| Hak Bakışı 2006 Özel - Akılda Kalanlar |
Bir seneyi geride bırakmak üzereyiz. Peki bu senenin en önemli olayları, hikayeleri ve temaları nelerdi?Hak Bakışı 2006 Özel Sayısı: Akılda KalanlarHak Bakışı'nın yıl sonu yazısında 2006'dan akılda kalan olayları inceleyeceğim. İlk olarak şunu söyleyeyim: ben size 2006'nın en iyi güreşçisi veya en iyi programı gibi bir yazı sunmak istemedim. Bunun nedeni de bu "en iyi" olayları hep gelip geçici şeylerdir. Bir sene bakarsınız biri çok önemlidir, ertesi sene hiç bir iyi hikayede yer almaz. Onun için ha size demişim bu senenin en iyisi şu adamdır, bu adamdır, o laf kalabalığından başka bir şey olmaz. Biliyorsunuz ki ben güreşi uzun bir süredir takip etmekteyim. Onun için az buçuk bir kaç sene sonra 2006'dan aklımızda neler kalacağını kestirebiliyorum. 2006'nın önemli bazı olayları ve hikayeleri var, bunları sizlerle paylaşarak bitmekte olan bu senenin bir değerlendirmesini yapmak istedim. Yani birlikte bir bakalım, 2006 ne kadar önemli bir sene oldu güreş için, ya da olmadı. Eddie'nin Anısı ve Rüyayı Yaşamak
Bundan bir iki sene evvel doğru dürüst bir hikayede yer almayan ve hiç ana kemer şansı bulamayan Rey, böylece kendini rüya gibi bir olayın içinde bulmuş oldu. Hem rüyalarını gerçekleştirdi, hem de kemeri tutmaya devam ettiği her gün bu rüyayı yaşamaya devam etti. Rey'in bu başarısı bir "underdog" hikayesi olarak tanımlanabilir. Yani Türkçe karşılığı ile, şans vermediğiniz veya daha az şans tanının birinin başarıya imza atışı. Benim yaşımdakiler belki 1990 Dünya Kupasını hatırlarlar. Orada kimsenin şans tanımadığı Kamerun, son şampiyon Arjantin'i yenmiş, sonra da muazzam güzel futboluyla yarı final kapısından dönmüştü. İşte Rey de güreş dünyasındaki bu underdog olarak başarıyı buldu. Rey'in başarısının en önemli yanı da zaten bu: herkese, rüyalarından vazgeçmemesi için bir tür ilham oldu o. Rey'in Ocak'taki Royal Rumble'da başlayan bu macerası, önce kemeri kazanmasıyla, sonra da Temmuz ayında Eddie'nin yeğeni Chavo tarafından ihanete uğrayıp kemeri kaybetmesiyle sürdü. Ekim sonuna kadar bir Rey-Chavo çekişmesi söz konusu oldu. Ardından Rey'in ameliyat olması gerektiği için Eddie bağlantılı hikaye Chavo ve Chris Benoit arasında sürmeye devam etti. Kısacası, Eddie'nin anısı ile bağlantılı bu olaylar 2006'ya büyük bir şekilde damgasını vurdu. Money in the Bank ve İlk Şampiyonluklar
2006'daki Wrestlemania 22'de bu maçın ikincisi yapıldı ve bu sefer galip gelen Rob Van Dam oldu. RVD de bu hakkını ECW One Night Stand'de kullandı ve o anki şampiyon John Cena'yı yenerek o d Edge gibi kariyerinin ilk WWE ana kemer şampiyonluğunu yaşadı. Yani 2006 senesi, iki defa MITB galibinin bu hakkının kullanarak ilk şampiyonluklarını yaşadığı bir sene oldu. Bu şampiyonlukların yanı sıra, kemer maçı hakkı da hem Wrestlemania'ya, hem de genel olarak WWE'ye yeni bir heyecan getirdi. Bu iki maç da son iki Wrestlemania'nın en güzel maçları arasında yer aldı. Ayrıca evrak çantası da bir kaç hafta boyunca bolca yabancı nesne olarak görev gördü. Bilmem bir daha bunun gibi bir senede iki MITB hakkı kullanılır mı? Bu nedenle bunu önemli olaylar arasında sayıyorum. Extreme Championship Wrestling'in Dönüşü
