Hak Bakışı 2008 Özel - Akılda Kalanlar
Bir seneyi daha geride bırakmak üzereyiz. Geçen sene sakatlıklar ve ölümlerle ön plana çıkan bir 2007'ye tanık olmuştuk. 2008 senesiyse daha çok gördüğümüz yeniliklerle ve sürprizlerle anılacak bir sene gibi gözüküyor. İşte sizlere, benim yorumuma göre bu senenin en önemli beş olayı. 2009 senesinin sizler ve güreş dünyası için güzel geçmesini diliyorum.

Hak Bakışı 2008 Özel - Akılda Kalanlar

Bir seneyi daha geride bırakmak üzereyiz. Geçen sene sakatlıklar ve ölümlerle ön plana çıkan bir 2007'ye tanık olmuştuk. 2008 senesiyse daha çok gördüğümüz yeniliklerle ve sürprizlerle anılacak bir sene gibi gözüküyor. İşte sizlere, benim yorumuma göre bu senenin en önemli beş olayı. 2009 senesinin sizler ve güreş dünyası için güzel geçmesini diliyorum.

Ric Flair'ın Emekli Oluşu

Bu olay, tartışmasız 2008'de güreş dünyası için en önemli gelişmeydi. 16 kez dünya ağırsıklet şampiyonu olan Ric Flair (bu hesap kaynağına göre değişir, ama Flair bir çok kez kendisi 16 demiştir), çoktan ana kemerin peşinde koşmamaktaydı. Fazla önemli bir hikayede de yer almamaktaydı. Ancak 59 yaşındaki bu efsane güreş dünyası için o kadar önemli bir yer kaplamakta ki, onun sırf veda edişi bu senenin en önemli olayı olmasına yeter. Vedasının ilk basamağı olarak kendisi 29 Mart 2008'de WWE Hall of Fame'e alındı. Daha öncesinde geliştirilen hikaye sonucu da ertesi geceki Wrestlemania 24'te Shawn Michaels ile kariyerinin ortada olduğu bir maçta karşılaştı. Bu maça oldukça duygusal bir son ayarlanmıştı. Michaels, adeta taptığı Flair'e bakıp "Seni seviyorum, üzgünüm" dedikten sonra ona superkick'i geçirdi ve tuşu buldu. Ancak asıl duygulu anlar ertesi geceki RAW programında gerçekleşti. Kendisinin Hall of Fame'e alınış seremonisi bana biraz sönük gelmişti. Ancak RAW'u izleyince anladım ki WWE asıl görkemi bu şova saklamıştı. Flair veda konuşmasını yaptıktan sonra sırayla onun kariyerinde yollarının kesiştiği isimler ringe gelip ona veda ettiler. En son olarak da üç brandin de yıldızları soyunma odasından gelip ring dışında toplandılar ve "Teşekkürler Flair" diye tempo tuttular. Böyle bir veda her güreşçiye nasip olmaz, ama zaten Flair da sıradan bir isim değil. RAW'daki bu vedada göze çarpan önemli bir şey de iyi veya kötü karakter ayrımı yapılmadan herkesin Flair'e veda etmek için orada bulunmasıydı. Flair, Ağustos 2008'de de WWE ile yollarını ayırdı.

Cena'nın Rumble Sürprizi

Bu devirde güreş dünyasında planlanan bir sürprizin bir şekilde medyaya taşmaması imkansız gibidir. Genelde güreş endüstrisinden bazı isimler olayları dışarı aktararak sürprizleri bozarlar, ardından yüz tane güreş sitesi de sürpriz olması gereken olayı yayınlarlar. Ancak 2008 senesine öyle bir sürprizle girdik ki, hiç birimiz buna inanamadık. 2007'yi sakatlıkla bitiren ve güreş dünyasından en az 4-5 ay daha uzak kalmasını beklediğimiz John Cena, Royal Rumble müsabakasının 30. ismi olarak ringe geldiğinde tek şaşıran ringdeki Triple H değildi. Onun şaşırışı hikayenin parçasıydı, ama gerek arenadaki seyirciler, gerekse ekran başındaki seyirciler gördüklerine inanamadılar. Arenadaki yaklaşık 21 bin taraftar, ringde son olarak Cena ve Triple H kaldığında yine kime tezahürat yapacaklarını bilemediler. Daha doğrusu arena, Cena'nın çoğu çekişmesinde olduğu gibi ikiye bölünmüştü diyebiliriz. Neyse, Cena Rumble müsabakasının parçası olmakla da yetinmedi ve Rumble'ı kazanarak herkesi faka bastırdı. Senelerdir bu kadar iyi saklanan bir sürpriz görmemiştim. Bunu planlayanlara ve sır olarak saklamayı başaranlara şapkamı çıkarıyorum.

