| Güreşmania Özel: DDP Röportajı (2007) |
|
Diamond Dallas Page, üç defa World Wrestling Championship şampiyonluğu yaşamış çok önemli bir isimdir. Güreşmania'nın yaptığı bu röportaj da Türkiye'de güreş sevenlere yapılan eşsiz bir katkıdır. DDP gibi önemli bir yıldızla bir röportaj yapmanın yanı sıra kendisine Türkiye'de güreş severin olduğunu gösteren bir çalışmadır. Röportaj hem Türkçe yazı olarak yer almakta, hem de isteyenler için İngilizce olarak audio olarak sunulmakta.
Diamond Dallas Page Interview with Hakan Haktanır of Güreşmania February 21, 2007 I would like to once again thank Diamond Dallas Page for a great interview and would also like to thank Roxanne Romero for helping make it possible. For now, the interview is available in its original English version as an audio file only. However, when I have the time, I will also try to make the English text available. Below is the link for the audio file which is 20 MB in size. http://www.haktanir.org/gures/mp3/ddp_interview.mp3 Don't forget, Diamond Dallas Page has a very up to date website, located at www.diamonddallaspage.com . Information on movies DDP stars in that were mentioned in the interview are available at http://www.diamonddallaspage.com/act/index.html and the site also provides links to various clips from the movies. DDP is the creator of Yoga for Regular Guys (YRG), which he mentions in the interview as having saved his life. More info on YRG at http://www.diamonddallaspage.com/yrg/index.html and http://www.yrgworkout.com/ . Diamond Dallas Page Röportajı - Gerçekleştiren Güreşmania'dan Hakan Haktanır 21 Şubat 2007
Ara sıra güreşmenin yanı sıra güreş kariyerini sonlandıran DDP, bir çok alanda da başarı elde etmiş bir isim. Kendisi "Yoga for Regular Guys", yani "Sıradan Adamlar İçin Yoga" adlı yöntemin yaratıcısıdır. Bununla ilgili ek bilgiyi http://www.diamonddallaspage.com/yrg/index.html ve http://www.yrgworkout.com/ adreslerinden bulabilirsiniz. Kendisi şu anda Hollywood'da başarılı bir film kariyerinde de bulunmakta ve insanları motive eden bir konuşmacı olarak da görev almakta. İngilizce bilen arkadaşlar bunların hakkında tüm ayrıntılı bilgileri kendisinin resmi sitesi olan www.diamonddallaspage.com adresinden bulabilirler. Röportajı audio olarak dinlemek isteyenler, aşağıdaki dosyaya sağ tıklayıp kaydedebilirler. Dosyanın boyutu 20 MB olmakta. http://www.haktanir.org/gures/mp3/ddp_interview.mp3 DDP: Selam dostum nasılsın? Hakan: Teşekkürler Mr. Page. Ben Türkiye'den Hakan tekrar. İlk olarak sizinle konuşmanın bir onur olduğunu söylemek istiyorum ve bu röportaj için çok teşekkür ediyorum. Ayrıca şunu da not etmek istiyorum. Türkiye'deki güreş severler ilk olarak güreşle WCW haftalık programlarının tekrar yayınlarıyla tanıştılar. Bu nedenle siz de iyi tanınan ve saygı duyulan isimlerden birisisiniz burada. DDP: Ne zaman gösterdiler bu programları? Hakan: Yanılmıyorsam WCW'nun batışından bir süre sonra 1998-1999 senelerinin tekrarlarını gösterdiler. DDP: Wow, onlar güzel senelerdi. Hakan: Evet ve siz de o zamanlar çoğu WWF isminden daha ünlüydünüz. Sizi veya bir Goldberg'i bilen insan sayısı Rock veya Austin'ı bilen insan sayısından daha fazlaydı. DDP: *Gülüyor* Bu komik bayağı. *Tekrar gülüyor* Hakan: Bir kaç sorum var, fazla zamanınızı almayacağım. DDP. Neye ihtiyacın varsa dostum, merak etme. Hakan: Teşekkürler. Son senelerde bazı filmlerde yer aldınız. Şimdi de Gallowwalker, Horrorween ve Knight Fever adında üç yeni filmde gözükeceğiniz bilgisi var. Bu filmlerden ve filmlerdeki karakterlerinizden biraz bahsedebilir misiniz? Ve genel olarak şu ana kadar aktörlük kariyerini nasıl buluyorsunuz? DDP: Bununla ilgili bir düzeltme yapayım. Gallowwalker, çekimleri yeni biten bir film. Horrorween filmi için yapımcılarla anlaşma durumları devam etmekte. Knight Fever filminin çekimleri ise tahminen bu senenin sonunda başlar. Ancak bitirdiğim filmlere gelince, Driftwood'u geçen sene bitirdim ama ancak bu sene gösterime girecek ve bu filmle HauntX ödüllerinde ödül kazanan filmlerden biri olduk. Ve bu filmdeki rolüm çok büyük ve resmi sitem www.diamonddallaspage.com 'da bu filmden bazı görüntüler görebilirsiniz. Sonra, Snoop Dogg's Hood of Horror var. O tam ne zaman gösterime girecek emin değilim, ama bu sene içinde sanırım. Bu filmde bir korumayı canlandırdım. Driftwood'da ise çocuklar için davranış bozukluklarının giderildiği bir kampı yöneten birini canldanırdım. Emin ol ki gerçek hayatta böyle bir yere gitmek istemezsiniz, anne babanızla evde olmak istersiniz. Filmde karakterin ismi Diamond Dallas Page, ama bana zıt bir karakter. Gallowwalker'da ise bir generali canlandırıyorum. Filmde Wesley Snipes'ın karakteri beni ve adamlarını öldürüyor ama biz ölü olarak geri geliyoruz. Yani zombi diyebiliriz, ama öyle zombiler gibi ne yaptığını bilmeyen kişiler değiliz.