Böylece WWE'de Hardcore konsepti, öyle senede bir kere bir Hardcore maçının yapılmasından kurtularak, kendi platformunu buldu ve bu tür güreşi sevenler için de WWE çatısı altında yeni bir kapı açılmış oldu. Bir de tabi kendini RAW veya Smackdown'da etkili bir şekilde gösteremeyen bazı isimler için de yeni bir alternatif çıkmış oldu. Bunun sayesinde Test, Big Show ve Hardcore Holly gibi isimler daha aktif bir rol üstlendiler. 2006 senesinde ECW'nun dönüşüne tanık olduk, ancak daha sene sona ermeden de işler allak bullak oldu. İlk olarak, RVD ve Sabu uyuşturucu ile yakalanınca Vince tarafından cezalandırıldılar. İki isim de böylece WWE ve ECW'dan soğumaya başladı. Sonra, Angle WWE'den ayrıldı, böylece ECW da önemli bir ismi kaybetti. Yine senenin sonunda Big Show güreş kariyerini noktaladı. En son olarak da ECW'nun yaratıcısı Paul Heyman, Vince tarafından istenmeyen adam ilan edildi ve ECW başı olan görevinden alındı. Kısacası, 2006 senesinde ECW'nun dönüşü kadar, belki de tekrar yok oluşunun ilk aşamalarını gördük. Çok Yaşa Kral Booker
Ama bunu dışında bir başka nokta daha var. Booker'ın bu yeni karakteri bir kaç boşluğu birden doldurdu. İlk olarak JBL'den boşalan "sinir ve hilekar kötü adam" karakterinin yerini doldurdu. İkincisi de senelerdir WWE'nin kullanmadığı "kral" karakteri geri dönmüş oldu. Ben çocukken, yani bundan 20 sene evvel, King Harley Race vardı. O ayrılınca yerini King Haku almıştı. Ondan sonra Randy Savage, "Macho King" olmuştu. Daha da sonra Jerry "The King" Lawler WWE'ye gelmişti, ful kral karakteri modunda. Bu süre içinde King of the Ring turnuvası da önem kazanmıştı ve her sene bir güreşçi kral ilan edilir ve kral gibi giyinerek turnuva şampiyonluğunu kutlardı. Kısacası, bu kral konseptinden her zaman matrak hikayeler çıkmıştır ve bunun Booker ile tekrar hayata geçirilmiş olmasına çok sevindim. Zaten Booker'ın ringe gelirken suratındaki o ifade, yeni konuşma tarzı, adamlarına emirler verişi, bunlar hepsi beni yerlere yığmakta. Bu nedenle hem Booker'ın nihayet ana kemeri kazanmış olması nedeniyle, hem de krallığın WWE'ye dönmesinden dolayı bunu da 2006'nın önemli olayları arasına yerleştirmekteyim. Angle'ın TNA'ye Gidişi
