| WrestlingTurkey: Profesyonel Güreşin Farkı |
| Özgün Kaplama tarafından yazıldı. | |||
| Pazar, 12 Nisan 2009 04:44 | |||
Special
Wrestling Turkey: Profesyonel Güreşin FarkıHazırlayan: Özgün Kaplama Şurası artık kesin ki profesyonel güreş, kick-box, UFC, boks, dövüş sporları gibi alternatiflerindan çok daha farklı bir kulvardadır. Bu anlamda bir boks ya da UFC izleyicisinin alabileceği maksimum keyif, profesyonel güreş aynı oranda azalmaktadır çünkü bu kişiler daha sert, daha aktif bir maç keyfi istemektedir.
Kan, sertlik, mücadele, atraksiyon... yani bir dövüş sporunda arayabileceğiniz herşey var fakat yine de güreşin kendine has bir yanı vardır. Bu sebeple de kendi seyirci kitlesini ve pazarlama açısından kendi pazarını yaratarak alternatifsiz olmanın keyfini sürmektedir. Bu alanın birincisi WWE şu anda en güçlü rakibi TNA'i gerilerde bırakarak kendi kendisiyle yarışmakta. *** Peki güreşte farklı olan nedir? En temel sebep bilhassa, Eric Bishoff gibi yönetim dehalarının elleriyle şekillenmiş ''Spor Eğlencesi'' faktörü. Ta, Roma zamanından başlayan eski pankreas dövüşleriyle günümüz eğlence trendlerini birleştirerek ortaya yeni ve ilginç bir sektör çıkmıştır. Bunun yanında güreş hayranlarını bu spora bağlanan ve diğer dövüş sporlarında olmayan noktaysa hikayeler. Profesyonel güreşte birçok maçın mutlaka bir ''Background''u yani arka planı olur. Yaşanan bir takım olaylar maçın temel nedenidir. Bu nedenler, seyircilerinde maça olan ilgilerini doğrudan etkiler. Hikayeler, güreşin temel unsudur. Kız kavgası, arkadaş kazığı, hırs mücadeleleri, ego patlamaları, aile içi tartışmalar vs.. Bir düşünün, bunlar hepimizin hayatında yaşadığı, gayet aşina olduğumuz olaylar değil mi? Dolayısıyla sunulan her hikayede aslında seyirciler kendi hayatlarından da bir kesit bulabiliyor. Bu bağlamda maçta da kendilerine bir taraf tutma ihtiyacı hissediyorlar. Güreş şirketlerinin temel amacı da bu zaten. Seyircinin kendisinden bir şey bulduğu hikayelerin reaksiyonu her zaman daha fazla oluyor. Bu ihtiyacı yaratan güreş federasyonunun beklentisi seyircilerin önce bilet ya da program satın almaları. Ardından da tarafını tuttuğu güreşçinin materyallerini satmak oluyor. *** Seyircilerin kendilerinden bir şey bulması sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Ciddi bir alan araştırması gerekiyor. Tüm detayların iyi hazırlanması ve bir falso verilmemesi gerekiyor. Ekran önünde birbiriyle çok ciddi kavgaya girişmiş 2 güreşçiyi bir akşam bir barda eğlenirken gördüğünüzde, şirketin tüm emeği bir anda çöpe gidecek demektir. Evet, bu show dünyası ama bunun önce hikayenin sona ermesini beklemeniz gerekiyor. Gerçekçilik algısını yaratmak için zaman zaman güncel olaylara başvurulduğu da oldu ancak nedense bu taktik geri tepti. 90'lı yıllarda Amerika-Irak savaşını konu alan WWF'in planı tutmadı ve seyirci bazında beklenen seviyeye ulaşılamadı. 2005'de yine bir Arap karakter denemesiyse seyirciden gerekli reaksiyonu alırken, yayıncı kuruluşlarla ciddi tartışmaları tetiklemesi nedeniyle gerektiği gibi yürütülemedi. Amerikan eğlence trendlerinden olan ''Love-to-hate'' yani nefretten sevgi yaratma da sık kullanılan bir yöntem. Bu yöntemin temeli seyircilerin önüne nefret edilesi, gıcık, gördüğünde sinirleneceğiniz bir karakter çıkartmak ve onu konuşturarak, şarkı söylettirerek, heel işler yaptırarak taraftarların tepkisini çekmektir. Karakter tepki çektikçe şirkete ve hikayeye olan ilgi de aynı oranda artıyor. John Cena'nın bu kadar sevmeyeni varken WWE'de geldiği nokta başka neyle açıklanabilir? *** Güreşi alternatif dövüş sporlarından ayıran bir diğer faktörse kadınlar. WWE'nin ''The Sexiest Women On Television'' sloganının hakkını vererek, güreş federasyonları en iyi ve en güzel kadınları seçerek seyircilere sunar. Bir mankenlik ajansı gibi ciddi bir çalışmadan geçen bayanlardan sadece çok azı gerçek bir ''Güreş kraliçesi'' olmaya hak kazanırlar. WWE'nin kullandığı ''Diva'' ve TNA'in kullandığı ''Knock-Out'' kavramı eğlence senkronunun bir parçasıdır. Burada bayan güreşçiyle Diva ve Knock-Out kavramlarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Diva ya da Knock-Out'ların temel görevi güreşten çok, seyircilere güzel görüntüler sunmaktır. Sanılanın aksine sadece erkekler değil kadınlar da sunulan bu görüntülerden hoşlanmaktadır çünkü baz alınan temel işlev, ''Bir şey güzelse herkese güzeldir'' işlevidir. Tabii, 25 kadının bir ringde birbirine girmesinin daha çok erkek izleyecileri etkileyeceği kesindir. Bunu bilen şirketler de belli zamanlarda ''Bikini Contest'' gibi organizasyonları düzenler. Kadın faktörünün amacı cinsellikten çok, satışların yükseltilmesidir. Nasıl ki erkeklerden vücudu iyi olanlar ön plandadır, kadınlarda da bu durumun tersinin olması mümkün müdür? *** Profesyonel güreşn farkını kendi için anlatmaya çalıştık, elbette bunlardan başka farkları da var çünkü bu iş bir spordan çok eğlence sektörüne hitap eder. Temel amaç insanları eğlendirmek ve bunu finansal kazanca dönüştürmektir. Kazan-Kazan faktörü daima ön plandadır. Şirkete fazla kazandıran güreşçinin kendisi de çok kazanır. Güreşçiler bunun için aileleriyle yeterince ilgilenemeden, tüm eforlarını harcalarlar. Her ne kadar koltuklarında yayılan binlerce kişi ''Aaa numara bu ya'' deyip geçse de işin arkası pek de öyle değil. Show da olsa her zaman tehlikesi vardır. Sportif başarı gerektirir, kaslarınızın sert ve dayanıklılığınızın yüksek olması gerekir. Biraz da şansınızın olması gerekir. 99'da ringe çakılıp ölen Owen Hart'ta olmayan şanstan...
|
|||
| Son Güncelleme: Salı, 12 Mayıs 2009 16:28 |




