk katıyor tabi ama bu da öyle akıllarda kalacak bir maç değil. Neyse, maçı Sting kazandı. Bakalım bu çekişme bitti mi yoksa bölüm 15 ile devam mı edecekler?

Angle vs. Steiner maçı bana göre bir felaket. Bir kere Angle gibi güreş makinesi bir insanın, artık güreşemeyen bir Steiner ile ringe konması TNA'in ayıbı. Angle yine de adamı iyi taşıdı ve onu inandırıcı göstermek için elinden geleni yaptı. Ancak maçın bitişi de çok kötü. Angle üst iplerden bir tür sunset flip yapıyor ve Steiner uyuya kalmış gibi tuş oluyor. Sonra da aslında harekette bir şey olmamasına rağmen Steiner kafasını tutuyor. Sanki çok fena canı acımış gibi. Kötü kötü kötü...

Son maçımız da ana kemer maçı. TNA şampiyonu Cage, kemerini Samoa Joe'ya karşı korudu. Tabi normal şartlarda bunun olması biraz zor ama Cage sonuçta bir heel şampiyon. Yani pislik yaparak kemeri korumasını beklememiz gerekir. Gidip de Joe'yu pataklayıp bir güzel sonra da tuş edecek hali yok. Maçta hakem yerde kalıyor ve bu nedenle Joe tuşa gidince yavaş sayıyor. Daha sonra da Joe işi bitirmeye çalışırken Cage güzel bir şekilde ipleri kullanıyor ve tuşu buluyor. Gıcık bir son olsa da uygulayış bakımından başarılı bir son oldu bu.

Ardından bu haftaki TNA Impact programında Jim Cornette, bir sonraki aylık program olan Lockdown'ın ana maçını açıkladı: Lethal Lockdown kuralları altında on kişilik bir maç! Tabi aslında bu iki takımın mücadelesi olacak. Bir takımın kaptanı Christian Cage, diğerinin ise Kurt Angle. Yani iki kaptan da takımına dört isim seçecekler programa kadar. Christian bu haftaki programda takımına AJ Styles ve Abyss'i seçti. Sting de buna biraz kızdı. Biliyorsunuz Sting bir süredir Abyss'in gerçek kimliğini bulması için uğraşmakta. Neyse, haftaya Cage & Styles vs. Sting & Abyss maçı olacak. Abyss'in de bir takımda yer alıp almayacağı biraz havada asılı kaldı. Ancak mantıken Styles Cage'in takımında yer alacağına göre, Rhino da Angle'ın takımında yer alır, bu kesin gibi. Bu arada not olarak ekleyeyim, Lockdown'daki bütün maçlar altı köşeli kafesin içinde gerçekleşecek.

Neyse, uzun lafın kısası TNA eskiden WCW'nun yaptığı hem güzel, hem de yanlış olan bir şeyi yapıyor. Enterean maç türleri, iki kalabalık takımın yer aldığı maçlar, vs. tamam bunlar güzel ama tam olarak nereye yol alınıyor? Yani eskiden WCW'da da nWo'nun takımı birisinin takımını yenerdi, ama yenerek ne elde etti anlamazdık kimse çünkü kavga bir şekilde olduğu yerden devam ederdi. TNA de bunu yapmaya başladı. Sanki uzun vadeli hiç bir plan yok ve yazarlar her hafta ne yapsak, ne yapsak diye uğraşıyorlar. Bu iyi bir sinyal değil.

World Wrestling Entertainment (WWE)

Bu hafta RAW'un açılışı, bu hafta hayata gözlerini yuman Ernie Ladd'in anısına bir resim ile başladı. Daha sonra program içinde de kendisinin kariyerinin anlatıldığı bir video gösterildi. Ne şanssızlıktır ki bu hafta sona ermeden daha sonra da bir diğer Hall of Famer olan Arnold Skaaland'ı kaybettik.

Bir kaç haftadır olduğu gibi Cena ve Michaels birbirlerini satacak mı sorusu bu hafta da soruldu. İki isim bir gauntlet tag maçında World's Greatest Tag Team, Cade & Murdoch, ve MNM'i sırayla yenerek maçı kazandılar. Tabi maç boyunca da Michaels her an Cena'ya Sweet Chin Music yapacakmış gibi gözüktü, Cena da bir ara ona sandalye ile vurabilecekmiş gibi gözüktü. Uzun hikayenin özeti, Cena ve Michaels bu hafta da birbirlerini satmadılar.

RAW'un bir diğer ana hikayesinde Vince vs. Trump çekişmesine devam edildi. İki isim bu hafta Umaga vs. Lashley Wrestlemania maçı için ringde imza attılar. Yine "Stone Cold" Steve Austin oradaydı. Daha önce de The Rock sürpriz bir şekilde dev ekranda belirdi ve Wrestlemania'da Vince'in saçlarının gideceğini iddia etti (Rock, kuzenine destek vermen gerekmez miydi?). Sonuç olarak Vince ve Trump çekişmesi sonlara doğru kızıştı ve Trump, Vince'i masaya ittirip onun düşmesini sağladı.