Ancak WWE'den ayrıldığı haberinden tam bir ay sonra TNA'den bomba bir haber geldi: Kurt Angle TNA ile anlaşmaya varmıştı! Angle, WWE ile başa baş yarış içine girmeye çalışan TNA'yin WWE'den kaptığı tartışmasız en önemli isim. Tabi şu anda uzun vadede Angle'ın TNA macerasının ne olacağını kesin olarak söylemek zor. Ancak bu transferle TNA, ciddiye alınması gerektiği mesajını çok netçe verdi. 2001 senesinde WCW'nun batışından beri de rakipsiz kalan WWE, ilk defa karşısında bir rakip görmekte. Tartışmasız bu transfer, 2006 senesinin en sürpriz ve bomba olayı oldu. Bu senenin başında kimse böyle bir olayın gerçekleşebileceğini iddia edemezdi, etseydi de alay konusu oldurdu. Angle WWE'den ayrıldıktan sonraki bir ay içinde bile bunun en ufak bir dedikodusu çıkmadı, kimse buna ihtimal vermedi. Ancak bu olay bize netçe gösterdi ki güreş dünyasında her şey olabilir! McMahonler ve Degeneration X
İlerleyen aylarda, Vince Triple H'i de gıcık etmeye başlayınca böylece Michaels ve Triple H'den kurulu DX grubu sekiz sene aradan sonra bir kez daha kurulmuş oldu! Bu ikili, ilerleyen aylarda Vince ve Shane McMahon ile çekişmeye devam etti. Yeri geldi Vince'in yalakaları olan Spirit Squad ile de çekiştiler, The Coach ile de baş etmek durumunda kaldılar. En son olarak da Orton & Edge ikilisi ile çekişmeye girdiler. Bu hikaye de 2006'ya damgasını vuran hikayelerden biri oldu. Michaels'ın aylarca McMahonlerle baş etmeye çalışması, kötü adam olan Triple H'in birden iyi adam olup DX'in sekiz sene aradan sonra kurulması, taraftarlara nostalji yaşatması ve neredeyse her haftaki RAW'da DX ile alakalı bir olayın olması nedeniyle kesinlikle 2006'dan unutulmayacak bir hikaye oldu. Trish'in Vedası
Trish'in vedasıyla, ve hatta Lita'nın da güreşi bırakma sinyalleri vermesi üzerine WWE'de aslında ciddi bir sorun oluşmakta. Geriye kalan bayanların çoğunluğu diva, ve güreşçi olarak tanımlanacak 1-2 isim kalıyor. Bu durumda WWE ya bayanları biraz daha güreşebilecek bir duruma getirmek zorunda, ya da bu bayanlar kemeri olayın tamamen terk etmek zorunda kalacak. Bu geçmişte böyle olmuştu: ne zaman güreşecek bayan kalmayınca WWE birden bire bayanları tümünden silmişti programlarından. WWE istese örneğin Japonya'da falan bayan güreşçi fazlasıyla bulur, ancak WWE biliyor ki çoğunluk güzel bayanları görmek istiyor ve güreşmelerine fazla bir önem vermiyor. Trish, hem güzel olan, hem de güreşebilen nadir isimlerden biriydi ve bu nedenle gidişi WWE'ye ağır bir yara oldu bence. Bu da kesinlikle 2006'nın önemli olaylarından biridir. Umarım bu yazıyı beğenmişsinizdir, tekrar görüşmek üzere. © 2006 Hakan Haktanır |

Kasım 2005'de Eddie Guerrero'nun ölümü üzerine arkadaşı Rey Mysterio, onun anısı adına başarıyı kovaladı. Rey, Royal Rumble'da ringe ilk sırada girmesine rağmen 29 rakibinden daha fazla dayandı ve Wrestlemania 22'de ana kemer mücadelesi yapmaya hak kazandı. O gece Rey'in bu başarısı Eddie'nin anısına gayet anlamlı bir hediye oldu. Rey, Wrestlemania'da da Angle ve Orton'ı yenerek World Heavyweight kemerini kazanarak inanılmaz bir olaya imza attı. Rey, böylece tarihin en hafif ağırsıklet şampiyonu oldu.