Hakan: İkinci soruma geliyorum. Soruları sorarken geçmişe doğru bir yol alacağım. 2004-2005'te TNA'de yer aldınız. Şirketi o zaman nasıl buldunuz ve sizce kayda değer bir gelişme gösterdiler mi? DDP: Özellikle Spike TV'de gösterime girerek bence önemli bir yol kat ettiler. Ortaya koydukları ürün de bence sürekli güzelleşmekte. Ancak bir saatlik haftalık bir şov yapmak zor bir iş. Doğru dürüst bir hikaye anlatmak için iki saate ihtiyaç var. Örneğin WCW'da bazen üç saatlik haftalık şovlar sunardık. Yani TNA zirveyi zorlayacak bir federasyon değil, ama en azından başka türlü şans bulamayan isimlerin kendilerini göstermeleri için bir platform sunuyor. Hakan: Tamam, biraz daha geçmişe gidersek, 2001-2002 senelerine, WCW'nun batımından sonra WWE'ye ilk gelen isimlerden biriydiniz. WWE'ye gelriken beklentileriniz neydi? Bazılarına göre o senelerde en yanlış biçimde kullanılan isim oldunuz güreş dünyasında. Bir de, Wrestlemania 18'de yer aldıktan sonra bir nevi tatmin olup "başka bir şey yapmanın zamanı geldi" diye düşündünüz mü? DDP: Olaya bakılırsa bence WWE beni tamamen yanlış olarak kullandı. Ben belki de Sting ile birlikte WCW'daki en sevilen face karakteriydim ve WWE beni heel olarak getirdi. Bu, Vince'in bazı şeyleri baştan yaratabileceğini göstermek için yapılan bir şeydi. Vince her şeye sahip olmak isteyen biri, endüstrinin çalışma şekli de böyle. Hakan: Sanırım Vince kendi doğru olarak gördüğü şeyi yapmak istedi? DDP: Doğru. Yani Vince'in bana zarar vermek istediğini sanmıyorum. Sanırım bir şeyi ispatlamak istedi, ama yaptığı şey yeterince ilgi bulmayınca benim ve Undertaker arasındaki hikayeyi yok etti. Hakan: Yani zaten Undertaker gibi üstteki bir isime karşı bunun başarılı olması zordu bence ve bu stalker karakterinin bu kadar çabuk yok edilmesi de bununla alakalı. DDP: Aynen öyle. Ayrıca yapmayı hiç de sevmediğim bir karakterdi. İlk olarak ben şirkete eşimle geldim. Vince'in hikayesinde benim Undertaker'ın eşini rahatsız eden biri olmam gerekiyordu. Yani buna cevabım benim eşimin güzelliğinin farkında mısınız? Neyse, sonuç olarak Vince'i suçlamıyorum çünkü ben de bu karakteri canlandırmayı kabul ettim. Çocukken WWF'in o kadar büyük bir taraftarıydım ki hayır diyemedim. Kendime bazı hedefler koydum mu zaten ben bunların hepsini gerçekleştirdim. Ve o zaman kendime koyduğum hedef de bir Wrestlemania'da yer almaktı. Hakan: Bunu da gerçekleştirdiniz ve sanırım WWE'deki kariyeriniz için en azından güzel bir son nokta oldu. DDP: Elbette. Christian gibi muazzam bir çalışanla ve ayrıca çok iyi bir insanla Wrestlemania'da maç yapmak önemliydi. Bu maça biraz yoğunluk koymuş olabilselerdi... ama koymadılar çünkü o zaman Christian'ı baş isim olarak görmüyorlardı. Biraz daha aradaki çekişme geliştirilebilirdi çünkü aramızdaki bu maç kesinlikle gecenin en iyi maçlarından biriydi. Hakan: Kesinlikle ve bu, European kemer için yapılmış olmasına rağmen. DDP: Evet ve şunu diyebiliriz, WWE'de iyi bitirdim ama aslında Vince tam beni doğru dürüst kullanmaya başlamıştı. Ancak Bob Holly ile bir maçım vardı. Bu maçta başımın üzerine düştüm, sonra da clothesline yedim. Normalde o anda benim ölmem gerekirdi, özellikle Holly'nin bana çok sert vurmasından dolayı. Vurduktan sonra bir tür baygınlık geçirdim, ama