| Welcome to Turkey |
Welcome to TurkeyHazırlayan: Hakan Haktanır Türkiye'ye hoş geldiniz! Beş buçuk senedir Güreşmania gibi bir sitenin olduğu, ancak insanların okumama alışkanlığından dolayı halen güreşi anlamadıkları ülke! Aslında insan birkaç makale falan okuyunca profesyonel güreşin ne olduğunu anlayabilmesi gerek, ama halen anlaşılmayan çok bariz şeylerin olduğunu görüyorum. Bu nedenle de oldukça basit ve anlaşılır bir makale hazırlamaya karar verdim. İlk olarak... profesyonel güreş bir şovdur. Bu cümleyi lütfen aklımıza kazıyalım. Başta sportif yetenek gerektiren, ama bunun yanında da karizma ve konuşma yeteneği olduğu zaman insanın başarı oranının arttığı bir eğlence türüdür. Yani, güreşçileri birer aktör olarak düşününüz. Undertaker aslında ölü bir adam değildir. İnanması ne kadar zor olsa da (!) kendisi canlı bir insandır. Bir güreşçi ister iyi adam olsun (face), isterse kötü adam olsun (heel), o da bizler gibi bir insandır. Nasıl Matrix filminde bir kötü ajan adam rolü varsa, güreşte de kötü adam rolü vardır. Nasıl bir filmde kötü adamı oynayan adam gerçek hayatta belki de evli, barklı, çocuk sahibi, hafta sonu piknik yapan bir adamsa, "kötü adam" güreşçiler de gerçek hayatta gayet iyi kalpli insanlar olabilirler. Nasıl bir filmin senaryosu varsa, güreşte de senaryo vardır. Senaristler bir güreşçiden bir şey yapmasını isterler, o da yapar. Bunu kötü adam veya iyi adam olduğu için yapmaz. Bunu, işi bu olduğu için yapar.
Üçüncü can sıkıcı konu da yine sıkça görülen forum konularıyla alakalı. Bunlardan ilki "WWE nereye gidiyor?" Ülkemizde eleştiri yapmaya bayılıyoruz ve fırsat buldukça da olaya negatif bir şekilde bakarak kıyametin gelişini haberdar edercesine diyaloglara giriyoruz. Her sene WWE'nin ne kadar kötü gittiğine dair konular açılır, ama bu konuları açanlar yine de WWE'yi izlerler. Güreş bir zamanlardaki popülerliğine sahip olmayabilir, ama WWE bu alanda bir numara. Adamlar artık her şeyi raya oturtmuşlar ve dünyasının parasını kazanmaktalar. Ama WWE'nin izlenmeye değer olmadığını düşünüyorsanız, tek yapmanız gereken izlemeyi kesmek. Kimse birine zorla WWE izletmiyor. Forumlarda açtığınız bu gibi konuları WWE yetkilileri okumuyor. Başka üyelerin "Evet katılıyorum" diye cevap yazması için her hafta bu gibi konular açılmamalı. WWE'nin kararlarını reytingler ve PPV satış rakamları belirler. WWE'yi protesto etmek istiyorsanız, tek yapabileceğiniz Türkiye'de gösterilen şovları takip etmemek. Onun dışında ne kadar yırtınırsanız yırtının, bunu kimse umursamayacak. Son olarak, lütfen biraz yazı okuyun. Güreşi anlamak istiyorsanız, başta Güreşmania gibi Türkçe bir site var. İngilizceniz varsa bolca kaynak var. Lütfen FaceBook'taki uyduruk Türkçe sayfalara veya bolca yanlış bilgi edinebileceğiniz Türkçe Vikipedya'ya bakmayın. Bu gibi sitelerde bolca yanlış ve bariz sallama yazılar dolaşmakta. Her gün de yeni biri bunları okuyup yazılanların gerçek olduğunu sanmakta. Bu gibi uyduruk Türkçe yazıların yabancı kaynağını bulamadığınız zaman zaten bunların yalan olduğunu kendiniz de anlarsınız. Güreşmania size güreşçiler ve geçmiş şovlar hakkında bolca yazı sunmakta. Bunları okuyarak kendinizi eğitebilirsiniz. Yani en azından profesyonel güreş, WWE ve Smackdown'un farklı anlamlardaki üç kelime olduğunu anlayabilmeniz gerek. Güreş tarihinin 2008'de başlamadığını çözebilmeniz gerek. Ekranlarda gördüğünüz isimlerin birer karakter, aktör olduğunu anlamanız gerek. Eğer zaten güreş tarihini iyice anlamak istiyorsanız, Kurgu ve Ötesi adlı kitabı sipariş eder ve güreş tarihinin CM Punk, Jeff Hardy ve Rey Mysterio'dan ibaret olmadığını anlarsınız. Lütfen bir şeyler okuyun, dünyada güreşi anlayamayan tek ülke Türkiye olmasın. |

İkinci konu, senelerdir güreş forumlarında gördüğüm birkaç konuyla alakalı. Öncelikle herkesin bayıldığı "Kim kimi yener?" ve "Güreşin en güçlüsü kimdir?" gibi abes sorular. Güreş bir şov olduğuna göre, olanların da senaryo dahilinde gerçekleştiğine göre, güreşte kimin kazanması ayarlanmışsa, maçı o alır. Eğer gelişmeleri iyi takip ediyorsanız ve senaryoların nasıl gelişeceğine dair iyi bir tahmininiz varsa, o zaman kimin kazanabileceğine dair bir fikir sahibi olabilirsiniz. Ama bu kimin daha güçlü oluşuyla alakalı bir şey değildir. Senaryo ne gerektiriyorsa, maçı o isim kazanır. Zaten profesyonel güreşi de amatör güreşten ayıran en önemli özellik de kazananın maçtan önce belli olması. Siz ve ben bilmiyor olabiliriz, ama şirketin kendisi bilir. Bu nedenle, güreşin en güçlüsü kim diye bir muhabbet de gereksizdir. Güreş bir halter yarışması veya bilek güreşi maçı olmadığına göre, maçların sonucu birisinin ne kadar güçlü olduğuna göre belirlenmez.