2005'deki Wrestlemania 21'de WWE bizi yeni bir maç türüyle tanıştırdı. Altı ismin yer aldığı bir merdiven maçında amaç, tavandan sarkıtılan bir evrak çantasını ilk kapa olmaktı. Bunu yapıp maçı kazanan kişi ayrıca bir sene boyunca (bir kereye mahsus olmak üzere) istediği anda ana kemer maçı yapma hakkına kavuşuyordu. Bu maçın ilk örneğini Edge kazanmıştı ancak aylar geçmesine rağmen Edge bu hakkından faydalanmadı ve 2006'nın gelmesini bekledi. Sonra Ocak 2006'da şampiyon John Cena tam bir Elimination Chamber maçından bitkin olarak çıkmışken bu hakkını kullandı ve yeni şampiyon oldu.
Haziran ayında, ECW, WWE çatısı altında geri döndü ve haftalık programlara başladı. Bunun sayesinde tekrar Paul Heyman'ı ve Sabu, Sandman, Tommy Dreamer gibi bir çok eski ECW ismini görme şansına kavuştuk. Kurt Angle gibi bir ismi de bir süreliğine dahi olsa ECW çatısı altında gördük. Ayrıca ECW, bu sene iki adet aylık program da çıkardı: One Night Stand ve December to Dismember.
Tabi diyeceklerimin bir kısmını tahmin edebiliyorsunuzdur. Booker T gibi 5 defa WCW şampiyonu olmuş bir isim, 2001'den beri WWE'de ana kemeri kazanamamıştı. Sonunda King of the Ring turnuvasını kazanınca King Booker karakterine büründü, ardından da nihayet ilk WWE şampiyonluğuna kavuştu. Benim yorumuma göre WWE onu harcamaktaydı ve ilk defa onunla işe değer bir şey yapmayı becermişti.
Angle, Ocak ayında Batista'nın sakatlığı yüzünden boşta kalan World kemerini kazanmıştı, ardından Nisan ayında bu kemeri Wrestlemania 22'de Rey Mysterio ele geçirmişti. Haziran ayı geldi, bir baktık ki Paul Heyman Angle'ı ECW'ya aldığını açıkladı. "Güzel olabilir, enteresan olabilir" gibi düşünceler geçti aklımızdan ama Angle fazla bir olaya imza atmadan Ağustos sonunda güreşten ve WWE'den ayrıldığını açıkladı. İlk aldığımız izlenim, Angle'ın sakatlıkları yüzünden güreşemeyecek hale gelmiş olması ve bir süre dinlenmesi gerektiğiydi. "Haklı adam, gerekirse gitsin bir sene dinlensin geri gelsin" diye düşündük. Zaten o esnada WWE de buna benzer açıklamalarda bulundu.
Tam 2006'ya girerken, Shawn Michaels ve Vince McMahon arasında bir tartışma yaşandı hikayede. Haftalar ilerledikçe bu çekişme kızışmaya başladı. Vince sürekli olarak Michaels'ı zor duruma sokacak şeyler yapmaya başladı. Ocak ayındaki Royal Rumble'da Michaels, ringe giren Shane McMahon tarafından ve Vince'in onun dikkatini bozması üzerine elendi. İşler kızıştıkça kızıştı ve sonunda Michaels ve Vince, Wrestlemania 22'de karşı karşıya geldiler. O gece Michaels'ın bu başarılı maçı kazanmasından daha çok, konuşulan bir başka olay vardı. Michaels maçın bir noktasında eski günlerden kalma DX grubunun işaretini yaptı. Daha da enteresanı, o gece Triple H de kendi maçında bu işareti verdi.
Eylül ayında Trish Stratus, güreş kariyerini noktaladı ve taraftarla veda etti. Son maçında da Lita'yı yenerek 7. defa bayanlar kemerini kazandı. Trish'in kemeri kazandıktan sonraki dakikaları aklımdan hiç silinmeyecek. Trish önce hüngür hüngür ağladı, sonra da taraftarlara veda etti. 2000 senesinde WWE'ye gelen Trish, o süreden beri bazı önemli hikayelerde yer aldı ve bayan güreşçiler arasından en ciddiye aldığımız isim oldu. Şimdi onun yerini doldurmak çok zor olacak.