Vickie Guerrero - Edge Aşkı

Biliyorum, biliyorum... Neredeyse herkese bu sene Vickie'yi görmekten gına geldi. Kendisinin Edge ile de bir aşk hikayesinde yer alması bir çok insanı da tiksindirdi. Ama inkar edemeyiz ki bu olay 2008'in en cesurca gerçekleştirilen ve bolca ekranda vakit bulan hikayelerinden biriydi. Vickie Guerrero, 2007 sonunda Smackdown'un patronu olarak karşımıza çıktı. Edge'in Survivor Series'deki ana kemer maçına karışması sonucu onu cezalandırdığını açıklayan Vickie, aslında Edge'i number one contender ilan ederek "ceza" kelimesine yeni bir anlam kattı. Bundan kısa süre sonra da Vickie'nin hikayede Edge ile bir aşk yaşadığı ortaya çıktı. Vickie aynı gece Undertaker'dan bir Tombstone yiyerek bir süre ortadan kayboldu, ama Aralık ayında tekerlekli sandalyeyle tekrar karşımızdaydı. Vickie, Royal Rumble'daki maça karışarak Edge'in Rey Mysterio'ya karşı kemeri korumasını sağladı. Bundan sonraki Smackdown programında da Edge, Vickie'ye evlilik teklifinde bulundu ve Vickie de kabul etti. Ufak tefek anlaşmazlıklar olmadı değil. Edge kemerini kaybettikten sonra düğünü iptal etmeye karar verdi, ama daha sonra bu kararından vazgeçip Vickie'yle tekrar evlenmek istediğini belirtti. İki isim 18 Temmuz'da evlendiler! Ancak o geceki kabul töreninde Triple H, Edge'in başka bir bayanla ilişkiye girdiğini gösteren bir video gösterdi. Edge ilerleyen günlerde Vickie'den özür dileyip kendisini affetmesini istedi. Vickie, bir bayanın kalbiyle oynamanın tehlikeli bir şey olduğunu göstermek için daha önce cezalandırıp WWE'den kovduğu The Undertaker'ı geri getirdi ve Edge'i onunla SummerSlam'de bir Hell in a Cell maçında karşılaşmaya zorladı.

Daha sonra, Edge sakatlandığı için bir süre ekranlardan uzak kaldı ve bu hikaye de başka yöne kaydı. Ancak Edge ve Vickie'nin 2008 senesindeki son marifetlerine henüz tanık olmamıştık. Edge iyileşince 23 Kasım'daki Survivor Series'de Triple H ve Kozlov arasında ana kemer maçı devam ederken ortaya çıktı ve Vickie'nin de tanıtımıyla maça dahil olarak sakat Jeff Hardy'nin yerini aldı. Edge, o gece bir kez daha Vickie'nin yardımıyla ana kemerin sahibi olmuştu. Neyse, bütün bu hikayeyi ortaya koyduktan sonra sanırım görmüşsünüzdür ki, Edge ve Vicki eaşkı 2008 için oldukça önemli bir olaydı ve kemer mücadeleleri de dahil bir çok hikayeye etkisi oldu. Vickie'nin biraz yardım isteyen rol yeteneğini bir yana bırakırsak, kendisinin başarısını es geçmemek lazım. Kadıncağız bir kaç defa kendi vücudunu feda etti hikayenin yürümesi için. Ayrıca gerçek yaşamda kocasını kaybetmiş bir insanın halen bu endüstrinin içinde yer alması ve kendisine deli gibi eleştiri yağmasına neden olacak bir hikayede yer alması da cesurca bir hareket. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama her kadın bunu beceremezdi. Aşk, güç, hile, aldatma... Bu hikayede hepsi vardı ve bu senenin bir önemli aşk hikayesi olduysa bu da Vickie ve Edge aşkıdır.