halen ayaktaydım. Ona "Bobby nerde olduğumu bilmiyorum" dedim. Kırmızı bir ışık görüyordum, bu da kameranın aktif olduğunu gösteriyordu bana. Ona üst iplerden superplex yapmam gerekiyordu sonda ve bu baygınlıkla yine de dikkatli bir şekilde yapmaya özen gösterdim. Ayaklarımdan sadece birini üçüncü ipe koydum. Yere indiğimizde ben kafamın üzerine çakıldım. Eğer ben senelerdir Yoga yapıyor olmasaydım (sanırım o sıralar beş senedir yapıyordum) ve bu kadar esnek olmasaydım kesin boynumu kırardım. Pozisyondan sonra Holly ile ben birbirimize baktık yerde. Ona iyi olup olmadığı sordum, iyiyim dedi. Bana sorunca ben de "Hayır dostum, sanırım kahrolası boynumu kırdım!" dedim. Neyse, hemen maçı toparladık ve bir Diamond Cutter ile maçı bitirdik ve sahne arkasına gittik. Benim boynum çok fena katılaştı. Doktorları görmeye gittim, bana emekli olmam gerektiğini söylediler. Gerçi bunu bana 1998-1999'da da demişlerdi. Ama o zaman onları dinlemedim ve Yoga ile kendime geldim. Ve zamanla YRG adındaki kendi Yoga sistemimi geliştirdim. Şimdi DVDsi falan her şeyi var. Beni bu kadar güçlü kılan buydu o zamanlar. Ancak tabi 2002'de boynuma iyice zarar verince bu başka bir durum. Aslında resmen emekli de olmadım o zaman. Vince doktor raporlarına baktıktan sonra beni spiker olarak kullanmak istedi. Ben buna yanaşmadım, sanırım WWE'de istediğim gibi push görmediğim için kabul etmedim. Buradan da Hollywood maceram başladı. Hakan: Ve sanırım bir pişmanlık da yok? DDP: Hell no. Hiç bir şey hakkında pişmanlık duymuyorum. Yaptığım her şeyden bir şeyler öğrendim. Sitem www.diamonddallaspage.com 'da insanlara ilham veren bir audio kitabım var. Adı "Own Your Life" (Hayatına Sahip Çık). Başarısızlığın benim için hiç bir zaman bir seçenek olmadığından bahsediyorum orada, ve birileri bana bir şeyi yapamayacağımı söylediği zaman nasıl yaptığımı anlatıyorum. Unutmayın ki ben 35 buçuk yaşıma kadar güreşçi olmadım.
Hakan: Wrestlemania 6'da Honky Tonk Man'in pembe Cadillac'ini sürerken kaç yaşındaydınız? DDP: Sanırım 32 veya 33düm. AWA ve Florida Championship Wrestling gibi yerlerde menajerlik ve spikerlik yapıyordum o zamanlar ve bir şekilde endüstriye güreşçi olarak girmek istiyordum. WCW'ya geldiğimde 35 yaşındaydım ve Freebirds'ün menajerliğini yaptım ve Scott Hall'un daha sonra nWo'da kullanacağı karakteri yarattım. Böylece kendisi Diamond Studd oldu. Ancak WCW'da yeterince push bulmadığını düşünerek WWF'e gitti ve burada Razor Ramon olarak çok büyük bir yıldız oldu. Hakan: Sonra da geri gelip daha da büyük bir yıldız oldu. DDP: Evet çok doğru. Muazzam para kazandı. Her neyse, ben 35 buçuk yaşındayken dediler ki benim özelliklerimden dolayı Scott yeterince ilgi görmüyor çünkü herkes bana bakıyor. Aslında seni ringe sokup bir denemek lazım dedikleri anda da zaten ben hemen yapmaya hazırdım. Dostum, üç haftada beni güreşçi olarak ekrana getirdiler. Yaptıkça öğrendim. Ancak bazı anlaşmazlıklar yüzünden işimden oldum ve gerçek geri gelişim 37 yaşında oldu WCW'ya. Bunu nasıl bir olay olduğunu anlatabilmem için belki de Steve Austin'ın 37 yaşında emekli olduğunu hatırlatayım. Bense o yaşlarda başlıyordum diyebilirim. Hakan: Bir sorum daha var. Tam bu sıralarda şampiyon olunca kendinize "People's Champion" dediniz. Buna