Son kayda değer olay da Money in the Bank maçının son isminin belli oluşuydu. Bu isim Ric Flair ve Carlito'yu üçlü eliminasyon maçında yenen Randy Orton oldu. Böylece beklenen oldu ve Edge ve Orton aynı maçta yer alacaklar. Edge Wrestlemania'da hiç yenilmediğini Orton'a hatırlattı. Orton da ona kendisiyle aynı maçta yer almadığını hatırlattı ve bu sefer işlerin farklı olacağını söyledi.

Ardından Edge, Vince McMahon ile konuştu ve ertesi geceki ECW'da Orton'ın Lashley ile karşılaşmasını önerdi. Güya Lashley'ye haddinin bildirilmesi için... Ama Edge sonra da ekledi, eğer Orton maça çıkmazsa MITB maçından çıkarılması gerek. Vince de bunu kabul etti. Ben de düşünmeye başladım... acaba ta benim aylar önce düşündüğüm Edge vs. Orton tekli maçına mı yol alıyoruz ve bu seneki MITB maçının 8 kişilik olması bir kandırmaca mı? Neyse, ertesi günkü ECW programında Orton maça çıktı ve Edge'den de ring dışından yardım bekledi. Ancak Edge çok bariz bir şekilde hemen başlarda maça karışarak mahsustan hakemden kendisini ring kenarını terk etmesini istemesine zorladı. Edge giderken de gizlice gülüyordu. Bu arada maçı da Lashley kazandı. Anlaşılan Orton ve Edge arasındaki bir bire bir mücadele artık Wrestlemania sonrasına kaldı. Not olarak söyleyeyim, Edge bir kaç hafta evvel çenesinden sakatlanmış ve bu nedenle bir kaç haftadır hikayede maçlarından hep kaçıyor, bu da işin sahne arkası tabi.

Bu arada Kane de ucunda kancalı bir zincirle Khali'yi kovaladı. Acaba Wrestlemania'daki maçlarında bu kancanın bir rolü mu olacak? Gelecek haftaki RAW'un iki maçı açıklandı. İlkinde Michaels ve JBL karşılaşırken, diğerinde de John Cena ve Chris Benoit karşılaşacaklar. Bu arada bu sene Hall of Fame'e alınacak 5. isim de Mr. Fuji olacak.

Smackdown'a gelince, bu hafta da Undertaker akıl oyunlarına devam etti ve Batista ile röportaj varken aniden ışıklar karardı. Wrestlemania 23'de MVP'nin Chris Benoit ile US Title için karşılaşması kesinleşti. Daha sonra Taker, King Booker'e DQ ile yendi çünkü Finlay maça karıştı. Kısacası, RAW'a göre daha az olaylı bir program oldu Smackdown.

Son Bomba Haber: WWE nihayet benim de eleştiri yaptığım bir olaya kulak astı ve muazzam bir açıklama yaptı. Backlash 2007'den başlayarak artık PPV programlarında tün üç brandin de güreşçileri bir arada olacak. Yani 2005 öncesinde uygulandığı yönteme geri dönülüyor. WWE tarafından verilen gerekçe de gayet basit, tüm güreşçilerin yer aldığı programlar daha fazla izleyici çekiyor.

Haftanın Kazık Sorusu

Geçen Haftanın Sorusu: Cena'nın WWE.com'da "5 Questions" diye bir video köşesi vardı yakın zamana kadar. Bir süredir ortada yok. Neyse, burada bir kaç bölümde küfür ederken ağzına sansür şeklinde bir eski güreşçinin kafası kondu. Kimdi bu güreşçi?

Doğru Cevap: Doğru cevabı kimse bilemedi. Cevap "Brooklyn Brawler" adıyla da bilinen Steve Lombardi olacaktı. Herkes bunun çok zor bir soru olduğunu düşündü ama aslında bir kere 5 Questions programını izlemiş olsaydınız bu acayip kolay bir soru olacaktı sizin için çünkü orada sansürlenen kelimelerin yerine de netçe "Brooklyn Brawler" lafı konuluyordu.

Bu Haftanın Sorusu: Hulk Hogan WWF'de ilk defa ana kemeri kazandığında soyunma odasında Mean Gene Okerlund onunla röportaj yapmıştı. Daha sonra soyuma odasına Hogan'ı tebrik etmek için üç kişi gelmişti. Bunlardan biri Andre The Giant idi. Peki diğer iki isim kimdi?

Cevabı ve ayrıntıları öğrenmek için haftaya Hak Bakışı'na bakmayı unutmayın.

Bu haftalık bu kadar. Haftaya Hak Bakışı'nda görüşmek üzere. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

© 2007 Hakan Haktanır

Son Güncelleme: Salı, 12 Mayıs 2009 16:40
 
Joomla Templates by Joomlashack