Celebrity Championship Wrestling

Realite programında yapılmadık, denenmedik az şey kalmıştı. Ama CCW ile bir boşluk daha dolduruldu. CCW, güreş dünyası dışında ünlü olan isimlerin bir realite programı içinde güreşçi olmayı öğrendikleri ve CCW şampiyonu olmaya çalıştıkları bir şov. Her hafta başarısız olarak kabul edilen bir isim eleniyor, ta ki en iyi performans sergileyen isim CCW kemerini kazanana kadar. Haklısınız, böyle bir konsepti uygulayabilmek için biraz inandırıcı, tanınan bir ismin bu işe el atması lazım. Ama zaten da öyle oldu. Programın baş adamı belki de güreş dünyasının en ünlü ismi Hulk Hogan. Programı kendisiyle birlikte hazırlayan bir diğer isim de WCW'nun eski başlarından ve bu firmayı WWF'e rakip yapabilen Eric Bischoff. Ayrıca ünlü menajer Jimmy Hart programda jüri üyesi olarak yer alırken, eski güreşçiler Brutus "The Barber" Beefcake ve Brian Knobbs da eğitmen olarak yer almaktalar. Bu da yetmezmiş gibi Rob Van Dam ve Bill Goldberg gibi diğer yıldızlar da programa özel misafir olarak katılan isimler arasında yer alıyorlar. Böyle bir programın ilk defa denenmiş olmasının yanı sıra bu olayı önemli kılan bir yönü, basbayağı güreş dünyasının sırlarını gözler önüne sermesi. Anlaşılan bu durum WWE'yi de oldukça kızdırmış olsa gerek ki Vince McMahon, bu programda yer alan isimlerin bir daha WWE altında hiç bir şekilde çalışamayacağını söylemiş. Bununla da yetinmemişler ve Ed Leslie'ye Brutus "The Barber" Beefcake ismini kullandığı için dava açmışlar. Program uzun vadede tutar veya tutmaz, bu başka bir olay. Ama Hulk Hogan ve Eric Bischoff gibi iki adamı ortak bir projede bir araya getiriyorsanız ve WWE gibi dev bir firmayı sinirden köpürtebiliyorsanız, ortada önemli bir olay var demektir.

High Definition Television

HD'nin teknik özelliklerine fazla girmek istemiyorum, çünkü bunu netçe anlatacak kadar bilgili değilim bu konuda. Ancak uzun lafı kısa kesmek gerekirse, HD sayesinde ekranda daha önce göremediğiniz bir ayrıntının ve netliğin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. 2008 senesinde RAW, Smackdown, ECW ve daha sonra da TNA Impact HD yayına geçtiler. Belki içinizden diyeceksiniz ki bu o kadar önemli bir olay değil. Ancak bu, demesi yapmasında kolay olan olaylardan biri. İlk olarak, bunu yapabilmek için milyonlarca dolar yatırım yapmak gerekiyor. Okuduğum kadarıyla WWE, HD yayına başarılı bir şekilde geçebilmek için beş senelik bir planlama yapmış ve yaklaşık 20 milyon dolar harcamış. Çünkü, tek değişen şey sizin ekranda gördüğünüz görüntü değil. Kameralar değişiyor, kameramanların çekiş stilleri değişmek zorunda kalıyor (çünkü fazla ayrıntısı gözükmemesi gereken şeye karşı duyarlı olmanız gerek), tüm arena seti değişiyor, vs. Sonunda HD televizyonların popülerleşmesi (ABD'deki evlerde bu senenin başında 50 milyon HD TV olduğu biliniyor) de firmaları HD yayın yapmaya zorladı diyebiliriz. Eminim ki nasıl siyah beyaz televizyonlar kaybolduysa, zamanla bildiğimiz normal televizyon setlerinin hepsi de HD TV olacak, başlıca kanalların hepsi de HD yayın yapacaklar. Sizler de bir gün çocuklarınıza diyebilirsiniz ki, "Benim izlediğim Amerikan güreşleri 2008 senesinde HD yayına geçmişti." İşte bence bu nedenle HD yayına geçiş, şu an fazla kafaya takmasak da bu senenin en önemli olaylarından biri.

© 2008 Hakan Haktanır

 
Joomla Templates by Joomlashack