yakın bir tarihte de WWF'de Rock aynı ismi kullandı. İnternette de bununla ilgili bazı sorular var. Olayın gerçeği nedir? DDP: Ben bu lakabı 1997'de kullanmaya başladım, o zaman The Rock ortada yoktu bile. Aslında Rock ortaya çıkınca "The Great One" lakabını aldı buz hokeyi oyuncusu Gretzky'den. Olaya şöyle bakmalı bir de. Bunu kim taraftarlarla başarıl bir şekilde kullanabildi? Ben bunu becerdim ama Rock kadar kullanmadım. Rock benim heel olmamı bekledi bu lakabı kullanmak için. Neyse, Rock bu lakabı benden aldı, nasıl JayZ de benim Diamond Cutter işaretimi aldıysa. *Gülüyor* Ancak Rock ile alakalı komik bir hikayem var. Bir WWF şovu izlemeye gittim halen WCW için çalışırken. Arkadaşım olan Big Show'u görmeye gitmiştim. İkimiz seneler boyunca birlikte çalışmıştık. Neyse, arenadan ayrılmadan evvel Rock ile tanışmak istedim. Kendisi gayet iyi biriydi, oldukça mütevazi, zaten hep öyle oldu o. Neyse, ayrılma vakti geldiğinde koridorda yürüyordum ve arkadan biri (alaycı bir sesle) "Hey Diamond!" dedi. Arkamı döndüm, mütevazi Rock yerini karakter Rock'a bırakmış. "Biliyorsun ki sadece bir tane People's Champion var" dedi. Big Show "hohoho" diye gülmeye başladı. Ben de "Haklısın Rock. Ve sen şu an ona bakıyorsun" diyerek cevabı soktum. Bu böyle ufak komik bir olaydı ama ardından eve geldim, daha doğrusu otele. Eşimi uyandırdım ve "WWF'te nasıl yer alabileceğimi biliyorum" dedim ve ona şöyle bir senaryoyu anlattım. Ringde Rock varken aniden ışıklar kararacak ve "Gerçek People's Champion kim?" diyen bir ses duyulacak. Hakan: Zaten böyle olmalıydı! DDP: Tabi ki! Neyse sonra ışıklar bana yoğunlaşacak ve ben "You're looking at him!" diyecektim. Bu hem çok iyi alkış, hem de şok iyi yuhalama çekecek bir olay olurdu. Uygulaması çok zor olmazdı çünkü o zaman Rock bu kadar ünlü değildi, sadece en baştaki adam olma yolundaydı ama oraya da varmamıştı daha. Ben ise WCW'da çok daha popüler bir isimdin o sıralarda. Ben de bunu Vince'e önerdim ilk geldiğimde. O "tamam senin hikaye iyi ama bir de şu stalker hikayesini düşünelim" dedi. Yani Vince, Undertaker için bir hikaye üretme peşindeydi anlaşılan. Uzun lafın kısası, benim mantıken önüme bu hikaye sunulunca kalkıp gitmem gerekirdi. "Sağol ama almayayım Vince" demeliydim. Ama böyle yapmadım ve bu da bir tecrübe oldu. "It is what it is". (Durum ne ise odur). Hakan: Mr. Page tekrar büyük bir şerefti. Son olarak eminim buradaki taraftarlar merak edecektir. Türkiye'ye hiç geldiniz mi veya ileride gelmeyi düşünüyor musunua? DDP: Halen arada bir güreşiyorum. Birisi Türkiye'de bir şov düzenlemek istese örneğin gelir güreşirim tabi. Dünyanın bir çok yerini gezdim, ama Türkiye'yi henüz gitmedim. Ama uygun bir durum olsa anında giderim tabi. Zevkli olur bence. Hakan: İleride bu lafları hatırlatabiliriz size. İleride neler olacağını bilemeyiz. DDP: Asla asla deme. © 2007 Hakan Haktanır |

Diamond Dallas Page, üç defa World Wrestling Championship şampiyonluğu yaşamış çok önemli bir isimdir. Güreşmania'nın yaptığı bu röportaj da Türkiye'de güreş sevenlere yapılan eşsiz bir katkıdır. DDP gibi önemli bir yıldızla bir röportaj yapmanın yanı sıra kendisine Türkiye'de güreş severin olduğunu gösteren bir çalışmadır. DDP'in ayrıntılı profilini Güreşmania profiller sayfasında 
