| Bunları Bilmiyordunuz - 2 |
Bunları Bilmiyordunuz - 2Hazırlayan: Hakan Haktanır Yazının ikinci kısmına geçeyim. Yorumlarınız için şimdiden teşekkürler. "The Sheik" Adamı Öldürür
Kendisi Sabu olarak bildiğimiz güreşçinin amcasıdır. Aynı zamanda Rob Van Dam'in de eğitmenidir. Hardcore'un dedelerindendir. Gerçek ismi Ed Farhat. Karakteri de Suriye'den gelen zengin ve çatlak bir adamdı. Ama asıl bilinmesi gereken bir şey varsa, gerek ring içinde, gerekse de dışarıda insanların korktuğu birisinin olmasıdır. Anlatacağım anekdot da tam buna bir örnek. Bu olay, güreşin şov olduğunun açıkça kabul edilmediği ve endüstrinin korunması gereken zamanlardan. Asıl mesleği lisede öğretmenlik ve Amerikan futbol koçluğu olan William James Myers, ileride George "The Animal" Steele olarak ün salan isimdir. Kendisi halen öğretmenken yarı zamanlı olarak güreşmeye de başlamış. Bir gün katıldığı bir programda arena girişinde iri bir genç önünü kesmiş. Kendisi Myers'ın öğretmenlik yaptığı Michigan eyaletinde üniversitede serbest güreşçiymiş. Bu iri çocuk, ona The Sheik'in aslında Lansing'den Ed Farhat olduğunu ve güreşin sahte olduğunu bildiğini söylemiş. Bunu bildiği için de kendisinin daha güçlü olduğunu ima ederek, The Sheik ringe gelirken onu döveceğini söylemiş. Myers da bu durumu Sheik'e iletmiş. "Seni dövmek isteyen çatlak bir genç var" diye. Sheik, kendisinden oldukça iri olan bu çocuğun yanına gitmiş ve çatlak karakterini kısa bir süre için bir kenara bırakarak sakin bir şekilde "Haklısın, benim adım Ed Farhat" demiş. Ardından birden parmaklarını gencin gırtlağına götürüp onu boğmaya başlamış ve sözlerine şöyle devam etmiş. "... ve seni öldüreceğim." Genç ondan kurtulunca hayatını kurtarmak için arenadan kaçıvermiş. The Sheik işte böyle herkesin korktuğu biriymiş. Hatta hatırlarsanız o vefat ettikten sonra onun Hall of Fame tanıtımını yapan iki isimden biri olan RVD (diğeri Sabu'ydu), şöyle bir şey demişti: "Umarım yanlış bir şey söylemem, yoksa The Sheik bir yerden çıkıp benim burnumu ısırmaya başlayabilir." Bazı insanlar vardır ki, düşmanı olmak istemezsiniz. The Sheik o listenin üstünde yer alan bir isimdir. Zamanında Los Angeles'ta promoter olan Jeff Walton da olayı zaten şu şekilde özetliyor: "Sizi tanırsa size ziyafet çekerdi. Ama eğer sizi tanımıyorsa ve ona ters bir şekilde bakarsanız, sizi doğrardı." Stu Hart, Acımasız Şakacı
Neyse, gelelim anlatmaya sabırsızlandığım olaya. Son yazıda hatırlarsınız Owen'ın şakacılığından bahsetmiştim. Belki de bu huyunu babasından kapmıştır. Stu'nun en sevdiği şaka, kendi organizasyonuna yeni katılan isimlere yaptığı bir şakaymış. Stu, yandaşlarıyla birlikte hazırladığı bu şakada, şehrin dışında bir çiftlikte yaşayan bir bayandan söz edermiş. Bu bayan afet gibiymiş ve güreşçilere bayılırmış. Kadın sözde evliymiş ama kocası o an şehir dışındaymış. Elbette, bunlar hazırlanan şakanın parçası. Öyle bir kadın yok, sadece o rolü oynaması için güzel bir bayan bulunurmuş ve şehrin dışında bahsettikleri mekan ayarlanırmış. Yeni güreşçiyi kadını görmeye götürürlermiş ve işlerin pişmesini beklerlermiş. Ardından birden eve koca rolünü oynanan biri elinde bir tüfekle girermiş. Şakaya dahil olan başka bir güreşçi onu sakinleştirmeye çalışan adam rolünü oynarmış. Tüfekte kuru sıkı olurmuş ve şaka öyle bir ayarlanırmış ki araya girmeye çalışan bu isim vurulmuş gibi gösterilirmiş. Ketçap falan da hazırlanıp çok gerçekçi yapılırmış. Tabi yeni güreşçi de bu arada donuna edermiş. Stu hemen yeni güreşçiye kaçmasını söylermiş. Ardından koca rolündeki adam elinde tüfekle onu kovalarmış, gerideki güreşçiler de kahkahalar içinde bu kovalamacayı izlerlermiş. Bu şakaya birçok güreşçi maruz kalmış, ama kurban özellikle de şişko bir güreşçi olduğunda onun kaçışını izlemek onlara daha da bir zevk verirmiş. Orijinal makaleler için Güreşmania'yı takip etmeye devam edin. |

Biliyorum, sitede profili yok. Elbette olması gerek, ama olması gereken çok kişi var. Kendisini duymadıysanız, ilk olarak onun WWE Hall of Fame'de olduğunu belirteyim. Kendisi 45 senelik güreş kariyerine sahip bir isim. Kendisi aslında atletik bir güreşçiden çok bir şovmen olarak görülmeli. Maçları teknik güreşten çok, kanlı olmasıyla bilinir. Aslında bu hem kendisini başarıyı getiren, hem de düşüşünü getiren bir olay. The Sheik, uzun seneler boyunca hep aynı tür maçları sunmaya çalıştı ve zamanla da insanlar aynı şeyi görmekten sıkıldılar.
Yine güreş dünyası için oldukça önemi bir isimdir Stu Hart. Başta eğittiği oğullar Bret ve Owen sayesinde de bir efsanedir. Kendisi normalde çok iyi kalpli bir insan ve baba olmasına rağmen, eğitim mekanına girdiğinde insanlara acı tattırarak öğretmeyi alışkanlık edinen biriydi. Ona göre güreşi öğrenmenin acısız bir yolu yoktu. Kendisi, adeta vücut üzerine bir uzmandı. Hangi bölgeye ne yaptığında, birisine ne olduğunu avucunun için gibi öğrenmiş biriydi. Çoğu zaman güreşe laf atan insanlar onun eğitim alanına girdiklerinde rezil olup, neredeyse ağlayarak eve kaçarlarmış.